Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
22 Nisan 2026
BENDEN KEDERİ,TASAYI VE HÜZNÜ GİDER EY RABBİM
BEYAZ CAMLAR
Beni bu sabah iri anla
Taşıp
Deli deli dağlardan inerek
Şehirlerin düzüne otumuş bir sel gibi
Yekpare bir suyum ben
Kocaman sev
Şikayetim gözlerimden kim
Ayetlerden ayırdın
Kimi vakit geldim sana
Ama hüznüm döndü
Baktım ki işgal gözlerin
Bilirem aydınlık için
Karanlık da gerekli
Bazan var'ı
Anlarsın yok ile
Sevgilim
Vazgeçilmez malzemem aletim
İhtiyar cam bakıcısı
Söyle nerde kaybuldu
Bizi mi onları mı ayırırken tuttuğun yargı
Bilmedin bile nasıl gelindi
Birkaç yüz sene yollar
Tırnak kadar plaka
Programın yazıldığı
Ucunda bir kılıç
Sonra bir kılıç ucunda bir plaka
Tırnak kadar büyüklüğü o kadar ince
Programlanmış Ve Bunlar Gibi
Terzide murdar kafa biçildi
Silindir bir şapka
için yontulup
Traşlandı
Şimdi inSanSan aklını bileklerinde erit
Gerdir yüreğinin kirişini
Fakat beni bu sabah yakın anla
Bakarsın kapkara ve kızıl hançereler arasında
Sesim yeleleri parlar bir at
Paslı dilini çarpan
Sen ki şimdi hele
Duayı erteledin
Akşamı aradançıkardınsa bile
Çocuğuna bakmadın
Un-ufak yapayalnız karın
Önünde bütün varlığın bir diz'inin
Terziden sen de sen de
murdar bir baş edindin
Camlar daha da kıvrak
Kalb hor..
Cahit Zarifoğlu
"Zarifoğlu pankreas kanseri olduğunu öğrenir. Günden güne erir, bir süre sonra yatak şairin meskeni olur. Sık sık dostları gelir ziyarete… Onlara durumunun kötü olduğunu belli etmek istemez. Zarifoğlu, Rasim Özdenören’den fıkra anlatmasını ister, çocuklara gülümser. Ölümün yaklaşmasının verdiği hüzünle ona refakat eden Erdem Bayazıt’ın elinden tutar bir gün, “Erdem” der “Kırlarda çiçekler artık bensiz açacak.”
KAYBOLAN ŞİİR / HAYRETLERİMİZ
İlim diye bağlansa boynun
Secdeye gecikir alnın
Konuşan dilin uzar
Yalan olur gıybet yürür
Elde asa giydi çarık
De hangi günah beldesinde
Alnını yere koydunsa bile
Acep yakın mısın gaflet misin
Say boynunu vuruyorlar
Zebaniler bir takım
Bir zaman böyle geçti
Geldin sona, tıkandı nefes borun
Bu son güneş bu ilk adım
İkisi de malın hangisi kararın
Bil tefekkür koruna düşsen
Ödün kopmaz zalimden, dersin Allah daim
Elin şakaklarında yangın
Öyle fikret çatlasın başın
Doğrul! belin iki kat yüzün solgun
Sarılık değilsin mağlup mu oldun
Toprak yer seni, etini kemiğini
İman ancak, sığmaz ağzına çevirmez dili
Sözde şehvet dilde şehvet
Hani sükut tevazu uzlet
Sen konuş şeytan mütebessim
Nerde korku karar basiret
Her sözün zarara
Emri maruf nehyi münker bir de Allahı anmak müstesna
Her haykıranın takıldın ardına
Eğildin her rüzgarda
İster misin makam rütbe ölümden sonra
Allahı hakim bil diğerlerin mahkumun-aleyh
Gitti haznedar
Hazine kaldı (biz gibin) sarhoşlara
Cahit Zarifoğlu