Nehri geçiyor, nilüfer çiçeği topluyorum,
Orkide tarlasında çeşit çeşit kokulu otlar var.
Onları topluyorum, fakat kime götüreceğim ?
Sevgilim çok uzaklarda.
Durup kendi memleketime doğru bakıyorum!
Uzun yol önümde uzanıyor.
Aynı kalb, fakat başka bir diyarda.
Daima keder içinde ihtiyarlayıp gidecek.
?
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
30 Haziran 2021
Sonbahar Rüzgârı
Sonbahar rüzgârı geldi, beyaz bulutlar uçuşuyor.
Otlar ve ağaçlar sararıyor, kazlar güneye gidiyor.
Orkideler açmış, krizantemler ne güzel kokuyor,
Ben sevgilimi düşünüyorum, hiç unutmuyorum.
Yüzen-pagoda gemisi Fen nehrini geçiyor.
Nehrin ortasında beyaz dalgacıklar yükseliyor.
Flüt ve kaval, kürek çekenlerin şarkı seslerine karışıyor,
Ziyafet ve eğlence içinde bile kederliyim.
Gençlik yıllan ne kadar az, yaş ne kadar kısa
Wu-ti (Liu-ch'e. İmparator) (M.Ö. 157 - 87);
Otlar ve ağaçlar sararıyor, kazlar güneye gidiyor.
Orkideler açmış, krizantemler ne güzel kokuyor,
Ben sevgilimi düşünüyorum, hiç unutmuyorum.
Yüzen-pagoda gemisi Fen nehrini geçiyor.
Nehrin ortasında beyaz dalgacıklar yükseliyor.
Flüt ve kaval, kürek çekenlerin şarkı seslerine karışıyor,
Ziyafet ve eğlence içinde bile kederliyim.
Gençlik yıllan ne kadar az, yaş ne kadar kısa
Wu-ti (Liu-ch'e. İmparator) (M.Ö. 157 - 87);
Bir Taş Atarsın
Bir taş atarsın, taş nereye düşerse
Mutlaka bir köşebaşıdır
Çünkü yüreğin daralmıştır ve kıştır
Kullanılmamış bir sicim gibidir soğuk
İşte bak her kestaneciye sapsarı bir köşebaşı kalmıştır.
Şimdi bir şamandıra denizin yüzünde
Durulmamış bir anı gibi kendini salmıştır.
İçimizde birbiriyle konuşan yaprak bolluğu
Yalnızlık bir başına kalmıştır.
Edip Cansever
Mutlaka bir köşebaşıdır
Çünkü yüreğin daralmıştır ve kıştır
Kullanılmamış bir sicim gibidir soğuk
İşte bak her kestaneciye sapsarı bir köşebaşı kalmıştır.
Şimdi bir şamandıra denizin yüzünde
Durulmamış bir anı gibi kendini salmıştır.
İçimizde birbiriyle konuşan yaprak bolluğu
Yalnızlık bir başına kalmıştır.
Edip Cansever
Giden Bir Sevgiliye
Güçlü atların çektiği araban yola koyuldu.
Kalbim daima seni takibedecek ve asla unutmıyacak.
Şimdi sen Batıya doğru giderken.
Sana iyilikler temenni ediyorum.
Ah sevgilim, senin gölgen olsaydım .
Seni daha yakından takib ederdim.
Fakat bir karanlık etrafı kapladı, gölgen uzaklaştı.
Oh, günün aydınlığı içinden geç, bir daha görün.
Kalbim daima seni takibedecek ve asla unutmıyacak.
Şimdi sen Batıya doğru giderken.
Sana iyilikler temenni ediyorum.
Ah sevgilim, senin gölgen olsaydım .
Seni daha yakından takib ederdim.
Fakat bir karanlık etrafı kapladı, gölgen uzaklaştı.
Oh, günün aydınlığı içinden geç, bir daha görün.
?
Çin Şiirleri
(5'ler şiir grubundan, şairleri bilinmeyen "19 eski şiir külliyatı"ndan şiir)Anne
hüznün damlalarıdır sevgime yağan
dolduğunda çatırdayan kalbim uçurum yarıklarıyla
dilim dilim kesilmekte gözbebeklerim
sarkarak toza bulanan
işte o zaman
ışığına dolanıp düşlerinin göğsüne yatardım
karışık sesinle kanat çırpardı sesim
ellerine erir karışırdım ıslaklığına
eğirmek isterdim kestane saçlarını iğle saçlarıma
zorlu anlarımda çıkıp gelirdin hep yanıma
eziyetle yürüdüğün yeter
dökünüyorum yorgunluğunu bedenime
sarnıçlarda yağmurlar dinlenirken senin için
anne, gül et beni kederine
dolduğunda çatırdayan kalbim uçurum yarıklarıyla
dilim dilim kesilmekte gözbebeklerim
sarkarak toza bulanan
işte o zaman
ışığına dolanıp düşlerinin göğsüne yatardım
karışık sesinle kanat çırpardı sesim
ellerine erir karışırdım ıslaklığına
eğirmek isterdim kestane saçlarını iğle saçlarıma
zorlu anlarımda çıkıp gelirdin hep yanıma
eziyetle yürüdüğün yeter
dökünüyorum yorgunluğunu bedenime
sarnıçlarda yağmurlar dinlenirken senin için
anne, gül et beni kederine
Su Wu'dan ayrılış
İyi günler tekrar gelmiyecek;
Bir an sonra ayrılmış olacağız.
Yol ağzında üzüntü ile durakladık.
Tarlada el ele durduk.
Bulutlar gökte uçuşuyor,
Birbirimize sarılarak hızla yürüyoruz.
Rüzgâr dalgalar halinde yükseliyor.
Ve göğün bir köşesine sürüklenip gidiyor.
Şimdi, bizim ayrılmamız lâzım,
Bırak biraz daha duralım.
Bu sabah rüzgârının kanatları üstünde olmak ve.
Seninle beraber tâ yolun sonuna kadar gitmek isterim.
Li Ling
(M.Ö. 2 - 1 yüz yıl)
Bir an sonra ayrılmış olacağız.
Yol ağzında üzüntü ile durakladık.
Tarlada el ele durduk.
Bulutlar gökte uçuşuyor,
Birbirimize sarılarak hızla yürüyoruz.
Rüzgâr dalgalar halinde yükseliyor.
Ve göğün bir köşesine sürüklenip gidiyor.
Şimdi, bizim ayrılmamız lâzım,
Bırak biraz daha duralım.
Bu sabah rüzgârının kanatları üstünde olmak ve.
Seninle beraber tâ yolun sonuna kadar gitmek isterim.
Li Ling
(M.Ö. 2 - 1 yüz yıl)
Rüya
Gece yarısı rüyamda,
Sizi gördüm, sizinle konuştum uzun uzun.
Eski zamanlarda olduğu gibi yanaklarınız şeftali çiçeği gibi idi;
Gözleriniz mahzun ve kirpikleriniz söğüt yaprakları gibi idi,
Yarı istekli, yarı çekingen,
Gitmeğe hazır, fakat yine bana yaklaşırken.
Birdenbire uyandım,
Üzüntü ile gördüm ki, bir rüya imiş.
Sizi gördüm, sizinle konuştum uzun uzun.
Eski zamanlarda olduğu gibi yanaklarınız şeftali çiçeği gibi idi;
Gözleriniz mahzun ve kirpikleriniz söğüt yaprakları gibi idi,
Yarı istekli, yarı çekingen,
Gitmeğe hazır, fakat yine bana yaklaşırken.
Birdenbire uyandım,
Üzüntü ile gördüm ki, bir rüya imiş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






