08 Ocak 2016

Fotoğraf

Bir fotoğraf kalacaksa bizden, biri ona baktığında
bizi birbirimize aşılayan ikiz duyarlığımızı görsün

Sözün örtüsünü açıp eylemi çıkarmak için ışığa
her adımda sınavdan geçiren alınyazımızı görsün

Yıkımın çarkı kırılsın da acıdan arınsın diye dünya
onca çileye sabırla direnip kafa tutmamızı görsün

Boğulan bir çığlık mı var zindan duvarları ardında
kimse duymasa bile bizim duyacağımızı görsün

Sessizliğe bürünse ortalık, herkes susacak olsa
yine de kısılmayan bir sesle konuşan ağzımızı görsün

Biri baktığında sevgilim bizden kalacak o fotoğrafa
her sevinci bir hasatta devşirip yaşadığımızı görsün

Yaşamın ürettiği sevinç ömrümüzün hasadıyla buluşunca
birbirimizin yüzünde bir yıldıza baktığımızı görsün

Bu sevdalı buluşmadan bir görüntü yansırsa yarına
ona bakan bizi değil, bizde ışıyan o yıldızı görsün

Kemal Özer

07 Ocak 2016

Sorma

Ne günler ne aylar geçirdim
Ama nasıl, boşu boşuna,
Neyse… O bir şey değil de
Baharda çiçekleri seyretmeye
Öyle az vakit ayırdım ki, sorma…

Fujiwara no Okikaze

Akşamın tek gürültüsü

Akşamın tek gürültüsü
Beyaz kamelyaların
Dökülüşü…

Takakuwa Ranko

Ne acınacak hali vardı

Ne acınacak hali vardı
Şu sıska orkidenin.
Ama tomurcuklandı işte!

Matsuo Basho


Feryat-figan

Feryat-figan
Ağustos böceğinde
Sevdadan yanıp-tutuşmalar
Kavrulur da aşktan pervane
Ne sesi, ne soluğu çıkar.

Anonim / IX. Yüzyıl
Çeviri: Lütfullah Sami Akalın

Yıkılma Sakın

Kötü şey uzakta olmak
Dostlarından, sevdiğin kadından
Yasaklanmak bütün yaşantılara
Seni tamamlayan, arındıran
Kapatıldığın dört duvar arasında
Sağlıklı, genç bir adam olarak

Neler gelmez ki insanın aklına
Sevinçli, özgür günlere dair
Kalmıştır yüzlerce yıl uzakta
Onunla ilk kez öpüştüğün şehir
Acı, zehir zemberek bir hüzün
Kalbinden gırtlağına doğru yükselir

Görüyorsun işte küçük adamları
Köhnemiş silahlarıyla saldıran sana
Kimi tutsak düşmüş kendi dünyasına
Kimisi düpedüz halk düşmanı
Diren öyleyse, diren, yılma
Yürüt daha bir inatla kavganı

Babeuf'u hatırla, Nazım Hikmet'i
Bir umut ateşi gibi parlayan zindanlarda
Hatırla Danko'nun tutuşan kalbini
Karanlıklari yırtmak arzusuyla
Ve faşizme karşı, zulme, zorbalığa
Düşün acılar içinde vuruşan kardeşleri
Elbette vardır bir diyeceği, bir haberi
Bir kaçağa çay sunan Kürt kadınlarının
Dağlar dilsizdir yalçındır
Ama gün gelir bir diyeceği olur onların da
Ve dağlar, ıssız tarlalar başladı mı konuşmaya
Susmazlar bir daha, söz artık onlarındır

Kötü şey uzakta olmak
Dostlarından, sevdiğin kadından
Yasaklanmak bütün yaşantılara
Seni tamamlayan, arındıran
Ama bir devrimciyi hakli kılan
Biraz da acılardır unutma

Yıkılma sakın geçerken günler
Yaralayarak gençliğini
Onurlu, güzel geleceklerin
Biziz habercileri düşün ki
Ve halkın bağrında bir inci gibi
Büyüyüp gelişmektedir zafer.

Ataol Behramoğlu

Yangın

biliyordum; âteşîn bir suya daldırıp mumdan kürekleri
eridik tel tel hüzne ve gama
kavuşturur gibi tavrımızı mürted
bir kalemle açtık ve tükettik o yolu
küle verdik ne varsa söze dâir
biz de kendimizce galibdik ammâ
yalandı yangınımız.

İdris Mahfi Erenler