Ben, aniden çıkan
İstanbul rüzgarına
inanmıyorum…
Kim bilir nerelerde
kedilerle koşturup
oynamıştır,
süzülen martıları
Korkutup kovalamıştır
gün boyu…
Gecikince aklına esmiş,
Aniden uçup gelmiş
Köşenin başına…
Unuttu elbete
Randevumuz olduğunu
Nefes nefese…
Oktay Ercanlı
2005 sayısında yayınlanmıştır.
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
02 Temmuz 2013
Kabuktan
“İki ay oluyor buluşmayalı
Bir yüzyıl
Dokuz saniye”*
ve denizden de sonsuz
Küçük parmağının tırnağı
Nereye götürüyor böyle beni?
Kararıyor kıyıdaki taşlar
Gözlerinde saklı
Akrebi ayrılığın
Büyüyen bir ağrı
Giriyor aramıza.
Kadir Aydemir
* Ritsos
Bir yüzyıl
Dokuz saniye”*
ve denizden de sonsuz
Küçük parmağının tırnağı
Nereye götürüyor böyle beni?
Kararıyor kıyıdaki taşlar
Gözlerinde saklı
Akrebi ayrılığın
Büyüyen bir ağrı
Giriyor aramıza.
Kadir Aydemir
* Ritsos
İnsan Nasıl Değişiyor
Anlatsınlar bize o hikâyeyi
Onun başına geleni söylesinler
Ondan başka kimse konuşmasın artık
Gülüyor
Sokak karanlık
Gece yavaş yavaş bastırıyor
Us bırakıyor kendini
Başka hareketlere
Dipte diz çökerek taş yığını üstünde
Elleri bağlı
Bütün bağışlıyanlar
Acılı kalpleriyle
Hâlâ orada arkadalar
Gözleri yıldızlı
Bütün adlar birbirine karışmış
Kahkahalarla gülmeler
Kaybolmuş sayılar
Sonunda kaba rüzgâr onların hepsini dağıttı
Yapyalnız gidiyordu yankısız karanlıkta
Bakıyordu göklere duvara yere ve suya
Hikâye vicdan acısı
Hepsi unutulmuştu
Aynı adam değildi artık
Köşeyi döndüğü zaman
Pierre Reverdy
Onun başına geleni söylesinler
Ondan başka kimse konuşmasın artık
Gülüyor
Sokak karanlık
Gece yavaş yavaş bastırıyor
Us bırakıyor kendini
Başka hareketlere
Dipte diz çökerek taş yığını üstünde
Elleri bağlı
Bütün bağışlıyanlar
Acılı kalpleriyle
Hâlâ orada arkadalar
Gözleri yıldızlı
Bütün adlar birbirine karışmış
Kahkahalarla gülmeler
Kaybolmuş sayılar
Sonunda kaba rüzgâr onların hepsini dağıttı
Yapyalnız gidiyordu yankısız karanlıkta
Bakıyordu göklere duvara yere ve suya
Hikâye vicdan acısı
Hepsi unutulmuştu
Aynı adam değildi artık
Köşeyi döndüğü zaman
Pierre Reverdy
Çinli Malı Haftası
Ey güzel Allah’ım benim.
Sen bizim hepimizi,
Çin’de mi ürettiriyorsun?
O yüzden mi her birimiz böyle ‘Kullan at’ bir diğerine?
O yüzden mi böyle çabucak kırılıveriyoruz biz?
İnsan sağlığına zararlı mıyız, kanserojen miyiz?
O yüzden mi böyle kanıyor yüreğimiz
…
Ve bu kadar kanatabiliyor dillerimiz?
Çekik gözlü, kirpi saçlı, toparlak suratlı
Çinli çocuklar mı dokundu bize?
Yoksa onların çocuklukları bizim içimizde mi dondu?
O yüzden mi böyle çığlık çığlığa yaramazız
O yüzden mi masumiyetimiz gelmiyor geriye?
O yüzden mi bu kadar kalabalık içimiz?
O yüzden mi bizim yazımızı, dilimizi,
Bizden başkası anlamıyor
Keşke tembihleseymişsin yapmayın diye,
Hepimiz birden zıplasak, Dünya sarsılıyor.
Baksana, hep vurdulu kırdılı filmlerimiz
Anlasana Allah’ım yakışmıyor işte bize
İnsan rolü yapmayı beceremeyişimiz.
O yüzden belki bu damak tadı bu iştah,
O yüzden çok seviyoruz belki kaplan çükünü.
Ey güzel Allah’ım benim.
Ucuz Çin Malı mıyız biz?
Sahir Üzümcü
01 Temmuz 2013
Dalına uçtu yeniden
Dalına uçtu yeniden,
Moritake Arakida (1472-1549)
yere düşmüş bir çiçek!
Çırpınan bir kelebekmiş heyhât!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






