Ana içeriğe atla

Beş yılda geçse daha dün bırakmış gibi özleyeceksin.

İlk gün kolaydı
ikinci gün biraz zor
Üçüncü gün daha zor ikinciden

Günden güne daha zor:
Öylesine zordu ki yedinci gün
dayanılmayacakmış gibi neredeyse

Şimdiyse
özlemini çekerim
yedinci günün

Erich Fried


Şimdi hangi yollardan
Siliniyor izleri
Çağ dışı bir çağrıyı
Sigara içer gibi
İçine çekerek.

Behçet Necatigil



ölülerin bakışları misali kıpırtısız bakışlarla
bir sigara dumanına dalabilir insan

Furuğ Ferruhzad


yalnızlık bir barda unutulan sigara paketi gibidir
fark edildiği yerde sahiplenilir
ve hiçbir yalnızlık unutulduğu yerde bulunamaz

insan,
unuttuklarını arar mı..?

Pelin Onay



Yanıma yaklaşıp kibrit istediğinizde
ıssız bir adaya düşen
yalnız adamın
dumanı görülsün diye yaktığı
ateşiydi sizlere
uzattığım

Ve siz
her seferinizde
sigaranızı yaktınız
ama açıktan geçen gemiler gibi
yanınıza beni almadan
gittiniz! ..

Sunay Akın


yaşam belki, iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır,

Furuğ Ferruhzad



Bazen babamla gideriz, çok uzağa değil şuralara
Babamın gençliğine gideriz, benim gençliğime
Birer sigara yakar, vay anasını deriz.

Dilek Kartal


ne şiir çare artık ne üst üste sigara
ya gerçek değil benim gördüğüm
ya ben çok kötüyüm bu ara

Sıtkı Caney


bu şimdi ayrılıkönü yakılmış bir sigaranın ilk nefesidir

Bayram Balcı


Bir sevgili gibi, istediğinde ulaşabilirsin ama ulaşmaman gerektiğini, yollarınızın ayrılması gerektiğini bilmek gibi. 

Güneş Bor


Gitgide alışıyorum sana….
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz…
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin…
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun…

Ümit Yaşar Oğuzcan


gömleğini düzenli ilikler kıyıya iner sigara yakar
bir tabureye oturup denize bakar

Hayriye Ünal



Saçlarını düzeltir gibi yapan ellerinle
Sigarayı usulca tutan ellerinle
Elbiselerin için siyahlar toplayan ellerinle
Çok yağmurlu şarkıların o yanlış hüznüne tutkundun sen

Süleyman Unutmaz


sigaranı mı sordun sönmüş şurda duruyor
sönmüş orda duruyor işte
– ama ne kadar ahşap ev varsa yakar yine de

Turgut Uyar



Bazı geceler uyanıp sigara içiyorum karanlıkta
Odamdaki aynada yanıp sönen küçük kırmızı bir yıldızım

Didem Madak


Her şairin bir gülle bahtiyar olduğunu
Bir sana bir göklere baktığım gün hatırla
Gönlümün kahrın ile ihtiyar olduğunu
Sigaramı sessizce yaktığım gün hatırla

Nurullah Genç



Kendimi kendime sunuyorum -ben Seniha-
Bunu hep böyle yapıyorum.
Bugün de böyle yaptım
Önce bir sigara yaktım, usul usul giyindim

Edip Cansever


Sigarasını yakıyor o
İyi, yaksın
Bardağına cin koyuyorum
Ağır ağır içiyor
Her şeyin tersini taşıyor yüzü -sanki-
Ve taşırıyor
-Bir şair de olabilir, bir ermiş de-

Edip Cansever




tam nasıl söylemiştin, anımsayamıyordum -belki, yıllar içinde, kafamda o kadar evirip çevirmiştim ki bu tümceyi, tam biçimini artık yeniden kuramıyordum (yıllar sonra, o gün bu tümceyi üzerine not ettiğim sigara paketini buldum: şöyleydi:
“bizim senin ile hiç ilişkimiz olmadı ki…”)
önce hiçbir şey anlamadım; hep de düşünüp durdum; ancak da yıllar sonra, anladım:-
haklıydın

Oruç Aruoba



Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

?  Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu


Sana artık Ahmet Erhan diyorlar
Nereye gideceğini yitirmiş
yol, uçurum, dağ, bayır, çöl
Bir kuşun kanadından çıkan kav
Bir kibritin ömrünün, bir tek sigarayla sınırlı olması
- Alkol, kendileri seni seviyor
Her el titremesinin bir fotoğrafını çekmeli
yanık masa örtülerinin, kırık bardakların
Günışığında herşeyin, herşeyin görünmesi
Gibi iğrenç, gibi gerçek, gibi anlamsız

Ahmet Erhan


su içmek, sigara yakmak kadar
doğaldı sizde kaçmak

Hilal Karahan



Aç karnına sigara boş yere sigara
Sonra “tütünler ıslak” ve tafra

İdris Ekinci


ve güvertesinde
sigarasını rüzgâra karşı yakan
bir katil üşür

Sunay Akın


Bir ara çantandan sigara çıkardın ve yaktın. Allahım, bir sigara nasıl böyle güzel tutulur. Hani zararlıydı sağlığa. O ellerin tuttuğu her şey ömre ömür katardı. Ellerinle kutsadığın bir nesne nasıl zarar verebilirdi herhangi bir şeye. Tek bir hareketinle bütün bir sigara sektörünü aklayıp masumlaştırdın sen orada.

Ali Lidar


sigaramda yol görünüyor

Murat Kapkıner



Çayını açık içen
Bir çocuk olarak karşındayım, benim
Büyüklere görünmeden
Bi sigara yakabilirim

Müşir Fuat


Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara

Cemal Süreya


haydi sen bütün onlara git benimle
son sigaramdın
gidişin antinikotin

Cahit Zarifoğlu


şarkılıydım o gece
sigaram keyifle tüttü
düşlerimin arasında

Enver Ercan


sahile götürmeli çocukları, insanlar benzemeli birbirine
uzaktan geçen gemiler ilk gençlik yıllarım
demeli baba sigara dumanından bir mask suratında
yaşlanıyorum, çünkü korkuyorum diye sayıklamalı anne
kızımın kalbini karartacak gemiler ufukta

Ahmet Murat


Boynumda menekşe rengi bir papyon
Hafifçe sarkık
Dudağımda bitti bitecek bir sigara
Kenarında dudağımın
Dışarı çıktım.

Edip Cansever



Ne sigaralarda tat kaldı
Ne gönlümü avutur tazeler,
Önümde açık duran tek umut
Kapısı daraldıkça daraldı.

İlhan Berk


sevişme sonrası içilen sigaralar gibi yorgun ve uykuludur yüreğim

Pelin Onay



Gelse
Değişmiş çok, yaşlanmış da
Sigaramı yakıyor durmadan
İstemem diyemiyorum – ama yakmasa –

Edip Cansever


Bir demet kır çiçeğinin içinden,
Bir tanesi olsam ve kendimi saçlarına taksam…
Kahve olsam bir fincan,
Dumanı, kokusu olsam kahvenin,
Sardığım sigara olsam dudaklarında,
Bir öpücük, bir öpücük daha olsam.

Sahir Üzümcü



Sigaralar arasında duman altı bir gençliğim

Ve izmarit sonbaharında yaşam.
Kaçamak gülüşler,
Baktığım yerde durmalar.
Sebepsiz tartışmalar,
Yüklenmeler sonucunda büyük ağlamalar…

Aslında hayatı keşiş tadında yaşamak,

Lütfü Şener


Kalp şeklinde kültablaları
Kalbimde söndürülmüş birkaç sigaradan kalan kül

Didem Madak


Unutma!
Sabahlar artık gecikir.
İster sağa dön ister sola gözüne uyku değil gidenin hayali gelir.
Kendini şiirlere verirsin.
Elin sigaraya gider her on dakika da bir fena zehirlenirsin.

?


Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer

Ümit Yaşar


uzun sürmedi sokaklarda
kaçak sigara satışından kurduğum düşler

Sıtkı Caney


Sigara tutarlar, canım istemez
Alır, içerim ama

İsmail Uyaroğlu


ben bu şiiri bu baharda bitirirsem bahse girerim
bir mavisine bir de gazozuna bahse girerim
sigarayı bırakırım sekiz saat uyumaya başlarım

İsmail Kılıçarslan


Gardiyan yatağının kenarında,
elinde yağlı ebonit bir jop
ne zaman sigara isteyeceğini bekliyor tutkuyla..
Belinde sallanan anahtarlar
daha önce hiç duymadığın bir özgürlüğün şarkısını mırıldanıyor,
köprü açılıyor,
senin canın sadece sigara istiyor..

Düşsel


olur bırakma sigarayı, siktir et sağlığa zararlı sloganını.. sen
bilmiyorsun, gittiğinden beri izmaritlerde dudak izini aradığımı.

Küçük İskender


bi ekmek bi sigara borcumu
bakkala ödeyip,

Dilek Kartal


Tahminim öğle paydosunda zulada yakar bir acı sigara.

Utku Çakıl


Sigara üstüne sigara yakmasın,

İbrahim Berber


gündelik ayrıntılarda düşünüyorum seni..
çayını karıştırırken mesela,
mesela sigaranı söndürürken..

?


Ne zaman hürlüğün barışın sevginin aşkına
Bir cıgara atmışsak denize
Sabaha kadar yandı durdu

Cemal Süreya



bir cigara yakıp dalacağım biraz
aynen senin dudaklarını söyler kalbim
hep böyle uzaktan bakmayacağız mutluluğa
dans edeceğiz asfaltında şehirlerimin

Ömer Faruk Toprak


Cigaramı yakar evime dönerim…
-Gidin gemiler, gidin
Vardığınız yerlere selam edin
Gün olur bütün kaygılardan uzak
Ben de gelirim…

Turgut Uyar

Hiç unutmam, Tarancı ile ilk tanışmamda bana ‘Her mısrada bir cigara yaktırıyorsun’ demişti. Şiirin asıl yeniliği buydu. 

İlhan Berk


Varılmaz doruklarına yorgun düşer vuslat,
Bir cigaralık nefes olur yaşam!

Dündar Sansur


Senden sonra anlaşılır ancak
Boşluğu herşeyin.
Seninle beraberdir dolu kadehler
Şaraplar seninle aziz
Cigaralar seninle tüter
Ocaklar seninle yanar
Yemekler seninle yenir.

Sait Faik Abasıyanık


Sanırdım
Yanağımın sıcağına göç ediyor kırlangıçlar
Beni anla.
Geçti ömrüm iklimden iklime
Yuva yaptım kaç paket cigaranın bacasına
Yorgunum, kahvem çamur gibi
Batmaya da razıyım, artık beni anla
Yeter ki sen beni
Hiç yazamayacağım bir romanın kollarına atma.

Didem Madak


ha! bazen de hz. ali “cigara” içmeye geliyor

bunlar iyi şeyler
galiba
..

Muhammed Palewi


Bir cigara sar bitlis tütününden
bir çay demle sonra, anısı kalsın
bekle başında onun sabaha dek
Belki benim sana böyle sığınan
yapayalnız ve öylesine yorgun
kimliği duvarlarda kalan bir kaçak

Ahmet Telli



Zincirleme yanar bu garip cigara
Karşıda tüten baca
Anamın memesi burnumda tütüyor

Can Yücel


Bu yüzden bir gün seni bırakırım ya
Tütünü bırakmak gibi bir şey olur bu.

Evet, gün geliyor, bıkıyorum senden,
Ama İstanbul’dan bıkmak gibi bir şey bu.

Cemal Süreya



Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Hani kurşun sıksan geçmez geceden
Anlatamam, nasıl ıssız, karanlık…
Ve zehir-zıkkım cigaram.
Gene bir cehennem var yastığımda
Gel artık…

Ahmed Arif


Bir çay içer misin, yoksa kahve mi
Kibritim yok, demek cigaraya başladın
Ellerin de titriyor, bir şeyin mi var
Böyle bir kız değildin sen eskiden
Sana ne yaptılar, sana ne yaptılar?
Kirpiklerin ıslanıyor durup dururken
O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi
Çok değişmişsin birden tanıyamadım.

Attila İlhan



peşin söylemeli ki, sonra bana gücenmeyesin
benim cıgaram var, rakım var
alıştığım insanlar var bunca yıldır
sevdiğim, inandığım
onlarla görüşmeden edemem

Metin Eloğlu


Vazodaki boynu bükük papatya: Konuş benimle
Cıgaramın dumanından dökülen kül: Konuş benimle

Refik Durbaş


Ben cıgara içerim,
kitap okurum,
sana bakarım ben.
Sen oturmuş yemek hazırlarsın.

A. Kadir


Akşam üzeri balkona kuruldu muydu,
Bacak bacak üstüne atıp cıgarayı da yaktı mıydı,

Metin Eloğlu


yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin
yitirmiş öpücükleri
payı yok, apansız inen akşamdan
bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene
seni, anlatabilsem seni
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini

Ahmed Arif


Beş yılda geçse daha dün bırakmış gibi özleyeceksin.

Uğur Ziya Şimşek

Bu blogdaki popüler yayınlar

İntihar Şiirleri Bercestem & Edebiyatta İntihar

İntihar, bilinçli bir tercih sonucu             uygulamaya konulduğunda, insanın              mutlak anlamda "birey" olması,              bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır.             Bir tür "tanrı"lıktır... Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; … O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivende Yukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için İsmet Özel İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta Ahmet Erhan dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden m...

İstanbul Şiirleri Bercestem

      İstanbul'a meftûn olanlara Deniz bazan susup bazan homurdanıyor; Üsküdar ’da birkaç ışık sönüp yanıyor: Eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi... Sabahattin Ali Karaköy'den kalkan vapurlar bilir Yıllardır nasıl yangın Galata Kulesi Kız Kulesi'ne Ali Asker Barut Bugünse artık Görmek için denizi Sağa sola oynatması gerekecek Betonarme binaların arasında Üzgün duran boynunu Ali Asker Barut İstanbul’da bir sevdiğim vardı Keçi yavrusuna benzer, Rüzgar eserdi hafiften gözlerinde Halden anlardı. Cahit Külebi Selimiye'nin arkası Karacaahmet Az gerilesem sırtım selvilere değecek Tüylerim diken diken Ne var bunda ürkecek Halim Şefik Güzelson Vay canına tükürdüğümün İstanbul’u ... Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarı Ne gittim ne gördüm gitmek de istemem Taze ekmek bir parça beyaz peynir Şimdi olsa şuracıkta rakı içer Denize mi bakar kim bilir Oktay Rifat Kayacık'ta mekik atarken Penelope Düşü...

DİVAN ŞİİRİNDE ÖLÜM KARŞISINDA ÂŞIKLARIN İSTEKLERİ

Divan şiirinin temel mazmun çerçevesini âşık-maşuk arasındaki ilişki şekillendirir. Şiirlerde en fazla işlenen konuların başında, sevgili ve ona ait güzellik unsurlarıyla bunlara karşı âşıkların yaklaşımı gelmektedir. Divan şiirinde âşık, daima şairin kendisidir. Bu yüzden her şey sonuçta aşk ile ilgili görülür. Onun aşkı, mücerret güzelliğe duyulan bir aşktır. Âşığın gıdası üzüntüdür. Sevgiliden daima lütuf bekler. Sevgilisiyle asla bir araya gelemez. Onunla olan beraberliği daima hayalîdir. Âşık sevgilisinden beklediği ilgiyi görmek şöyle dursun, ondan daima işkence ve eziyet görür . Bu durum karşısında bile sıkıntılara tahammül etmesini bilen, hâline şükreden âşığın sevgilisine karşı olan aşkı daha da artar. Hatta sevgilinin sahip olduğu güzellik karşısında canını, ona verecek kadar cömerttir. Ancak o, bir türlü sevgiliden beklediği ilgiyi göremez. Sevgiliden daima ayrı kalır. Bu da âşık için bir ölümdür. Bu nedenle hayat ile ölüm arasında bir bocalayış içindedir. Ölüm, insanoğlun...

Zilif

Şimdi — Zilif için 14 Temmuz [-------] Sevgili Kızım, zorlukla yazıyorum. Elim rahatsız, titriyor.  Onun için, yazım çarpık-çurpuk oluyor. (Bu küçük defteri de kendim yaptım; sayfalan keserken o da biraz eğri-büğrü oldu.) Kusura bakma.  Yazdıklarımı şimdi okurken, beni iyice anlayabilecek konumda olacaksın — yıllar geçecek; büyüyeceksin. O zaman, bana küçükken beslediğin duygular, belki bir-iki anıya sıkışıp kalmış olacak; belki de, kocaman bir boşluğun incecik çeperleri durumuna gelecek; ama bu cılız anılardan onların anlamını çıkarabilecek yaşa gelmiş olacaksın; yıllar boyunca da, düşüne düşüne, çıkaracaksın. Bunu umuyor değil, biliyorum; çünkü sende, daha o yaşında bile, o anlamı kavrayacak gücü görmüştüm — yani, şimdi, görüyorum... Anımsıyorsundur: Senin için, “Benim kızım insan olacak” demiştim. Sen, benim bu sözümü o anda beynine kazımış, ama yüzüme de hayretle bakmıştın — o hayretini anımsıyorsun, değil mi?  Evet, gururla, biraz da övünçle söylemiştim o sözü (bab...

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...

GÖREN SANIR Kİ SAFĀDAN SAFĀDAN SEMĀ'-I RĀH EDERİM

MÜSEDDES I 'Aceb mi baht-ı siyahım-çün āh u' vāh ederim  Anıñ şikayetini yāre dād-hāh ederim  Hücum-ı hasreti gör bense gah gah ederim  Gehi ġarik-i tahayyür gehi şināh ederim "Gören şanır ki şafādan semā'-ı rāh ederim  Döner döner baķarım kūy-ı yāre āh ederim" II Benim firākıñ ile dil-şikest olan 'āşık  Hāyal-i hüsnün ile büt-perest olan 'aşıķ Mişāl-i secde düşüp hāke pest olan 'aşıķ  Fenā-yı aşk ile bi-pā vü dest olan 'aşıķ "Gören şanır ki şafādan semā'-ı rah ederim  Döner döner baķarım kūy-ı yāre āh ederim" III Firāz-ı 'arşa çıkar āh vāhımız her şeb  Nedir bu 'alem-i firķatde çekdigim yā Rab Bu muydu hilķatimizden bizim 'aceb matleb  Göñül gezer ser-i kūyunda muzțarib kāleb  "Gören şanır ki şafādan semā'-ı rāh ederim  Döner döner baķarım kūy-ı yāre āh ederim" IV Firāķı canıma geçdi o şūh-ı gül-bedenin  Figānım ile pür oldu derūnu meykedeniñ Ķarārı kalmadı hayfā dil-i elem-zedeniñ  Ne özge çillesi var [hecr...

Güvenli Bölge

MART 2012 Boşversene biz aşık olmayalım birbirimize. Olvido Heykel günahlar da dönüyor tövbe edildikleri yere Ayrılık Sevdaya Dahil Gözlüklü Şiir Yarın Güzeldir Fulyaların mevsimi geldi geçiyor En çok, gözlerinden korkuyorum senin.. Bir Nokta Hem Hiç Hem Dünya Gercekten diyaloglar Ah Fulya Resulullahla Benim Aramdaki Farklar Taş Parçaları Bahçeye Acıyorum O Kara Kırlangıçlar Dönecek Yine Seninle Kundakladım Sensizliğimi Alengirli Şiir yazma.. o zaman bekliyor insan Ağaran Bir Suyum Soğuk Mevsimin Başlangıcına İnanalım Satranç Dersleri Yenilgi anne beni merak et kanat çırpı(nı)şlarıdır ; adı AŞK... Unutmak Azize Açıkla beni kardeşim Sormuyorsun ama iyi değilim ben Kalbim, Kovulmuşlar Bahçesi Gitme demiyorum, hobi olarak gene git Ayrılık Nargile Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları Merak Kediyi Öldürür Yedi Beyaz Güvercin Sen türkü yak ben mermi Yaşamak Son Bir Kez Uyku Kardeşim - Fikret Kızılok Hiç Sevmedim (Neslihan)...

HAKLI OLMANIN KORKUNÇLUĞU

çarenin de insanı dermansız bıraktığı anlar vardır  delilerin yazları giydiği o serin palto gibi  peruktan, örtünmek icat eden bir general gibi mesela çarparak  kapısını gittiğim evlerin vahşetine benzemiyor  terk edilmek.  Üstelik bu saatte çıbanlar  "karşında kekelemeden konuşmak gibi" kudretli bir isteği anlamıyor  keşke diyorum  zalime dönüşüyor bütün kelimeler haklı olmak ne kadar korkunç  ağrıyan sırtlarıyla daktilo kadınlar takılıyor aklıma  evden çıkarken bir öğune yetmeyecek bıraktığım para.  gramofon avratlar telaşla söylerken şarkıları gülsem, karşımda gülmeyecek kimse yok çünkü ben ardından üzülecek değil  unutulacak adam olarak yaratılımış bir aşiretin  uzak şehirlerdeki başı dik şubesiyim  içim, karla karışık bir gece ki ne karanlık, ne sabah  başımda çok satacak bir endişenin müşterileri  gözlerimi kapatıp bağırıyorum  beni öldürenler bir adım öne çıksın! diye  duvardaki tablo susuyo...

Kİ AZRAİLE BĀRİ EYLE FERMĀN BU ARADAN BİZİ GELSÜN ÇIĶARSUN

Ķuluŋ işi güci dāǿim ķuśūrdur Senüŋ ismüŋ ile şānuŋ ġafūrdur Baġışla śuçumuzı luŧfuŋ ile Daħı ķurtar Ǿaźābdan fażluŋ ile Ǿİnāyet ķıl bize sensin teālā Ħalāś eyle belādan yüce Mevlā Żaįf ü dil-şikeste ħasteyem ben Naĥįf ü beste vü dem-besteyem ben Dükendi gözlerümden yaş ile ķan Gözüme uyħu gelmez oldı bir ān Dün ü gün zārilıķla dirüm Allāh Giçüpdür ömrimüz āh ile her gāh Bilüm bükildi kaddüm nūn oldı Gözüm giryān ü baġrum ħūn oldı Bilürsin yā İlāhį sen firāķum Dil ile şerĥ olınmaz iştiyāķum Nedür bilmem ki bu derdüŋ Ǿilācı Ki hįç yoķdur cihānda bundan acı Cihāna ķopısar bir gün ķıyāmet Bizüm başumıza her gün ķıyāmet Adūnun cevri žulmi cāna giçdi Daħı ķahrı vü zehri ĥadden aşdı Ne cevr itdi cihānda baŋa düşmen Ħuśūśā kim bilürsin saŋa düşmen Benüm ĥālüm saŋa rūşen degül mi Benüm seyrānuma il şen degül mi Disem ġayrılara ĥālüm ĥikāyet Ki ķorķaram idem senden şikāyet MuǾįn ismüŋ bize dāfiǾ degül mi Ġażabdan raĥmetüŋ vāsiǾ degül mi Eger derdimüze olmazsa dermān Ki Azrāile bāri eyle fermān ...

KEMAL SAYAR: RUHA CANLILIK VEREN ŞEY AZAR AZAR KAYBOLUR

İnsanın ruhu bazen kırılmaz; ama yine de eksik yaşar. Sessizce eksilir canlılık, varlık yavaşça solar.  ‘Yaşamıyor gibi’ yaşarsın. Bu, büyük acıların, derin çöküşlerin hikâyesi değildir. Daha sinsi, daha gündelik bir kayboluştur. Ruha canlılık veren şey azar azar kaybolur. Sabah uyanırsın hayat devam eder. Yapılması gerekenler yapılır, konuşulması gerekenler konuşulur. Fakat bütün bunların ortasında insan, kendi varlığına dokunamaz hâle gelir. Ne dibe vurmuşsundur, ne de suyun yüzüne çıkabilmişsindir. Bir araf, bir arada kalma hâli: Nehirde sürüklenen bir dal parçası gibi, yönsüz, ağırlıksız. Ruh sağlığı yalnızca hastalıkların yokluğu değildir. İnsanın iç dünyasında yeşeren bir “iyi oluş” hâli vardır ki, onu beslemediğimizde hayat sessizce solmaya başlar. Varlığın cevherini daima diri tutmak gerek. Modern zamanların en büyük yanılgısı da burada: Kötü hissetmiyorsak iyi olduğumuzu sanıyoruz. Oysa insan, sadece acı çekmeyerek değil; anlam bularak, bağ kurarak, bir şeye kalbini verere...