30 Eylül 2013

Küçük Naat

Göz seni görmeli ağız seni söylemeli
Hafıza seni anmak ödevinde mi
Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli
Sen eskimoların ısınması sevgililer mahşeri

Aklım yeni bir akıldır çiçeklerden
Mantığım mantığın üstünde yeni
İçimde Nuh’un en yeni tufanı
Dünyaya ayak basıyorum yeniden

Göz seni görmeli ağız seni söylemeli
Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli

Yüzlerce yıl geçiyor belki bir bulut geçiyor
Ben yeni doğmuş bir çocuk gibi
Herkesin konuştuğu dilden mahrum
Ama yepyeni bir dil konuşmanın sevinci

Bütün deniz kıyılarında seni anmalı
Sen buzulların erimesi eskimoların ısınması

İkinci sokaklarda bandolar mızıkalar
Yaklaşan çok yaklaşan muhteşem bir gün var
Bütün yollarda zafer takı
Eriyen kar derin denizlerde katafalk

Gün doğuyor her yer çiçek ve kar
Bütün çocuklar kurtuldu demektir

Göz seni görmeli ağız seni söylemeli
Hafıza seni anmak ödevinde mi
Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli
Sen eskimoların ısınması sevgililer mahşeri

Sezai Karakoç

29 Eylül 2013

Çıkmaz Sinir

Dün hayatıma bir köpek girdi
Köpek, basbayağı köpek, sokak köpeği
Dün girdi, dün 22 nisan salı
Şapkamla beraber oturuyordum,
Mevsim mütehayyil, vakit akşamdı şehirde
Aklımda yalan yere fiiller
Yapayalnız, ben bana oturuyordum;
Bir köpek geldi, hayatıma girdi
Köpek, basbayağı köpek, sokak köpeği...
Bakışlarımız birden buluşuverdi
Evvelâ gözlerim baktı, sonra ben baktım
Kucağıma aldım sonra, sevdim okşadım
Simitçi geçseydi simit ısmarlardım
Küçük küçük doğrardım önüne,
Simitçi geçmedi avucumu yalattım
Köpekti ama anlayışlıydı
Öyle köşede kalmış, öyle korkak
Evvela benim gözlerime baktı, sonra ben baktım...
Gölgemi gördüm yerde sonra, seni hatırladım
Bir tekme yapıştırdım köpoğluna
Baktım saat kulesi orda, akrep altıda
Baktım insanlar eski yaşamlarında
Baktım bir şarkı almış gidiyor dudaklarımı
Gölgemi gördüm de yerde, seni hatırladım
Belinin ortası budur diyerek
Bir tekme yapıştırdım köpoğluna...
Cemal Süreya


Şiir Belki

şiir belki

benim sana aşık olmamdır
ve senin de
her kimi istiyorsan
ona…

Nahid Sereşki
Çeviren: M. Bülent Kılıç

Gülün niçini yoktur, açtığı için açar

Mesih bin defa Beytlehem’de doğsaydı bile, sende doğmamış olsaydı
Ebediyen mahvolmuş olarak kalırdın. 

Ne yazık! Biz insanlar, neden ormanın küçük kuşları gibi değiliz, 
Her birimiz sevinçle kendi havasını vererek hep birlikte çığlık atmıyoruz. 

Gülün niçini yoktur, açtığı için açar, 
Kendine dikkat etmez, onu görüp görmediklerini sormaz. 

Eğer Cennet daha önce sende değilse, 
İnan bana, hiçbir zaman oraya giremezsin. 

Ey soylu ruh, kopart bağlarını, bırakma kendini böyle zincire vurulmuş olarak, 
Tüm azizlerden daha ihtişamla Allah’ı bulabilirsin. 

Çiçek aç, ey donmuş hıristiyan, Mayıs ayı kapındadır, 
Ebediyen ölmüş olacaksın, eğer burada ve şimdi çiçek açmazsan

Kendime kapadığımda onu, merkezim;
Aşktan eridiğimdeyse içinde, çemberimdir.
.

Johannes Scheffler (Angelus Silesius)
Kerubin’lu Gezginci



Keşke dikenler anlayabilse

Ey şu mezarlar arasında oturan!
Yatanları toprak ve kurt olmuş çoktan!
Ey dostum şu ağladığın kimse var ya;
şüphe yok,
ya bir sırdaş, ya bir dost, ya bir kurt,
ya da de ki en iyi insan.

Lakin,
yarın onu unutacaksın.
Bana gelince;
toprak altındayım ömrümce,
söküyorum kokuşluğumun artıklarını,
nice değerli istekler önemsiz oluyor hemen,
fani yaşamımızın bir anında ve de aniden.

Ey kuruş kuruş servet yığan!
Gündüzünden evvel, gecesini tüketen,
günlerin de yıllar gibi beyhude!
Altından gayrı rengi kalmamış,
bir kör gibi nereye gittiğini bilmeyen...

Mihail Nuayme


Özgeçmiş Yazmak

Ne yapmanız mı gerek?
Başvurunuzu tamamlayın
Ve özgeçmişinizi ekte yollayın

Ne kadar çok yaşarsanız yaşayın
Özgeçmiş kısa olsa iyi olur.

Az ve öz, iyi seçilmiş gerçekler kural olarak konulmalı,
Adresler manzaraların yerini tutmalı,
Titrek hatıralar titremeyen tarihlerle değiştirilmeli,

Bütün aşklarınız arasından, sadece evliliğinizden bahsedin;
Bütün çocuklarınız arasından, sadece doğmuş olanları yazın.

Kimin sizi tanıdığı sizin kimi tanıdığınızdan daha önemlidir.
Yalnızca yabancı ülkelere yaptığınız yolculuklardan bahsedin.
Nerelere üye olduğunuzu söyleyin, fakat neden üye olduğunuzu değil,
Aldığınız ödülleri söyleyin, fakat nasıl kazandığınızı değil,

Sanki hiç kendi kendinizle konuşmazmışsınız gibi yazın öz geçmişinizi
Herzaman kendinizi arka planda tutaraktan, kol boyu uzakta.

Köpekleriniz, kedileriniz ve kuşlarınız, tozlanmış mallarınız,
Dostlarınız ve düşlerinizi sessizce es geçin.

Kendiniz olarak sattığınız zatın,
Fiyatı sizin fiyatınızla bir değil,
Ünvanı özgeçmişdeki ünvana benzemez,
Ayakkabısının numarası gittiği yere uymaz.
Ayrıca, bir tek kulağını gösteren fotoğrafını da unutmayın.
Önemli olan ne işittiği değil, kulağının biçimidir.
Duyacak ne var ki zaten?
Kağıt doğrayan makinaların gürültüsünden başka.


Wislawa Szymborska







Kalbî Hüseynî

                                                   -Kalbî temiz Mahmut'a-

Şiirin Kerbelâ'yla başladığını anlamak için bu yaşa geldim,
Kerbela yazdır ve şiir kış, galiba ikisinin de aynı çöl
olduğunu görmek için hayli bekledim, ömrün güzündeyim
demek ki, ömür bir rinyetten ibaret yaz gibi, tez
geçiyormuş, ben de gözümü kapadım açtım, hep güzü sevdim,
nisandan yoruldum, haziran iyiydi geçti hemen, ve kendimi
güzü beklerken buldum, beni de bekleyen var diye umdum,
vardı yoktu, Hüseyin Kerbelâ'da, çölün gözleri doldu, dedem
Hüseyin Efendi'den yadigar Fuzuli'nin "Saadete Ermişlerin Bahçesi"
gözyaşlarıyla taşkın bir nehir gibi okunmayı bekliyordu,
daldım çıkamadım: Her dem gözyaşı, her cem Kerbelâ!
İlk orada unuttum çocukluğumu, kalbî hüseyni akışlı bir nehri
taşımak neymiş gözlerime orada bildim, ve daha bu güz kendime
geldim: Auswitzch'den sonra da yazılmalıymış şiir, Sıvas'tan
sonra da, çünkü şiir çöldür bize ve her Muharrem'de kanlı
su yerine geçer, İmam Hüseyin ve kalbî hüseynî doluların aşkına,
unutmak düzyazıdır, şiirse şehitlerin çığlığı: Bir yudum su
istemeden bekleyenin muzaffer yenilgisi, "Tuz Günleri" ,
"Kanlı Düğün" , ve "Biz kırılırdık daha da kırılırız" suçsuzluğu,
çocuktum, çölde okudum masumlarla ve çok susadım,
babaannem su verdi almadım, bir cümleden de şehit olurdu
insan ve ne yazsa şair olmak istemezdi Kerbelâ'dan sonra,
olmasın, Kerbelâ'nın şiiri kalbimde hâlâ, ve çöl sürüyor:
Hüseyin Kerbelâ, Lorca Granada, Behçet Sıvas, Deniz Ankara...

Haydar Ergülen