Dünyada iki erkek var
Her zaman karşıma çıkan
Biri sevdiğim adam
Ötekisi beni seven.
Birisi karanlık gecelerimin
Düşlerinde bile can evimdedir
Öbürü kalbimin önünde bekler
Bekler durur ama açılmaz kapı.
Birinin sadece soluğu yeter
Beni mutluluğa ulaştırmaya
Öteki ömrünü bağışlar bana
Kalkıp geri vermem bir saatini.
Birisi kanımın sıcaklığında
Aşkın öz türküleriyle yaşar
Öbürü can sıkıcı günlerim içinde
Umutsuz koşar.
Her kadın bu ikili yaşamı tadar
Sevilenle seven arasında
Ama bir kez tek kişi olur o iki insan
Yalnız bir kez her yüzyılda !
Tove Ditlevsen
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
09 Nisan 2013
Artık Gidiyorum
Artık gidiyorum,
Beni uğurlayan kardeşlerim,
Hepinize eğilerek ayrılıyorum.
Yalnız sizin son ve nazik sözlerinizi bekliyorum,
Uzun zaman komşuluk ettik ama
verebildiğimden çok aldım.
Şimdi gün ağardı,
karanlık köşemi aydınlatan lamba söndü,
Bir davet geldi ve ben yol için hazırım.
Bu ayrılık gününde bana bol şans dileyin
arkadaşlarım,
Beraberimde ne götüreceğimi sormayın.
Seyahatime boş eller
ve ümid eden bir kalple çıkıyorum…
Rabindranath Tagore
Çeviri: Bülent Ecevit
Beni uğurlayan kardeşlerim,
Hepinize eğilerek ayrılıyorum.
Yalnız sizin son ve nazik sözlerinizi bekliyorum,
Uzun zaman komşuluk ettik ama
verebildiğimden çok aldım.
Şimdi gün ağardı,
karanlık köşemi aydınlatan lamba söndü,
Bir davet geldi ve ben yol için hazırım.
Bu ayrılık gününde bana bol şans dileyin
arkadaşlarım,
Beraberimde ne götüreceğimi sormayın.
Seyahatime boş eller
ve ümid eden bir kalple çıkıyorum…
Rabindranath Tagore
Çeviri: Bülent Ecevit
Merdivenlerde
Ben o onursuz basamakları inerken
sen kapıdan giriyordun; ilk kez
yüzünü gördüm bir an, sen de beni.
Saklandım hemen görmeyesin diye,
aceleyle geçtin yüzünü gizleyerek
O bayağı eve girdin süzülürcesine
ama bulmamış olmalısın hedonizmi sen de benim gibi.
Sana verebilirdim oysa aradığın aşkı;
bunu yorgun ve kuşkulu gözlerin söylüyordu,
aradığım aşkı verebilirdin bana.
Hissetti ve aradı birbirini bedenlerimiz
anladı bunu kanımız ve tenimiz
Ama ikimiz de saklandık, tedirgin.
Konstantinos Kavafis
sen kapıdan giriyordun; ilk kez
yüzünü gördüm bir an, sen de beni.
Saklandım hemen görmeyesin diye,
aceleyle geçtin yüzünü gizleyerek
O bayağı eve girdin süzülürcesine
ama bulmamış olmalısın hedonizmi sen de benim gibi.
Sana verebilirdim oysa aradığın aşkı;
bunu yorgun ve kuşkulu gözlerin söylüyordu,
aradığım aşkı verebilirdin bana.
Hissetti ve aradı birbirini bedenlerimiz
anladı bunu kanımız ve tenimiz
Ama ikimiz de saklandık, tedirgin.
Konstantinos Kavafis
Özdemir Asaf Sözleri
Ne derseniz deyin, Heykellerin saçı yoktur.
Dünüyle ünlü insanlar bugün gün yüzü görmezler.
Her seven sevilenin boy aynasıdır. Sevmek sevilenin o aynaya bakmasıdır.
Sevilenin yanlışı görünmez, sevilmeyenin görüntüsü yanlıştır.
Damla biraz daha küçük veya büyük olamayacağı gibi ben de biraz daha şöyle biraz daha böyle olamam.
Evlilik, iki kişilik yalnızlıktır.
Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler .
Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır… Harcayacaksın!
Bugüne en uzak gün, dün.
Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı.
Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.
Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.
Sustuğunu bilen olgundur, bildiğini susan değil.
Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı, ben ölürdüm.
Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.
Gerçek değer; gelmesi boşluk dolduran değil gitmesi boşluk yaratan.
Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam bitirmek değil de, Sana hep hep yeniden başlamak isterim.
Yolun geleceğini çizdim, geçmiş gibi.
Solan renkleri boyamakta o boyasız boyacı.
Anı bahçelerinde üşümek sıcaktı.
Bir kez geçer, bir insan bir karşı’ya, Ondan sonra artık her-şey karşı’dır.
Ölüm; ben seni utanç ile titrerken gördüm.
Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş,
Sersem. Beni seni beklerken ölmem ki… Beklersem.
Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu!..
Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu…
Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.
Keşke sen ben olsan; seni sevmenin ne kadar zor olduğunu anlasan, Keşke ben sen olsam; bu kadar sevilmenin tadını çıkarsam..
Benim söylemek için çırpındığım gecelerde SİZ YOKTUNUZ…
Geleceğim, bekle dedi, gitti..Ben beklemedim, o da gelmedi.Ölüm gibi bir şey oldu..Ama kimse ölmedi.
Yaşamak için bırakılmış bir yön baktım, yoktu:
Ben direnmek için elimden gelin yaptım.
Kendi bahçesinde dal olamayanın biri,
Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
Yanına kadar koştuktan sonra, bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur.
Ben birini sevmiyordum. O da beni sevmiyordu.Bir gün bir yerde randevulaştık.Ben gitmedim.O da gelmedi.
Sana gitme demeyeceğim; ama gitme Lavinia…
Biraz sonra, sonra olacaktır.
Bilmiyorum ne vardı saçlarında…
Rüzgar mı delice eserdi,
Gözlerim mi öyle görürdü yoksa…
Saçlarının her hali hoşuma giderdi!
Özdemir Asaf
Dünüyle ünlü insanlar bugün gün yüzü görmezler.
Her seven sevilenin boy aynasıdır. Sevmek sevilenin o aynaya bakmasıdır.
Sevilenin yanlışı görünmez, sevilmeyenin görüntüsü yanlıştır.
Damla biraz daha küçük veya büyük olamayacağı gibi ben de biraz daha şöyle biraz daha böyle olamam.
Evlilik, iki kişilik yalnızlıktır.
Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler .
Bir sevgiyi anlamak, bir yaşam harcamaktır… Harcayacaksın!
Bugüne en uzak gün, dün.
Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı.
Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.
Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.
Sustuğunu bilen olgundur, bildiğini susan değil.
Ben ölseydim, o belki ağlardı. Ama o ağlasaydı, ben ölürdüm.
Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.
Gerçek değer; gelmesi boşluk dolduran değil gitmesi boşluk yaratan.
Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam bitirmek değil de, Sana hep hep yeniden başlamak isterim.
Yolun geleceğini çizdim, geçmiş gibi.
Solan renkleri boyamakta o boyasız boyacı.
Anı bahçelerinde üşümek sıcaktı.
Bir kez geçer, bir insan bir karşı’ya, Ondan sonra artık her-şey karşı’dır.
Ölüm; ben seni utanç ile titrerken gördüm.
Ölünceye kadar seni bekleyecekmiş,
Sersem. Beni seni beklerken ölmem ki… Beklersem.
Gelmesen önemli değil, gelsen önemli olurdu!..
Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu…
Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.
Keşke sen ben olsan; seni sevmenin ne kadar zor olduğunu anlasan, Keşke ben sen olsam; bu kadar sevilmenin tadını çıkarsam..
Benim söylemek için çırpındığım gecelerde SİZ YOKTUNUZ…
Geleceğim, bekle dedi, gitti..Ben beklemedim, o da gelmedi.Ölüm gibi bir şey oldu..Ama kimse ölmedi.
Yaşamak için bırakılmış bir yön baktım, yoktu:
Ben direnmek için elimden gelin yaptım.
Kendi bahçesinde dal olamayanın biri,
Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
Yanına kadar koştuktan sonra, bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur.
Ben birini sevmiyordum. O da beni sevmiyordu.Bir gün bir yerde randevulaştık.Ben gitmedim.O da gelmedi.
Sana gitme demeyeceğim; ama gitme Lavinia…
Biraz sonra, sonra olacaktır.
Bilmiyorum ne vardı saçlarında…
Rüzgar mı delice eserdi,
Gözlerim mi öyle görürdü yoksa…
Saçlarının her hali hoşuma giderdi!
Özdemir Asaf
08 Nisan 2013
Şimdi Sevişme Vakti
Çıplak heykeller yapmalıyım
Çırılçıplak heykeller
Nefis rüyalarınız için.
Ey önünden geçen ak sakallı kasketli
Yırtık mintanından adaleleri gözüken
Dilenci.
Sana önce
Şiirlerin tadını
Aşkların tadını
Kitaplardan tattırmalıyım
Resimlerden duyurmalıyım. Resimlerden.
Şu oğlan çocuğuna bak.
Fırça sallıyor
Kokmuş manifaturacının ayağına
Dörtyüzbin tekliğinden
On kuruş verecek.
Seni satmam çocuğum
Dörtyüzbin tekliğe.
Ne güzel kaşların var
Ne güzel bileklerin
Hele ne ellerin var, ne ellerin.
Söylemeliyim.
Yok
Yok... meydanlarda bağırmalıyım
Bu küçük
Güllerin buram buram tüttüğü
Anadolu şehri kahvesinde
Kiraz mevsiminin
Sevişme vakti olduğunu.
Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım.
Baygınlık getiren şiirler.
Kiraz mevsimi, kiraz
Küfelerle dolu pazar.
Zambaklar geçiriyor bir kadın
Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor.
Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını.
Belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancı
O biçimsiz Bizans şarkısı.
Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam?
Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu.
Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını
Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam
Boş geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere.
Mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacı çocuğun
Oğlu bir şiir okusa
Karacaoğlan'dan
Orhan Veli'den
Yunus'tan, Yunus'tan...
Çırılçıplak heykeller
Nefis rüyalarınız için.
Ey önünden geçen ak sakallı kasketli
Yırtık mintanından adaleleri gözüken
Dilenci.
Sana önce
Şiirlerin tadını
Aşkların tadını
Kitaplardan tattırmalıyım
Resimlerden duyurmalıyım. Resimlerden.
Şu oğlan çocuğuna bak.
Fırça sallıyor
Kokmuş manifaturacının ayağına
Dörtyüzbin tekliğinden
On kuruş verecek.
Seni satmam çocuğum
Dörtyüzbin tekliğe.
Ne güzel kaşların var
Ne güzel bileklerin
Hele ne ellerin var, ne ellerin.
Söylemeliyim.
Yok
Yok... meydanlarda bağırmalıyım
Bu küçük
Güllerin buram buram tüttüğü
Anadolu şehri kahvesinde
Kiraz mevsiminin
Sevişme vakti olduğunu.
Resimler seyrettirmeli, şiirler okutturmalıyım.
Baygınlık getiren şiirler.
Kiraz mevsimi, kiraz
Küfelerle dolu pazar.
Zambaklar geçiriyor bir kadın
Bir kadın bir bakraç yoğurt götürüyor.
Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını.
Belediye kahvesinde hâlâ o eski, o yalancı
O biçimsiz Bizans şarkısı.
Sana nasıl bulsam, nasıl bilsem
Nasıl etsem nasıl yapsam da
Meydanlarda bağırsam?
Sokak başlarında sazımı çalsam
Anlatsam şu kiraz mevsiminin
Para kazanmak mevsimi değil
Sevişme vakti olduğunu.
Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını
Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam
Boş geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere.
Mezarımda bu güzel, uzun kaşlı boyacı çocuğun
Oğlu bir şiir okusa
Karacaoğlan'dan
Orhan Veli'den
Yunus'tan, Yunus'tan...
Mektup
I
Vapurun dümen yerinde çaldığım ıslık
Yağmurlu güvertedeki türküm
Sana yaklaşmaya vesiledir
Yoksa canım, seni unutmak için değil.
Senden sonra ancak anlaşılır
İnsanoğluna öğretilen yalanlar.
Senden sonra anlaşılır ancak
Boşluğu herşeyin.
Seninle beraberdir dolu kadehler
Şaraplar seninle aziz
Cigaralar seninle tüter
Ocaklar seninle yanar
Yemekler seninle yenir.
II
Senden bahis açılmadıkça susmak isterim
Senden bahis açılmaya vesiledir.
Kınalıada, vapur, deniz, yunus
Şimdiye kadar neden gökyüzü değildi
Niye böyle oldu
Neden kitapları severdim?
Bu şehirde ikimiz birden nefes alıyoruz
Yoksa neye yarardı bu garip şehir?
Burada senin doğduğun bana malumdur
Yoksa sever miydim minareleri
Süleymaniye'yi?
Sen gavur olduğun halde.
Sait Faik Abasıyanık
07 Nisan 2013
Sarah Blasko - All I Want
Bu yüzden direnmeyi bırak
Yanımda hiç bir oda yok
Aşk aramıyorum
Burada olacağım de, burada olacağım
Ama anlamanın hiç bir yolu yok
İstediğim tüm şey
İstediğim tüm şey
İstediğim tüm şey
Kendimi bile bilmediğimde
Başka bir partner istemiyorum
Bu yüzden uğraşma ve tılsımı bozma
Ben kendimi bile anlayamıyorum
Bu yüzden yardım edebileceğini düşünme
Olayları söylediğimde ve gördüğümde
Bunu söylemenin hiç bir yolu yok
Kimse yalnız olmak istemez
Ama ne yapmam gerek?
Sadece dürüst olmaya çalışıyorum
Seni incitmek de istemiyorum
Orada olacağım zaman, orada olacağım
Kulağa karışık geldiğini biliyorum
Ama tüm istediğim
Tüm istediğim
Tüm istediğim
Tüm istediğim
Tüm istediğim
Bak, tüm istediğim
Tüm istediğim
Bir gün kendimi öğrenmek
All I Want
So don't keep holding out your hands
There's no room beside me
I'm not looking for romance
Say I'll be here, I'll be here
But there's no way you'd understand
All I want
All I want
All I want
When I don't even know myself
I don't want another partner
So don't try and break the spell
I can't even understand me
So don't think that you can help
When I say things and see things
That's no way on earth to tell
What I want
What I want
What I want
'Cos I don't even know myself
No-one wants to be lonely
But what am I to do?
I'm just trying to be honest
I don't want to hurt you too
When I'll be there, I'll be there
I know I sound confused
But all I want
All I want
All I want
All I want
All I want
See, all I want
All I want
Is to one day come to know myself
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






