24 Mayıs 2015

Kuşkonmaz

1. Merak ediyor
    gökyüzüne bakarken
    damda üşüyen kedi
    ocakbaşında uyuyan kedinin
                         koltuk altlarını.

2. Üst üste düşünce bakışları
    utanıyor denizanaları
    hiç aşklaşmadıklarına
    ve yalnızlığı anlıyorlar ilk kez
                         dünyada.

3. Merak ediyor yarasalar
    mor halkalan dar
                         memeleri
    nasibini bekleyen dudaklar
    suçsuz değil mi.

4. Merak ediyor gece
    seni
          soyunacak kadar güzel mi.

5. Hep açık dursun pencere
    ışık alsın saksıdaki menekşe
    evin içi güneşlenmeli
    ve gündüzleri de sevişmeli
                         yüzü güzel kadınlar.

7. Kuşkonmaza konsun kuşlar.


Sabahattin Yalkın

Haçlı Savaşlarında Bir Ahmet

1. Ahmet ... sen hiç yaşadın mı adından ayrı
    dipsiz bir kuyuya atılan yadataşı nasıl
    düş kurar uykusunda gizli gizli
    eski bir toprağın öyküsüydü
    zamana karışan yaşlı gözleri

    ve dualı su dökmüşlerdi başlarından aşağı
    kesilsin diye çocukların korku nöbeti

2. Kente indiğinde dikelmişti önünde şövalye bıyıkları
    testere tekerlekli arabalar geçmişti yaralıların üzerinden
    Ahmet ... sen hiç yıkandm mı ölünden ayrı
    kınsız bir kılıca bulaşan kan nasıl
    büyür sevdalarda dudaklardan karınlara

    ve sevişemeyecek kadar yorgun kadınlar 
    ağıtlar yakmışlardı kara yazgılarına

3. Bir masaldan çalınan zehirli yüzük
    parmaktan parmağa büyüsünü taşıdıkça
    Ahmet ... sen hiç utandın mı göğünden ayrı
    İnce mumlu rahibe ilahilerinde nasıl
    kanatlanır bunca öç bunca acı

    ve zulüm adına dikilen heykellerde 
    unutma tanrıların günahını


Sabahattin Yalkın

Yeniden Babaevinde

I
İttim açılmadı kapı
ittim açılmadı
Çitten atladım
bahçeyi ot bürümüş
çardağın altı boş

Asma kocamış, seyrelmiş salkımları
Elimi uzattım
mosmor güldü
sonra avucuma döküldü taneleri
ılık, buğulu...
...ekşiden çok buruktu

Sis bastı bahçeyi
kapı gıcırdadı
Annem seslendi
Ve yaklaştı
koştukça eteklerinden elmalar yuvarlanan
kardeşlerimin ayak sesleri

II
Beşi bitirmiştim
Temiz bir elbise giydim
Ölmek istiyordum
Mis kokulu bir çarşaf serdim yatağa

"Okuduğu yeter" demişler
"patlıcan biber kızartmayı öğrensin biraz da."
Benim yarınımı konuşmuşlar
komşuları babamla

Hiç patlıcan kızartamadım
sonra

Parmaklarımdan
babama benzer bir damadın
kanı sızar hâlâ


Sennur Sezer

23 Mayıs 2015

Üsküdar İskelesinde İki Lostracı Çocuğun Konuşmasından

Öyle gül atıcam ki size gelecek maçta
Âdem abim bilem tutamaz elleri yanar

Can Yücel

Bir Daldan Bir Dala

Ölüm bir sarmaşık
Gövdemi sarmalıyor,
Üst dallara tırmanıyor usum,
Uslan Ey Dil Uslan Artık
İhtiyar Olmaktasın
Şarkısını mırıldanarak
Usul
Usul


Can Yücel

Islak Öykü

Yağmur duasına çıkmış köylüler
Aptes almış
Göğe el açıp
Yedi rekat namaz kılmışlar
Üç keçi kesmişler sonra
Sana fazla düştü bana az diye
Çıngar çıkmış aralarında
Tabancalar patlamış
Candarma yağmış üzerlerine


Can Yücel

Benden De Koyu Mai Bir Blues

Senlen raks rakına kalktıkta
Başım ayaklarınla
Ayaklarım başınla beraber,
Ve oran orama değdikçe,
Evler boşalıyor
Sokaklar boşalıyor
Bahçeler masalar boşalıyordu
Ben boşalıyordum,
Bizden gayrı kalan
Bi tek rüzgar vardı
Yaprakları üfleyen rüzgâr…
Senden ayrılınca anımsadım
Dünyanın bu kadar kalabalık olduğunu…

Can Yücel