16 Mart 2014

hayat: çocukluktaki oyunları unutma süreci

Güneşe kavuşabilmek için çocuk,
gündüzün boş yere çırpınır durur.
Nihayet, nihayet geceleyin çocuk,
koynunda güneşle beraber uyur.

Cahit Sıtkı Tarancı


içdenizlerinde yüzme çocuk
hayallerin boğulur dedim de kendime
dile geldi eski bir soru
gelincikler büyüyünce gelin mi olur anne?

Aslı Durak


böylece, bizi bir kere daha,
çocuklarımızın önünde aşağıladılar;
kadınlarımızın önünde ağlattılar,
elin günün, komşu köylerin önünde
yere baktırttılar.

Cahit Koytak


Bir çocuk bile çeker sandala beni
Bu kadar ağır olmasam

Halim Şefik Güzelson


uçurtması kopup gitmiş bir çocuk
bakıyorum yalnızca
şaşkın ve umarsız gözlerle arkalarından

Hasan Hüseyin Korkmazgil


Unutma
Hüzündür bu dile kolay
Aşkın arka bahçesinde hızla yetişen
Hırçın çocuk oydu
Başka çocuk sanma

Yasin Erol


eğilip yeryüzünün en güzel yüzüne
dedim anne
senden başkasını sevse de bu adam
korkma ben varım
çünkü düşünen çocuktur baba

Yasin Erol


Dönemeyeceğim kadar benden uzak avungan çocuk yıllarım
Yanıtlanmayan sorularım hâlâ yanıtsız
Ömürlerden taşar gençliğimde zaptedilemeyen hüznüm
yine aynı hüzün
Ağlarsam yağmurda ağlarım kimse anlamamalı

Naim Kandemir


Ama geyikli geceyi bulmadan önce
Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk

Turgut Uyar


çiğne ve tükür kem sözü
aşktan / şiirden yalın söz üret
o dilden anlarım o anlatır beni
masalda kanar çocuk yanım
güzel ve hüzünlü öyküler anlat
kıtalar ötesinden kurgula düşlerimi


Emre Gümüşdoğan


Ama gönlüm hâlâ
oğlumun âşık olduğu yaşta
-sevdanın pusulası
anılarım olsa da

Refik Durbaş


Bakıldı ki kum saati, ters çevrilmiş, çıt, usul isa asi olmuş
İkinci karnede babası yarısını silahıyla dışarda bırakıp
Öyle öğretildiği için saygılı, sınıfa giren parmak çocuğun
Boş yerine, girilmeyen bir dersin denizi, gelip oturmuş

Ece Ayhan

Çocuk büyüyünceye dek bekler yangın,

Melih Cevdet Anday


Yalnızlık,
çocuk kılığında bir babadır
torunların büyüttüğü.

Hasan Ali Toptaş


Yiyecek götürürken çiftteki babasına,
Gülüp oynar mı çocuk çayırlarda bir başına,

Nikolay Alekseyeviç Neksarov


Kokusunu getirdi parmak uçlarım bana, bilemedim ben
Burcuları adlandırmak üzere yetişmedi burnum daha çocukluktan

Aragon


Yarısını tuttum
çocuk doktoru
olmamı isteyen anneme
hasta yatağında verdiğim sözün
doktor olamadım ama
çocuk kaldım

Sunay Akın


İlkokul çantam,kurşunkalemim,boya kitabım
Çocukluğumun birinci dereceden görgü tanıkları,
Dinlenmelerini talep ediyorum Selim!
Yalnız kediler,ölecekleri zaman
Bir iz bırakmadan kaybolurlar
Bir kedi değildi sevgilim!;
Defterin sarı sayfaları arasında
Kurutulmuş çiçeklerden,
Küçük bir bahçe bıraktı arkasında.

Ali Asker Barut


ve kapının dışında bıraktık
elbeziyle silinen çocuk dudaklarımızı

Nuri Demirci


Çocukken gün battımı, bir köşede ağlardım;
Nihayet döne döne aynı noktaya vardım.

Necip Fazıl

ölüme ne kadar yakın
unutulmaz çocukluğumun
ağır çiçekli ıhlamur ağacı

Yelda Karataş


Tek bir çocuk kafasında ne kadar düş olabilirse o kadar
Ne kadar aydınlık içerebilirse bir hıçkırık o kadar hem de

Louis Aragon


Gül kokuları çocukların kaburga kırıklarından geliyor

Cahit Zarifoğlu


Ruhi Bey uzaklara bakar
Sanırsınız ki işte çok uzaklarda bir Ruhi Bey daha var
Bana öyle gelir ki durmadan geri çağırır onu
Ama durmadan
Ve alır karşısına – neden bilinmez -
Suçlu bir çocuktur da sanki o, gizli gizli azarlar.

Edip Cansever


hayat: çocukluktaki oyunları unutma süreci
Baki Ayhan T.


Şimdi düşünüyorum da
Korkmayan yanımızmış o çocuklar bizim
Ama biz korktuk.
Konuşan yanımızmış o çocuklar bizim
Ama biz sustuk.
Düşleyen yanımızmış o çocuklar bizim
Ama biz teslim olduk.

Şükrü Erbaş


tok
bir çocuk benim sevgim
kalbim
kırılan oyuncaklarım
gibi hep
özletir bana
güzeli
yorgunum

Kaan İnce


Gecesiz sabahlara
-Uykular öksüzü-
Bir çocuk uyanıyor
Bu da bir acıdır.

Şükrü Erbaş


Bir atasözü diğerini tutmuyor, kelimeler sırılsıklam
Yağmuru bekledim diyorum, koca gün, koca ömür
Kocadı içimdeki çocuk, bıyığı terledi
Yaş kırk iki oldu, tevellüt 963, ama hâlâ doğmamış
Dünyaya gözlerini açmaya çalışan bir kartal sabırsızlığı

Cihan Oğuz


büyümüş de küçülmüş çocukların konuşamaması şiirden
ömrümün hikâyesi her sayfası buğulu nasihat defteri senden
her anne bir anne yumağıdır çocukların kalp albümünde
çocuklar ağlasalar da birer gül inceliğidir annelerde
sahi, beni bir şiirden mi doğurdun anne anne hanginiz!
çocuk gitmekti anne kalmak hani! hani hep kalmaktınız!

Hüseyin Alemdar


Buğday başakları arasına daldığında,
Kaybolan o sarı saçlı çocuk,
Şimdi babasının evlendiği yaşta.

Erdem Arslan


çocukluğunu camii avlusuna bırakacaksın bir akşam

Özge Dirik


Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.
Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur…

Orhan Seyfi Aras


çiçek bayramında
annesiyle arkadaş
kör bir çocuk

Kikaku


Fakat mecburuz düşünmeye küçük ve solgun
Şeklini havuza dalıp gider gibi görünen yüzün
Ey çocukluk ey kaypak tartı
Nereye nereye

Rainer Maria Rilke


yani bazı çocuklar kuyuya düşer
o su artık içilmez olur
çocuklarla kapanan kuyu
elbette taşlanır.

Kemal Varol


Bir çocuk sevdim uzaklarda
Bir elinde yarın öbür elinde dün
Erken ihtiyarlamaktan sanki biraz üzgün
Dünyanın haline bakıp güldü geçti

Metin Altıok


çocukluğuma dair bir yara buldum dizimde,

Suavi Kemal Yazgıç


İstesen kalkıp gelemem,
Uzaklık başka güzel.
Sen hayal gibisin çocuk!
Gelebilirsen, kalk gel!

Nurettin Özdemir

Bir gün ver Tanrım, Ta çocukluğumdan kalmış

İlkyaz sabahlarına benziyor
Yeni diş çıkaran çocuklar

Süreyya Berfe


uzun kanatlı kuş sürüleri diliyorum sana
ve severken seni,
sevdikçe seni
hep çocuk kalacağım, biliyorum.


Sunay Akın


Yalnız bırakmayın beni hatıralar.
Az yanımda kal çocukluğum,
Temiz yürekli uysal çocukluğum.

Ziya Osman Saba


Bir çocuk artık insanlara inanmayıp
Ormandaki mavi çiçeğe
Anlatırsa derdini
Ve o gece
Ağlatırsa mavi çiçeği
İşte o an
O an kopar kıyamet

Mevlana İdris


Ve aşk, aniden yola fırlayan bir çocuktu.

Furkan Çalışkan


Karanlıkta korkudan titreyen bir çocuk gibi
Rahat bir adam gibi gecenin ortasında

Jacques Prevert


Doğuştanmış kadersizliğim
çocukluğumun
sıradan bir şubat ayının
soğuk çarşamba akşamında
annemin ağlamaklı çığlıklarına
kurban gittiğinde anlamalıydım

Lou Salome


Evden kaçabilirsin artık çocuk,
ama kaderden asla!

Babam
Çıkarılmış bir adam bütün fotoğraflardan
Kader neydi sanki o zaman,
Masada açık unutulmuş
Turuncu kulaklı bir makastan başka.

Didem Madak


anılar gömülüdür zaten ben bir daha gömerim
çocuk olmuşum, hasta olmuşum, deniz olmuşum
yalnız bir sincabım belki
gömdüğü cevizlerine küsen

Ahmet Murat


Yüzlerce yıl geçiyor belki bir bulut geçiyor
Ben yeni doğmuş bir çocuk gibi
Herkesin konuştuğu dilden mahrum
Ama yepyeni bir dil konuşmanın sevinci

Sezai Karakoç


çocuktum, çölde okudum masumlarla ve çok susadım,
babaannem su verdi almadım, bir cümleden de şehit olurdu
insan ve ne yazsa şair olmak istemezdi Kerbelâ’dan sonra,
olmasın, Kerbelâ’nın şiiri kalbimde hâlâ, ve çöl sürüyor:

Haydar Ergülen


İlk İstanbul şiirden çıkıp yerini alıyor
Bir çocuk ilk gülüyor
Bir ağaç çiçek açıyor.

Eleni’den önce
Daha ben çocuktum daha tütüne daha kahveye alışmamıştım
Sabahları, akşamları bilmiyordum daha

İlhan Berk


Satmadınız mı elinizdeki şiir kitaplarını?
Ve çocukların gülüşlerini

Nizar Kabbanî


hızla havalanan bir salıncaktan inmedi hala çocukluğum

Didem Gülçin Erdem


Kaderini sev, diyor bana.
Kim çocukluğuma döndürebilir beni?
Yalnız, dilin masumiyeti…

Asuman Susam


kâgir bir damın ardında kalan çocukluk hatıralarında
ne kadar ödenmeli daha?

Furûğ Ferruhzâd


Annem yüzüme çarpıp çıkıyor hayatı
Babam hiç dönmüyor gittiği türküden.
büyüyorum içimde dünya kadar kimsesiz çocukla…

EzHer


Yağmurda koşan bir çocuk olsam
Vedalaşır gibi bildikleriyle.
Kendinden mahrum kalır mı insan?
Kalsam.

Duralım burada, güzel esiyor!

İbrahim Tenekeci


Olmuyor böyle
Daha doğurmadığım bir çocuk var
Ve şunun şurasında kaç yılım yaşayacak
Ölümler görecek
Aşık olacak.

Bejan Matur


ben çocukluk çağlarımdan beri
görülen görünen gösterilen dünyaya
alışmamak inadında kararlı takımı tuttum

İsmet Özel


— bir çocuk neden korkar, yaşayamamaktan
bir kadın çocuğunun başını kaşıyamamaktan

Turgut Uyar

çocukluğun kendini saf bir biçimde
akışa bırakması ne güzeldi
yiten bu işte

Nilgün Marmara


herkesin gençliğinde
yaşanmamış bir çocukluğun,
yaşlılığında da yaşanmamış bir gençliğin
gömülü olduğunu biliyor
ve işte bunlarla geri döndüğüne
inandırmaya çalışıyor bizi.

Cahit Koytak


kaç asker vuruldu pusularda
dağlarda kaç gerilla
ve bilsen kaç kez üşüdü içimde tanrılar
çocuklar ülkemde vurulduğunda

Hasan Tan


Yağmur sonrası bir bahar sabahı hiç değilse
Ve çocukluğumun oralardan
Bir gökkuşağı mesela
Sığdırabilir miyim diye…

Cahit Koytak


dışarıda kar usulca söylenir
içimde kirli
kekeme çocuklar büyür.

dışarda kar usulca söylenir
içimde gidilmemiş parklar
dedesi olmamış çocuklar üşür.

suskunluğu ve dilsizliğinde
büyür kadının sorular
içimde yağmurlar boşaltan çocuklar
elimden şeker
yüzümden şaşkınlık düşürür.

Birhan Keskin


Çocukluğum, çocukluğum…
Uzakta kalan bahçeler
O sabahlar, o geceler,
Gelmez günler çocukluğum.

Çocukluğum, çocukluğum…
Gözümde tüten memleket.
Artık bana sonsuz hasret,
Sonsuz keder çocukluğum.

Çocukluğum, çocukluğum…
Habersiz ölen kardeşim,
Mezarı bilinmez eşim,
Her bir şeyim çocukluğum.

Çocukluğum, çocukluğum…
Bir çekmecede unutulmuş,
Senelerle rengi solmuş,
Bir tek resim çocukluğum…

Ziya Osman Saba


Giden olmadım hiç bir zaman
Dönüp bakmak ardıma
Suçlu çocuklar gibi
Gücüme gider

Gassan Satar

Ya ilahi!
Aşık olduğumuzda
Ne oluyor iç dünyamızda
Ne kırılıyor içimizde?
Nasıl dönüyoruz çocuksu tavırlara?

Nizar Kabbani / Allah’a Sorular


Üzgün bir çocuğun yalnızlığı
Kadar saydam kalabilseydim

Ahmet Telli


Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla – ha düştü, ha düşecek –
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.

Can Yücel


İsmim gezecek pembe dudaklarda elemle,
Gözler dolacak bir çocuk ölmüş gibi nemle,
Bir günde doğup can veren altın kelebekler,
Bizden daha genç bir şair öldü diyecekler!

Faruk Nafız Çamlıbel


Akşamın tek bir ağaç gibi
Dal budak saldığı sular
Çocukluk rüyalarının bahçesi!
Sakın kimse el sürmesin dallara,
Yapraklar, meyvalar olduğu gibi kalsın
Benim uykum boyunca!

Ahmet Hamdi Tanpınar


Annesinin çarşıya gittiğine inanmış çocuk gibiyim,
Eve dönmeni bekliyorum.

Zeynep Kamilov


Anlayacaksınız;
hiçbir şey eskisi gibi olmayacak bir daha…
Çekip gitmek en güzeliymiş gibi gelecek
ama çekip gidemeyeceksiniz…
İşiniz,
alışkanlıklarınız,
derme çatma düzeniniz,
çocuklarınız,

Hasan Ali Toptaş


ne zaman baksam gözlerine
annemsiz kalmak korkuları gelir çocukluğumun

Tekin Gönenç


Baktım annem yoktu yanımda;
Sırtımda bahriyeli giysimle,
Ben bir kez kayboldum çocukluğumda.

Metin Altıok


yaşamın yolu doğudan batıya doğru gider,
çocuk , doğan güne sırtı dönük olarak yürür,
boyunun kısalığına rağmen uçsuz bucaksız
bir gölge gider önünden, geleceğidir bu onun,

Michel Tournier


Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.
Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur…

Orhan Seyfi Aras


Bu çocuk bu hüzünle büyümez fazla
Evlerinin arkasında gölgesiyle konuşurken yakalanıyor babasına

Ali Asker Barut



babam ne zaman gelecek diyen çocuk
bavê mın çı waxt weri diyen çocuk ya da

avutulur mu öğretmenim
nece

Dilek Kartal


öleceği zaman hayvanlar gibi
saklanmak istiyor ya insan
saklanacak bir yeri olmalı
aşka, çocukluğa, anneye, şiire
yoksa fazla gelir ölüm
ve eksik ölür insan

Haydar Ergülen


Ömrümden öteye taşıdığım çocuk… Ya sen bu ülkede doğmasaydın, ya ben aşkı herkes gibi bilseydim.

Şükrü Erbaş


çocuklar uyandı
çocuklar üstünü örttü annelerin toprakla
- çocuklar ki yarının cesetleri-

İbrahim Soylu


14 Mart 2014

Yanılgı

Başlayacak gibiyken konuşuyorsun bitiyor
Yeniden geliyoruz başladığımız yere
Aşklar ve inançlar da aynıdır
Bir başka yanına geçemezsin
Bir yanını yaşayıp bitirmeyince

Ne çok şey bildiğimiz çıktı ortaya
Seninle akşamları konuşa konuşa
Kendimizi ve her şeyi
Anlata anlata kendimize
Ne çok akşam tükettik
Ne çok da kendimizi

Kitapların doğru olduğu tamam
Ayrıntılarında bile anlaşıyoruz
İş yaşamaya geldi mi
Her seferinde yarım kalıyoruz
Öylece bırakılmış gün bitiyor
Öylece bırakılmış akşamlardan geçerek
Öylece bırakılmış bir güne başlıyoruz

Afşar Timuçin

Değişim

Çocuk ders çalışıyor görünüşte
Sayfaları yavaş yavaş çeviriyor
Çocuk deniz çalışıyor gerçekte
Gözlerini ufuklara dikiyor
Durup durup adını anıyor
Aşkın sözlüğünü ezberlemekte
Bütün nöbetçilerle yarışıyor
Gözleriyle gelişini beklemekte.

Biz şimdi aşk öğrenelim
İnsan dersi sonra da öğreniyor
Yüzyıllık kitaplarda bilgi kendi malımız
Haritadan şehirler kaçmıyor ya
Sevinmek yaşarlığa dokunmaktır
Atlı gibi dört nala içimizden gidiyor
Bazen her şey yanılmakta bile
Sevişmek gene en az yanılmaktır.

Afşar Timuçin

12 Mart 2014

Kıyıdaki Tekne

Kurudum da kadid oldum kumlarda
Bir sefer bekleye bekleye her gün ben.
Enginlerden bir rüzgâr esmez mi serin serin
Pul pul ürperişler geçer içimden.

Bir gün atlayıveresim gelir şu kıyılardan
Işıl ışıl yeşil yeşil sulara.
Al başını çek git, der deli gönül
Verip kendini bir büyük rüzgâra!

Ta yanıbaşında durup da böyle
Hasretini çektiğin şeylere hasret gitmek!
Hem tut o sular için halkol, hayat ol,
Hem tut sonra o sulara hasret çek!

Biraz dalacak olsam ta içimden bir şeyin
Çıkıp dolaştığını duyuyorum denizde.
Ama öyle bitirmiş ki kum beni
Ardından bir türlü gidemiyorum işte.

Bazen ayak sesleri duyarım dört yanımda,
Bakarım, masmavi, levent bir umut.
Bakarım, sülün gibi serene sarılmış
Püfür püfür bir bulut.

Başımı, bordamı dövsün dalgalar,
Tuzlar tahtalarımı kemirsin istiyorum.
Çek beni fırtına, çek beni deniz!
Bırak beni sahil, bırak beni kum!

İnsaniyetinize sığınıyorum!


Zeki Ömer Defne

Ölüme Dair Konuşmalar

5

İşte ben hep böyle garip mahzun,
Bir şey beklermişcesine yaşıyorum.
Bazan öyle günlerim oluyor ki, Elâgözlüm,
Ne oldu, nasıl bitti şaşıyorum..
Bazı bilmem, gün nasıl başladığında,
Kayıp kayıp gidiyor dünya bıkkın bakışlarımdan.
Yaşıyorum, yaşıyorum da bitmiyor,
Bir tutam sakız oluyor ağzımda zaman..

Yaşamak ne kadar çekilmez gelse de arasıra,
Bu görmek, bu sevmek, bu aziz sıcaklık tende.
Bu bir nimet, bu bir nimet, Elâgözlüm,
Bu yaşamak bir şiir, harikulâde.

Sen ki, saçından tırnağına kadar
Bir hürriyete bedelsin,
Bu ılık saçlar, bu gözler; fakat her şeyden önce
Yaşadığın için güzelsin..

İşte böyle yeşil bulutlar misali senelerce,
Oradan oraya elinde kaderin.
Kimbilir kaç kere üstünden geçtim,
Şarkılar söyledim karşısında
Bir gün bana mezar olacak yerin..

Gerçi şimdi çağımız değilse de Elâgözlüm,
Bu bir kötü tecelli ki, nasıl diyeyim.
Bir gün bir kara gölge görürsen gözlerimde
Akşamsa beni uyut..
.......
Bir nefis sabahsa eğer, ölümü
Ellerin ellerimde bekliyeyim...

Turgut Uyar

Bir Sokakta Giderken

Taşında otlar biten şu sokakta yürümek.
Bir bahçe duvarının kokulu gölgesinden.
Uzakta, mektepteyken okuduğumuz şarkı.
Su içmek o tasasız günlerin çeşmesinden.

Kalbe aşina bütün rastladıklarım,
Herşey eskisi gibi, herkes bahtiyar, iyi!
Bana büyük babamı hatırlatan ihtiyar,
Çocukluk arkadaşım sarı benekli kedi

Bütün günahlarımı affetmiş sanki Tanrım,
Duyuyorum kalbimde tadılmamış sevgiyi.
Ah, sade koşmak, koşmak istiyorum içimden:
Aradığım diyara bu yol çıkacak gibi

Ziya Osman Saba

Bercestelerim

Ağlamak   Anne Aşk Ayrılık Baba Babalar ve Oğullar Bellek Cahit Zarifoğlu Cemal S...