09 Nisan 2013

Merdivenlerde

Ben o onursuz basamakları inerken
sen kapıdan giriyordun; ilk kez
yüzünü gördüm bir an, sen de beni.
Saklandım hemen görmeyesin diye,
aceleyle geçtin yüzünü gizleyerek
O bayağı eve girdin süzülürcesine
ama bulmamış olmalısın hedonizmi sen de benim gibi.

Sana verebilirdim oysa aradığın aşkı;
bunu yorgun ve kuşkulu gözlerin söylüyordu,
aradığım aşkı verebilirdin bana.
Hissetti ve aradı birbirini bedenlerimiz
anladı bunu kanımız ve tenimiz
Ama ikimiz de saklandık, tedirgin.

Konstantinos Kavafis



Özdemir Asaf Sözleri

Ne derseniz deyin, Heykellerin saçı yoktur.

Dünüyle ünlü insanlar bugün gün yüzü görmezler.

Her seven sevilenin boy aynasıdır. Sevmek sevilenin o aynaya bakmasıdır.

Sevilenin yanlışı görünmez, sevilmeyenin görüntüsü yanlıştır.

Damla biraz daha küçük veya büyük olamayacağı gibi ben de biraz daha şöyle biraz daha böyle olamam.

Evlilik, iki kişilik yalnızlıktır.

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler .

Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır… Harcayacaksın!

Bugüne en uzak gün, dün.

Dün sabaha karşı kendimle konuştum.

Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.

Yokuşun başında bir düşman vardı.

Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.

Sustuğunu bilen olgundur, bildiğini susan değil.

Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı, ben ölürdüm.

Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.

Gerçek değer; gelmesi boşluk dolduran değil gitmesi boşluk yaratan.

Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.

Seni bir yaşam bitirmek değil de, Sana hep hep yeniden başlamak isterim.

Yolun geleceğini çizdim, geçmiş gibi.

Solan renkleri boyamakta o boyasız boyacı.

Anı bahçelerinde üşümek sıcaktı.

Bir kez geçer, bir insan bir karşı’ya, Ondan sonra artık her-şey karşı’dır.

Ölüm; ben seni utanç ile titrerken gördüm.

Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş,
Sersem. Beni seni beklerken ölmem ki… Beklersem.

Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu!..

Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu…

Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.

Keşke sen ben olsan; seni sevmenin ne kadar zor olduğunu anlasan, Keşke ben sen olsam; bu kadar sevilmenin tadını çıkarsam..
Benim söylemek için çırpındığım gecelerde SİZ YOKTUNUZ…

Geleceğim, bekle dedi, gitti..Ben beklemedim, o da gelmedi.Ölüm gibi bir şey oldu..Ama kimse ölmedi.

Yaşamak için bırakılmış bir yön baktım, yoktu:
Ben direnmek için elimden gelin yaptım.

Kendi bahçesinde dal olamayanın biri,
Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.

Yanına kadar koştuktan sonra, bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur.

Ben birini sevmiyordum. O da beni sevmiyordu.Bir gün bir yerde randevulaştık.Ben gitmedim.O da gelmedi.

Sana gitme demeyeceğim; ama gitme Lavinia…

Biraz sonra, sonra olacaktır.

Bilmiyorum ne vardı saçlarında…
Rüzgar mı delice eserdi,
Gözlerim mi öyle görürdü yoksa…
Saçlarının her hali hoşuma giderdi!

Özdemir Asaf

08 Nisan 2013

Şimdi Sevişme Vakti

Çıplak heykeller yapmalıyım
Çırılçıplak heykeller
Nefis rüyalarınız için.
Ey önünden geçen ak sakallı kasketli
Yırtık mintanından adaleleri gözüken
Dilenci.
Sana önce
Şiirlerin tadını
Aşkların tadını
Kitaplardan tattırmalıyım
Resimlerden duyurmalıyım. Resimlerden.

Şu oğlan çocuğuna bak.
Fırça sallıyor
Kokmuş manifaturacının ayağına
Dörtyüzbin tekliğinden
On kuruş verecek.

Seni satmam çocuğum
Dörtyüzbin tekliğe.
Ne güzel kaşların var
Ne güzel bileklerin
Hele ne ellerin var, ne ellerin.

Söylemeliyim.
Yok
Yok... meydanlarda bağırmalıyım
Bu küçük
Güllerin buram buram tüttüğü
Anadolu şehri kahvesinde
Kiraz mevsiminin
Sevişme vakti olduğunu.

Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım.
Baygınlık getiren şiirler.
Kiraz mevsimi, kiraz
Küfelerle dolu pazar.
Zambaklar geçiriyor bir kadın
Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor.
Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını.
Belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancı
O biçimsiz Bizans şarkısı.


Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam?
Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu.

Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını
Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam
Boş geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere.
Mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacı çocuğun
Oğlu bir şiir okusa
Karacaoğlan'dan
Orhan Veli'den
Yunus'tan, Yunus'tan...

Sait Faik Abasıyanık

Mektup


I

Vapurun dümen yerinde çaldığım ıslık

Yağmurlu güvertedeki türküm
Sana yaklaşmaya vesiledir
Yoksa canım, seni unutmak için değil.
Senden sonra ancak anlaşılır
İnsanoğluna öğretilen yalanlar.
Senden sonra anlaşılır ancak
Boşluğu herşeyin.
Seninle beraberdir dolu kadehler
Şaraplar seninle aziz
Cigaralar seninle tüter
Ocaklar seninle yanar
Yemekler seninle yenir.

II

Senden bahis açılmadıkça susmak isterim
Senden bahis açılmaya vesiledir.
Kınalıada, vapur, deniz, yunus
Şimdiye kadar neden gökyüzü değildi
Niye böyle oldu
Neden kitapları severdim?
Bu şehirde ikimiz birden nefes alıyoruz
Yoksa neye yarardı bu garip şehir?
Burada senin doğduğun bana malumdur
Yoksa sever miydim minareleri
Süleymaniye'yi?
Sen gavur olduğun halde.

Sait Faik Abasıyanık

07 Nisan 2013

Sarah Blasko - All I Want

Tüm İstediğim

Başka bir aşık istemiyorum
Bu yüzden direnmeyi bırak
Yanımda hiç bir oda yok
Aşk aramıyorum
Burada olacağım de, burada olacağım
Ama anlamanın hiç bir yolu yok

İstediğim tüm şey
İstediğim tüm şey
İstediğim tüm şey
Kendimi bile bilmediğimde

Başka bir partner istemiyorum
Bu yüzden uğraşma ve tılsımı bozma
Ben kendimi bile anlayamıyorum
Bu yüzden yardım edebileceğini düşünme
Olayları söylediğimde ve gördüğümde
Bunu söylemenin hiç bir yolu yok

Kimse yalnız olmak istemez
Ama ne yapmam gerek?
Sadece dürüst olmaya çalışıyorum
Seni incitmek de istemiyorum
Orada olacağım zaman, orada olacağım
Kulağa karışık geldiğini biliyorum

Ama tüm istediğim
Tüm istediğim
Tüm istediğim
Tüm istediğim
Tüm istediğim
Bak, tüm istediğim
Tüm istediğim
Bir gün kendimi öğrenmek


All I Want

I don't want another lover
So don't keep holding out your hands
There's no room beside me
I'm not looking for romance
Say I'll be here, I'll be here
But there's no way you'd understand

All I want
All I want
All I want
When I don't even know myself

I don't want another partner
So don't try and break the spell
I can't even understand me
So don't think that you can help
When I say things and see things
That's no way on earth to tell

What I want
What I want
What I want
'Cos I don't even know myself

No-one wants to be lonely
But what am I to do?
I'm just trying to be honest
I don't want to hurt you too
When I'll be there, I'll be there
I know I sound confused

But all I want
All I want
All I want
All I want
All I want
See, all I want
All I want
Is to one day come to know myself

O, Gelsin Üstümü Örtsün

Eski bir magirus bulsam girip içine ağlarım
Ne yana dönsem karanlık
bu ne biçim cumartesi
İçimde bir gölge
Bilmiyorum neyin lekesi

Soğuk
Ve yorgunum
Gitmeliyim
Ama yorgunum
Susmalıyım artık
-ki dinleyen de kalmadı!-
Çok yorgunum

Boş bir vagon bulsam girip içine ağlarım
Tersiz ve telaşlıyım
Yolun sonuna doğru
Kopup dört yana dağılan
Tesbih parçaları gibiyim

Ama işte
Umut bu
Bitsin deyince
bitmiyor
Ömür gibi
Bitsin demek
Günah gibi

Kırık bir sandal bulsam girip içine ağlarım
Bütün unutulmuşluklarımı
Tek bir gecede unutup
Kabul eder mi beni
Tahta
Su
Ve karanlık

Uygunsuzum
Ve uykusuz
Kesilsin artık sesim
O, gelsin
Üstümü örtsün..

Ali Lidar


06 Nisan 2013

Kalk Gidelim

Kalk gidelim,
geçmiş bekliyor bizi
gidelim toz tutmuş hatıraların
koyu gölgeli mevsimine
nasılsa yerimiz kalmadı bu şehirde

Bakışlarımızı çalıyor katil şehrin
uğultusu
Gidelim,
kan bulaşmadan
Kelimelerimize
Vakit kalmadı aşka ve hayata

Gidelim kelimelerin anayurduna
Susmayı deneriz belki şiirlerin
koynunda
Yorgun adımlarla geçip gidelim
bizi içlerine almayan şehirlerden
Geçip gidelim sevdiklerimizin
Düşlerinden

Şehmus Ay