31 Ekim 2014

Dalgıç

Giyindim. Yittiğim bilmezler. Görünmem
dibe indim, yeşil düşler yosunlar
düşkırıcılar da ardımda
yüzey ince, dokunsalar kırılır
toplayamam kalsın orda


Dönmem bana kalsa, kendim amfora
kimlerin serüvenine girdiğimi
unutsam isterim yukarda dışarda
böyle sessiz deniz ikimiz
düşkırıcılar da ardımda
belki daha sonra bir başka sefere
dönerim sessiz
görmezler göstermem
batık kalırız


Gülten Akın

Yenilik İsteği

İşitilmemiş sözler bulsam, garip cümleler söylesem,
Kimselerin kullanmadığı bir dilim olsa
Tekrarlanmamış, bayatlamamış deyimlerimle
Eskilerin sözlerinden uzaklaşsam.

Rahip Haheperesenb


Duyuş ve Düşünüş

Sevdiklerim göçüp gidiyorlar birer birer,
Ay geçmiyor ki almıyayım gamlı bir haber.

Kalbim zaman zaman bu haberlerle burkulu;
Zihnim düşünceden dağınık, gözlerim dolu.

Kaybetti asrımızda ölüm eski hüznünü.
Lakayd olan mühimsemiyor gamlı bir günü.

Çok şey bilen diyor: "Gidecek her gelen nesil
Ey sâde-dil! Bu bahsi hayatında böyle bil !


Hiç durmadan, hayât öğütür devreden bu çark.
Ölmek sırayladır, sıralanmakta varsa fark !"

İlmin derin görüşleri, aklın hükümleri
Doldurmuyor boşalmış olan hisli bir yeri.


Yahya Kemal Beyatlı

Dar Zaman

Daha katı günler yolda, yakın.
Dönekliğe ayarlanmış zamanlar
görünür gitgide çevren çizgisinde,
çekip bağlarsın yakında ayakkabılarını,
köpekleri avlulara geri kovalarsın.
Balıkların içi
çoktan buza kesmiştir çünkü yelde.
Yoksulca yanar ışığı kandillerin.
Sisi tarar bakışların:
Dönekliğe ayarlanmış zamanlar
görünür gitgide çevren çizgisinde.


Ötede sevdiğin kuma batıyor,
çıkıyor kum dalgalanan saçlarına,
doluyor sesine, düşüyor ortasına dediğinin,
sevdiğine susmasını buyuruyor;
öylesine ölümlüyken yakalamış da kızı,
öyle bir istekliyken bastırmış ki, ayrılığa,
kum, işte her kucaklaşmanın ertesinden.

Bakınma hiç çevrene.
Çek ayakkabılarını, bağla haydi.
Köpekleri geri kovala.
Balıkları denize at.
Söndür kandilleri!

Daha katı günler yolda, yakın.

İngeborg Bachmann
Çev:Ahmet Cemal

Bir Güneydoğu Ağıdı

İlk bu sabah
İlk bu sabah göğü görmedim
İlk bu sabah kaysı çiçeklerini
Hüzün ilk kez konuk gibi gelmedi
Efendim, ev sahabım

Karacamı suya indiremedim
Şahanım uçurdum döndüremedim
Dağlar

Enikli kapılar kitlendi
Taş avlular sustu, ben sustum
İlk kez bekledim ölümü
Dostu bekler gibi bekledim
Dağlar

Benim acım acıların beyidir
Canıma bir doru kısrakla gelir
Öfkeyi sabırda eritir
Umut yer
Suyunu gözümden içer bir zaman
Dağlar of dağlar


Gülten Akın

Büyü Şiir

Pâris'de genç iken koyu Baudelaire - perest idim.
Balkon'la, Yolculuk'la, Güzellik'le mest idim.

Sinmişti şi'ri rûhuma ulvî keder gibi;
Absent'e damla damla sızan bir şeker gibi.

Hulyâsının yarattığı iklîm o başka yer!
Gür defnelerle çevrili, afyonlu bahçeler...

Her zevki bir harâm olan efsunlu cennetin
Koynunda vardı lezzeti bin türlü nîmetin.


Bir gün vedâ edip o diyârın hayâtına,
Döndüm bütün bütün vatanın kâinâtına

Lâkin o bahçelerde geçen devre'den beri
Kalbimde solmamıştır o şi'rin çiçekleri.


Yahya Kemal Beyatlı

Mahzun Durmak

Sevdiğim insanlara
Kızabilirdim,
Eğer sevmek bana
Mahzun durmayı
Öğretmeseydi.


Orhan Veli