Yalancı Şahit

Bundan yüz sene kadar evvel, İstanbul’da Sultanahmet Adliyesi’nin karşısında, Binbirdirek yakınında bir kahvehane varmış. Mahkemeye yakın olmak dolayısıyla aylakçı takımından bazı uyanıklar burada oturur, yalancı şahit lazım oldukça kadı huzuruna çıkarlarmış. Yine bir seferinde kadı efendi davalıya “şahidin var mı?” diye sorunca adam “dışarıda efendim, bir çeyrek müsaade ederseniz hemen getiririm!” cevabını yapıştırmış. Sonra da malum kahvehaneye koşup rastgele birini “yürü şahitliğe gidiyoruz!” diyerek peşine takmış. Birbirini tanımayan bu iki adam bir yandan hızlı adımlarla mahkemeye gidiyorlar, bir yandan konuşuyorlarmış:

-Ağam nedir dava konusu?

-Alacak verecek meselesi!..

Şahit atılmış:

-Hâlâ ödemedi mi o pezevenk borcunu?

-Sus bre, borçlu olan benim!

Şahit bu sefer işi pişkinliğe vurmuş:

-Ödedin ya ağam, kaç kere ödeyeceksin!..