Birbirine sarılmış kadın ve erkek heykeli, adeta sahici. Kadın, rüyadan uyanmaktan korkarcasına gözlerini kapamış, erkek ise kadını sımsıkı tutmuş elinden ve belinden, kendine iyice yaklaştırmak istercesine...Ama yüzü, yüzü içindeki fırtınaları aksettirmiyor, güçlü görünmeye çabalıyor. Zihninde endişeler... Halbuki o da naif, o da bir şakayık çiçeği. Tek gücü omuzundaki kadının kokusu, elinin altındaki bedenin sıcaklığı, kavradığı elde hissettiği kadının nabzı ve göğsüne temas eden kalbin atışları. Adamın burnunda afrika menekşelerinin kokusu, alnında volkan gibi sıcak bedenine çiseleyen yağmurun verdiği ferahlık ve avuçlarındaki ürkek serçenin sakinleşmesi için ne yapacağını bilememenin verdiği tedirginlik var.
İntihar, bilinçli bir tercih sonucu uygulamaya konulduğunda, insanın mutlak anlamda "birey" olması, bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır. Bir tür "tanrı"lıktır... Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; … O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivende Yukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için İsmet Özel İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta Ahmet Erhan dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden m...
