14 Aralık 2012

Kendine Gaddar

öfkeye, kine düşmeden
vuracağım kasap gibi,
musa ve kaya misali
fışkıracağım gözünden,

su versin diye sahra'ma,
acıların özsuyunu.
benim arzum umut oldu
senin tuzlu gözyaşında

yelken açacak bir gemi,
ve tatlı hıçkırman bir de
sarhoş edecek kalbimde
gümleyerek davul gibi!

çatlak ses değil miyim ben
o tanrısal senfonide,
doymak bilmez ironi'yle
beni saran ve kemiren?

odur sesimde yaygara!
odur kanım, kara zehir!
tekinsiz aynayım, görür
cadoloz kendini orda!

hem bıçağım hem de yara!
hem yanağım hem de tokat!
hem kurbanım hem de cellat!
ezen ve ezilen çarkta!

kalbimin vampiriyim ben,
-büyük yalnızlardan biri,
sonsuz gülmeye hükümlü
artık gülümseyemeyen!

Charles Baudelaire
Çeviren Ahmet Necdet

İçli Görüşme

ıssız ve buz tutmuş eski alanda
iki gölge geçiverdi bir anda.

dudakları sarkık, ölgün gözleri
ve güçlükle duyuluyor sözleri.

ıssız alanda düşsel iki kişi
iki gölge anımsadı geçmişi.

hatırında mı o büyülü anlar? 
artık hatırlasam da neye yarar?

ah! o mutlu, o güzel günler gelir
gözlerimin önüne! - olabilir.

umut büyük ve maviydi gökyüzü! 
umutlar yenildi, bıraktı bizi.

yürüyorlardı alanda böylece,
dinliyordu onları ıssız gece.

Paul Verlaine

Bir Çocuğun Ölümü Üzerine

Masum kurban, yeryüzü yolculuğunda
Hiçbir şey görmedi ilkbahardan başka
Geriye boş bir bulut kaldı ve adı,
Görünmez bir resim, bir hayal, bir anı,
Hoşçakal çocuk, ellerimizden kaydın,
Şimdi dönüşü olmayan bir yoldasın.
Göremeyeceğiz seni yazın artık,
Bayrama döndüğünde hasatta ortalık.
Göremeyeceğiz seni çit önünde,
Çıplak ayaklarınla, çıplak gövdenle.
Seine perileri her yıl taçlandırırken,
Yeşil Lucienne kırlarında gezerken.
Sadık ellerle gözlerinde yol alan
Bu araba, seninle artık kırlardan
Kumsallardan geçemeyecek ne yazık!
Kaygı uyandırmayacak bizde artık,
Bakışın, tatlı dilin, iç çekişlerin.
Kiraz dudaklarınla kekeleyişin
Kulağına fısıldanan sözcükleri,
Sevindiremeyecek artık bizleri.
Annenin şimdiden göz koyduğu o yer
Hepimizin sonu olacak, hoşça kal!


André Chénier(1762-1794)
(Çev:Tozan Alkan)

Deniz Feneri

deniz feneri olsaydım
gecede, fırtınada
ışıktım balıklara,
vapurlara, kayıklara..
ne yazık ki ben kendim
batmak üzere olan bir gemiyim!..

Wolfgang Borchert
Çeviri: B. Necatigil

Teldeki Kuş

Teldeki bir kuş gibi
eski bir gece yarısı korosundaki sarhoş gibi
kendimce denedim özgür olmayı kancadaki bir kurt gibi
eski moda bir kitaba eğilmiş bir şövalye gibi
beni iki büklüm eden aşkımızın aldığı biçimdi.

sana karşı nazik olmadıysam umarım bir yolunu
bulursun tüm bunları geçiştirmenin sana karşı sadık
olmadıysam bunun nedeni bir aşığın bir çeşit yalancı
olması gerektiğine inanmamdı.

ölü doğmuş bir bebek gibi, boynuzlu bir yaratık gibi,
bana ulaşmaya çalışan herkesi paramparça ettim ama bu
şarkıyla ve tüm hata yaptıklarım adına yemin ediyorum ki
tümünü telafi edeceğim seninle.

Ağlama, ağlama, ağlama artık hepsi bitti, bedeli ödendi.
Teldeki bir kuş gibi
eski bir gece yarısı korosundaki sarhoş gibi
kendimce denedim özgür olmayı.

Leonard Cohen

Çeviren: Mustafa Yılmazer

Düşünce

Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı,
Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?

İnsanlar anlaşıldı. Cihânın da sırrı yok,
Kalsaydı terkeşimde bugün tek bir altın ok

En tatlı bir hayâl için atmazdım ufkuma.
Dalsın yakında gözlerim artık son uykuma!

“Yalnız duyan yaşar” sözü, derler ki, doğrudur
“Yalnız duyan çeker” derim, en doğru söz budur.

Gördüm ve anladım yaşamak mâcerâsını,
Bâkiyse rûh eğer dilemezdim bekasını.

Hülyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?
Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!

Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

Yahya Kemal BEYATLI