12 Şubat 2021

Hatırla desem neydi hatırlanacak olan

Hatırasında yer aldıklarıma


Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok,
Çünkü sen zaten bunlara sahipsin.
O yüzden sana bir ayna getirdim.
Kendine bak ve beni hatırla!…

Mevlâna Celâleddin-i Rûmî


Hatırladıkça kalbimi yırtan bir söz duyarım da
Tebessüm ederim bu sözün sahibine

İmam-ı Şafiî


Kâküllerini şâneye çektikçe seherler
Yadına getür, kalb-i dil-efgârı unutma

Esrâr Dede


kırılırsam

şiddetine yutulursam bakışın
yaralı benlik; yaralanabilirlik
yüzü hatırlamak yetmez
bana karşılaşma gerek
...
ara bölgede, askıda
incinebilirliğimiz
yüz hep hatırlatır
öldürmeyeceksin!

yüzün hatıra sandığımdır.

Asuman Susam


tavanı kırmızı, duvarları beyaz badanalı
bir odada bir arada bir ara olmalıyız, hatırladınız
bıçak sapı gibi gülümsememe de izin vermelisiniz
– babam bana küstü, döv onu babaanne

Küçük İskender


İnanmasına inanırım dostlarım
İnanırım,
Rakı sofrasında bile olsa,
Beni zaman zaman hatırlayacağınıza
...
Kırıldım sanmayın birinizden birinize;
Dersem ki size:
– Sahiden öldüğüme olursa cevaz,
Bana kimse anam kadar yanmaz.

Cahit Sıtkı Tarancı


Yabancı bir ülkeydi bundan sonrası,
Bir aile, şimdiye dek tanımadığı…
Sık sık kederli, gizli kuşkularla
Gölgeleniyordu ışıltılı çizgileri.
Duruşu, tavrı öyle bir anlamla,
Öyle bir sadelikle doluydu ki,
Tanrının ve cennetin düşmanı
O sırada görseydi Tamara’yı.
Eski yaşantısını hatırlayarak
Başını çevirir, iç çekerdi mutlak…

Mihail Yurgeviç Lermontov


Fakat hatırla hepsinin asıl istediği
Kalbini parça parça etmektir!
Kızım dikkat et karanlığın gözleri yok

Albert Nyathi


Ailesine sevgilimin
Rasladım yolculukta;
Sevindiler beni görünce
Küçük kardeş, anne, baba.
Sordular hatırımı: Nasılsın?
Eklediler sonra:
“ Hiç değişmemişsin,
Yüzün biraz solgun ama!”

Heinrich Heine


Görsen yüzümü bile tanımazsın
O kadar uzaklarda kaldı ki
O kadar çöktü ki kalbim kederinle
Hatırlamazsın

Halim Yağcıoğlu


-Babanı eski haliyle hatırla.

Rüzgâr Gibi Geçti


Annemin yüzünü hatırlıyorum bunaldıkça
Ve Allah’ı.

İlhami Atmaca


Kuşkusuz, bir çeşit sığınaktır bellek. Ama o da
tükenir,
onun da, rastgele ve yabancı bile olsa, yeni görüntülere
gereksinimi vardır.
Ben bu pencereyi seçtim. Buradan, yarı içerde yarı
dışarda, sarkıp bakarken,
görüyor ve hatırlıyorum. Hiçbir şey benim değil.
Her şey sessiz.

Yannis Ritsos


Hatırlamak için harcadığımızdan çok daha fazla çabayı unutmak için harcıyoruz herhalde.

Ahmet Altan


Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.

Aslı Erdoğan


hatıran belleğimde demirleyen  bir gemi

Che Guevara


Seni hatırlamak için yolumu uzattım
Daha fazla zaman verdim kendime
Bu gece, bu orta yaş ovasında
Bu hat üzerinde
Bana bir tek söz söyle.

Birhan Keskin


Hâlâ hatırımdadır odama son gelişin,
Ve gitmeden önce
Saçlarını tarayışın hâlâ aynada…

Necati Cumalı


Neyse ki en acı olayları en derine kaydedebilen hafıza aynı zamanda unutabilme ve hatırladıklarını yeniden kurgulayabilme yeteneğine de sahip. İnsana bahşedilen en büyük hediyelerden biri bu bence.

A. Esra Yalazan


insan tanıdık birini arar kötü kararlar verirken
kolların hafızası en doğruyu hatırlar

Osman Konuk


Tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
Hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni..

Özdemir Asaf


Yitik hafızam: Öksüz çocuğum benim
kendini unutma olur mu?

Birhan Keskin


”hafızamı kaybetttim, dedim doktora..
“bir tek, onu sevdiğimi hatırlıyorum…”

Küçük İskender


beni güzel hatırla

Okan Savcı


beni nasıl öldürmek istersen öyle hatırla

Jan Ender Can


Ben giderim adım kalır,
Dostlar beni hatırlasın.
Düğün olur, bayram gelir,
Dostlar beni hatırlasın.

Can bedenden ayrılacak,
Tütmez baca, yanmaz ocak,
Selam olsun kucak kucak,
Dostlar beni hatırlasın.

Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş, kim gülecek
Murat yalan, ölüm gerçek,
Dostlar beni hatırlasın.

Gün ikindi akşam olur,
Gör ki başa neler gelir,
Veysel gider, adı kalır
Dostlar beni hatırlasın

Aşık Veysel


Hatırla beni uzaklara gittiğin zaman,
Uzaklara, o sessiz ülkeye;
Bir daha elimden tutamıyacağın zaman
Ya da ben gitmeye hazırlanırken
Hatırla beni, bir daha geleceğimize dönük
Düşüncelerini söyleyemeyeceğin zaman
Yalnızca hatırla anlıyor musun,
Ya da dua etmek icin geç olmadan
Beni, unutman gerekirse, kısa bir süre
Ve sonra hatırlarsan, üzülme.
Bir zamanlar benim olan düşüncelerden
Bir iz bırakırsa karanlıklar
Daha iyidir beni unutman ve gülümsemen,
Hatırlayıp üzülmektense.

Christina Georgina Rosetti


Kuş ölür, sen uçuşu hatırla.

Füruğ Ferruhzad



Hatırla, gün gelip beni kader
Sonsuza dek senden ayırınca,
Üzüntü, sürgün ve seneler
Bu çaresiz kalbi soldurunca;
Düşün son elvedayı, hazin aşkımı düşün!
Yokluk ve zaman hiçtir insan sevmeye görsün.
Kalbim çarpıp durdukça,
O hep diyecek sana:
Hatırla.

Hatırla, soğuk toprak altında
Kırık kalbim sonsuza dek uyurken;
Hatırla, yalnız çiçek mezarımda
Böyle usul usul açıyorken,
Seni bir daha görmeyeceğim, ama ölümsüz ruhum
Sadık kızkardeş gibi dönüp gelecek sana.
Gecenin içersinde
İnleyen sesi dinle:
Hatırla.

Alfred De Musset


Kimse hatırlamıyor adımı
Bahar gelmiş.
Balkonlar serin
Annelerin çocuk ambarı balkonlar serin
Su dalgın değil. bademler açmış
- Sahi kaç yıldır yalnızım ben

Refik Durbaş


Hatırla; hayatım bir soluktan ibaret
Çöldeki bir pelikan gibiyim
Ve bir serçe gibiyim, damda tek başına kalmış.
Dökülmüş su gibiyim
Ve ölüp gitmişler gibiyim

Furuğ Ferruhzad


Ve ben artık mutsuz bir adamım.
Günler,haftalar,aylar akıp giderken,
ben yaşamıyor da daha ziyade vakit geçiriyorum.
Ortalık karardıktan sonra pencereden yıldızları izliyorum.
Umut etmiyorum, kızmıyorum, üzülmüyorum.
Sadece h a t ı r l ı y o r u m...

Alper Canıgüz


"siz bana bir adamı hatırlatıyorsunuz, mısraların içinde gezinen..."

*


Şimdiden bir hatırasın
Bulutsa, tozsa, uçarsa
Bütün (aşklar) paranteze alınsın
Rüzgar çanısın, rüzgarın diline dolanırsın
Ne bir şarkısın,
ne de dillerde nağme adın
Artık bazı şarkılar kadar yaralısın

Didem Madak


Tahattur et o demde ki şikeste gönlüm türâb-ı
bârid altında hâb-ı ebediye dalacaktır!
Tahattur et o demde ki medfenim üzerindeki bir
tek çiçek âheste âheste açılacaktır.
Amma ki sermedî olan rûhûm bir hemşire-i sâdıka
gibi senin nezdine gelecektir.
Geceleyin dinle bir sadâyı ki tahattur et diye
inleyecektir.

Alfred de Musset
Tercüme: Nigar Bint-i Osman


Bize bir zevk-i tahattur kaldı
Bu sönen, gölgelenen dünyâda!

Ahmet Haşim


Dedim ki hatırla hatırlamaktır zaman
Bütün dillerde.
………………………… Yüzün de odur
Yüzün ki bir ormanın sayısız en sık yerinde
Bir akşamın akşam olduğudur bende

İlhan Berk


Sustu bülbül gazel döktü bağlarım
Her gün hatırlarım her gün ağlarım
Veysel ağlamanın zamanı geldi

Aşık Veysel


uzun uzun susuyorsun bir gülü koklarken
hatırlamak böyle bir şey olmalı diyorum

Ahmet Telli


İhtiyarın bir oğlu vardı ve yirmi yıl kadar önce savaşta ölmüştü. Pek gençti öldüğü zaman ve şimdi onu Çordon’dan başka kimse hatırlamıyordu.

Cengiz Aytmatov / Oğulla Buluşma


Her şairin bir gülle bahtiyar olduğunu
Bir sana bir göklere baktığım gün hatırla
Gönlümün kahrın ile ihtiyar olduğunu
Sigaramı sessizce yaktığım gün hatırla

Nurullah Genç


Rıhtımda uyuyan gemi,
Hatırladın mı engini?
Gidip te gelmeyenleri,
Beyhude bekleyenleri?

Ahmet Hamdi Tanpınar


intihar eden şairleri hatırla
hatırla bazen yorulur insan kendisi olmaktan

Ümit Aydın


Huzursuz, üşümüş, türlü tehlikeye maruz
Dışım buz kesmiş, yüreğimde buz
Yaslı bir beste, yüreğimden
Beynime doğru yükselirken
Hatırladım ki birden,
Bu kent benim sürgün  yerim
Kendimi buraya süren de  Ben.

Hüsrev Hatemi


Nerde gençlikteki geçen çağlarım
Sustu bülbül gazel döktü bağlarım
Her gün hatırlarım her gün ağlarım
Veysel ağlamanın zamanı geldi

Aşık Veysel


hatırlarken çocukların sevinçle
ve babalarıyla ilk boy resimlerini

Cahit Zarifoğlu


Yok ve yaz günleri beni hatırlamıyor
boğulmuş hüznü gösteriyor bana memelerinden
geçiyorum bir yakıcı maviden derinleştirilmiş mora
geçiyorum ayaklarım altında kumları hıçkırtarak
Kara yaz! Karanlık yaz! Kararan vücutlardan
rıhtıma varmayan ceset elbette hatırlanmaz.

İsmet Özel


öpüp koklarken sırma saçlarını toruncağızınızın
birden ölümü hatırlarsınız!

Cahit Koytak


çekildi çamurdaki su
benzim çekildi yüzümden
sokağa çıkarken çekildiğim huzurevi
derin suyun dibine iniyormuş gibi

nâdim olayım, beni hatırlayan olmasın idi

Yücel Kayıran


Zamanla bu güzel günler
birer anı olur.
Ve onları hatırladıkça
yürekler burkulur…

Recep Küpçü


hatırlamak bir kuş
unutmak gökyüzü…

Ertan Mısırlı


Ağladığını istemem ben ölürsem.
Beni en sevdiğin halimle hatırla.
Uzak bir yerde çalıştığımı düşün,
Hayatta olduğuma inan,
Bir gün gelir kendiliğinden
Geçer bütün üzüntün.

Necati Cumalı


Göz ile gönül elinden feryat ediyorum
Çünkü göz neyi gördüyse gönül onu hatırlar
Ucu çelikten bir hançer yapayım
Onu göze sokacağım ki gönül azat olsun

Baba Tâhir Uryân


Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.

Nazım Hikmet


Gün gelir, hatırlamak bile bir acı olur.
Gençlik aşkı, sevinci, daha dünkü ümidi…
Yumruklasan göğsünü bir boş yankı duyulur.

Ziya Osman Saba


Ey eski dostlar, ey yeşil dağlar,
Sizi gördüm de hatırladım,
Mutlu olduğum güzel günleri,
Aramızdan ayrılıp yiten dünleri.
Daha dün, yazın yamaçlarınızda,
Açan çiçekler gibi kaybetmişiz onları.

Hovhannes Tumanyan


Dalar gider pencereler önünde şimdi
Ilık yaz akşamlarını hatırlar
Vapurlar geçer bomboş güverteleri
Bomboş uzanan denizin üstünde
Aç bir karabatak dalar çıkar

Necati Cumalı


Gece seni birdenbire hatırladım

Nasıl bakarsa sürüye dağdan bir canavar
pencereden dışarıya öyle baktım

Dışarda seni benden ayıran hayat

Arif Damar


Ey seni hiç unutmadığım!
Hiç beni hatırladığın oluyor mu?

Sâdî Şirâzî


ona inanıyorum, beni hatırlamasa da, biliyorum
bazı uzaklıkların hiç mektup beklemediğini…

bazı şiirler de bekleyemiyor yağmurun dinmesini!

Haydar Ergülen


“Beni hatırlayın dostlar” demeden
Hatırlanmayı bir küçük çocuğun,
Bir insan ömrü kadar ancak yaşayacak
Beynine bırakır ve ölür kanarya…
Bizim ömrümüzün son buluşu, kalın
Bir cilt gibi…
Oysa bir gül yaprağı gibi ince ve yalın
Olmalısın Ey Ölüm.

Hüsrev Hatemi


hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın

Attila İlhan


Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm Seni arıyorum.
Seni, Seni, Seni

Cahit Sıtkı Tarancı


Hatırla ki, sen de unutuşun kara gecesine yuvarlanacaksın.
Bir adın kalacak geriye.
Bir mezar taşın hatırlayacak belki Seni.
Belki o da unutacak.

Mevlânâ Celâleddîn


Olan olmuştu ve hatırlandıkça sona erişi bu güzelliğin
Acı tekrarlanacaktı

Guillaume Apollinaire


Birini unuttuktan sonra bile mutluluklarının ya da hüzünlerinin sesini hatırlayabiliyorsun, bedeninde hissedebiliyorsun.

Anne Michaels


Hatırlanacak çok hüzünler bulacaksın,
Onların tohumunu havaya savurarak
Uzun bir yolculuk yaratacaksın kendine,

Ülkü Tamer


Bir zamanlar bizimle eyleşen
Dostları hatırlatır bir bir,
Ki ayrılığın kara büyüsüyle büyüyen
Hasretleri artık insafsızca derindir.

Emily Dickinson


Öldükten sonra hatırlayacak mısın beni? Neler hatırlatacak ve nasıl hatırlayacaksın? Bir yıl sonra aklına gelecek miyim? Ya beş yıl sonra?

A. Ali Ural


Söyle sarı saçlı daktiloya
Ben yokum artık
Vefasız dostlara hatırlat
Kimseye kalmaz o dünya

Nasıl unuturum güzeldi yaşamak
Fakat hakkı varmış Oktay`ın
“Hatıralar da dal istiyor”
“Kuşlar gibi konacak”

Muzaffer Tayyip Uslu


“…sana dün çarşıda dolaşırken aldığım o atkıyı kaybetmemeye çalış… belki ilerde bu olanların gerçek olduğunu hatırlamana yardım eder… ben bana aldığın yüzüğü kaybetmemeye çalışacağım… bunların yaşandığını hatırlamak için…
 
Ahmet Altan / Son Oyun


Yıllar sonra tekrar görüşen iki insanın heyecanını hayal ediyorum. Bir zamanlar sık sık görüşmüşlerdir ve bu yüzden de, aynı yaşanmışlıklarla, aynı anılarla bağlı olduklarını düşünürler. Aynı anılar mı? Yanlış anlamalar burada başlar: Anıları aynı değildir. İkisi de geçmişten iki ya da üç durum hatırlamaktadır, ama herkesinki kendinedir; anları birbirine benzemez, birbiriyle örtüşmez; hatta nicel olarak bile birbirleriyle kıyaslanamazlar; biri öteki hakkında, onun kendisi hakkında hatırladığından çok daha fazla şey hatırlar.

Milan Kundera/Bilmemek


Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar
Sıyırın kahkaha sırçasını cildinizden
Omzunuzdan vaveyla heybesini atın
Boşa çıksın reislerin, kahinlerin, şairlerin kuvveti
Güler yüzlü olmak neydi onu hatırlayın
Neydi söğüt gölgesinde gülümsemek
Ağız dolusu gülmeden taşlıkta…

İsmet Özel


Ben, sendeki beni hatırladım hep.
Unutmadım.
Gözlerin, gözlerimden gitmedi.
Gözlerim, gözlerinden.

Seyhan Erözçelik


neyi hatırlatır benim sana uzak bir bakışım
bilirim
aslında mutsuz yaşayıp gidiyoruz
ölüme direnerek şimdilik
  
Turgut Uyar

babaannesini hatırlamıştı o zaman
hiç görmediği babaannesini
ama yine de çok sevinirdi
ondan söz edilince--

Turgut Uyar

Şu anda yine tek düşüncem o.
Şarkılar vardır unutulan
Birden hatırlarsınız
Sesi kulaklarımda böyle bir şarkı

Bilhana


Elveda benim her mevsim dalları kırılan
Sıska çelimsiz
Ama son yaprağına son eriğine kadar cömert erik ağaçlarım

Ne zaman yolum düşse
Gözlerimi yumup sizi hatırlayacağım.

Bedri Rahmi Eyüboğlu


Geçtiğimiz yollarda kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü 
kendilerini tekrar, tekrar hatırlatmalarıdır. 
Bir kere kaybetmekle kurtulamadığımız şeylerdir. 
Yoklukları hayatımızdaki varlıkları haline gelir. 
Hep ama hep hatırlarız. 
Ne biçim kaybetmektir bu? 
Kim gölgesinden kaçabilir ki? 
Bazen duygularımız bizden erken yaşlanır ve bizden hayatın geri kalanını alır. 
Hayatın, kendini anlayanları cezalandırmasıdır bu… 

Murathan Mungan


Kalacak tüm izlerin hayatımda.

Gözümden bir damla yaş,
Sızlayıp resmine aktığında;
Bir yer bulabilsem keşke
Bir yer, seni hatırlatmayan;
Kan tarlası gelincik şafağında…

Yusuf Hayaloğlu


Annemi ölmüş gördüm rüyamda.
Ağlayarak uyanışım
Hatırlattı bana, bir bayram sabahı
Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp
Ağlayışımı.

Orhan Veli


seni hatırlayınca kendimi unutup
kızgın bir kaya gibi yağmurun altında
için için eririm

Adnan Satıcı


Gölgemi gördüm yerde sonra, seni hatırladım
Bir tekme yapıştırdım köpoğluna
Baktım saat kulesi orda, akrep altıda
Baktım insanlar eski yaşamlarında
Baktım bir şarkı almış gidiyor dudaklarımı
Gölgemi gördüm de yerde, seni hatırladım
Belinin ortası budur diyerek
Bir tekme yapıştırdım köpoğluna…

Cemal Süreya


9: geri geri zıplayan zaman, bütün bunları ezberle
dur durak bil ve hatırlan,
şiire yol aç:
annem seni istiyordu
sen beni iste-
miyordun
5imde vardın da
neden 15imde yoktun
o kadar hızlı geçmeseydin
belki duyardın dediğimi
“seni özleyebilir miyim
baba
baba
baba”

10: ben bugün babamdan öldüm
bunu bana on gün söylemediler
oğlum doğana kadar tuttum ağlamamı
şimdi ne zaman uzanıp oğlumu öpsem
alnıma sakalları batıyor babamın

Enis Akın


İnsan babasını hatırladığında ağlarsa
Olur tarih.
Kökleri kurur
Belki ondan.
Dağlara gidelim biz en iyisi
Bağıralım.
Belki eski bir sesle hatırlarız geçmişi
O koca şehrin yerinde şimdi
Sadece bir kar kuyusu var.
Ve kurtlanır kar diyorlar
Kurtlanır kar.

Bejan Matur


Sor ona: “ey uykulara dalan, bu gece yarısı kim
Hatırlayarak seni kapatmış uykunun yollarını yaşlı gözlerle”?

Pervin-i Bamdad


git ve hatırlama n’olursun
hatırlayan herkes mağluptur çünkü ya da kün’lâl!

Hüseyin Alemdar


Yarın bir kin gibi hatırlanacak
Kanlı soy ağacının dalları

Onat Kutlar


ey canımın güftesi, ey penceresi bütün sıkıntılarımızın
bizim babalarımız neden ölürlerdi hatırla sıra sıra

Turgut Uyar


Burası da kalbin, vicdanın, hiç yorulmasını beklemediğimiz şeylerin yorulduğu yerdir, insan hatırlamaktan, hatırlatmaktan yorulur. 
Belki bu yazıyı unutmak en iyisi, ben unutmaya hazırım, isterseniz siz de unutun. Kelimeler beni bağışlasın, cümleler özrümü kabul etsin, siz de üzerinde durmayıp ‘neyse’ derseniz… ‘Hali pür melal’im anlaşılmş olur: İnsan bazen en çok kendinden yorulur!

Haydar Ergülen


Elbet hatırlarsın garipliğimi
Sesimi duyarsan bir akşamüstü
Yetim İstanbul’un kubbelerinden.

Nurettin Özdemir


Yağmur yürüyüşüne çıkmıştık o gün,
Unutmam ben ayrıntıları, kimdi
Hatırlayamıyorum tabii, ne önemi olabilir
İsimlerin, evet yüzünü de getiremiyorum
Gözümün önüne, eylüldü, eylüllerden
Biri, cehennem kimdir diyordunuz?

Enis Batur


tamam ama şimdi nasıl rahat yaşayabilirim ben
onun bütün söylediklerini hatırlamadan
aman canım işte her şeyi her şeyi...
gelsem bilmiyorum bulabilir miyim seni
yine orada mısın ara sıra...

Turgut Uyar


oysa şiirin çok ilgisi var zamanla
ne hatırlar ne unutur
bir tarihte birinin yaşadığını
bir aşk yaşandığını bir tarihte
yani kaba saba bir anlatımla
saçma duygular yaşadığımız bir mekânda
denizin de zamanlı olduğunu
çünkü Zeynep diye bir kız çocuk
"canavarın zamanı yoktur" demişti
yıllarca araştırdım bulamadım aslını
belki de haklıydı, kimbilir

Turgut Uyar


Sabah uyandım, hala içim içime sığmıyordu
Gerçekler tepeme çökene kadar: Geç kaldın. İşe.
Bir: Yıllar oldu, günler değil.
İki: Köpeğiniz filan yoktu.
Üç: Dönmedi sana. Tersine başkasıyla evlendi.
Ha bir de, dört: Sen terkettin onu hatırlasana.
Ben? Evet ben. Ben terkettim. (Hatırlıyorum)

Geoffrey Brock


Ama ben hiç böyle mahzun olmadım;
Ölümü hatırlatan ne var bu resimde?
Oysa hayattayız hepimiz.

Melih Cevdet Anday


Unutmak istiyordum seni
Fakat bir türlü gelmiyordu
Elimden
Fakat şimdi unuttum
İşte seni
Niye dün gece
Rüyama giripde
Hatırlattın kendini

33-A Servisten
G….Ö….

(İnilti / Akıl Hastalarının Yazdıkları Şiirler 1961)


Ancak hatırlar gibiyim çiçekleri….
Bu uğultudan nasıl ayrılır kederim?
Savrulurken tipi kent üzerinde kışın,
Keder de savrulsaydı ya..Hayır bilirim onu, kalır
Savrulmaz bilirim beni kül eder keder
Uzakta çay bahçeleri yerde çerçöp
Gittiğimin farkında olsaydı eğer,
Yeterdi bana, beklemiyordum özlenmeyi

Hüsrev Hatemi


hatırla, kendini hatırlat, o büyük haklılığı denize giden
hatırla, karada ve denizde onardığın her yeri

hatırla, karada büyük taşları üstüste kodun, hatırla
yürüttün canalıcı denizlerde cesur gemileri

Turgut Uyar


Özlemek, unutulmak ile hatırlanılmak arasında bir ara istasyondur
Çığlık çığlığa koşarak bir iki teselli yürür ömürlere
Rakının tadı küflenir çürür bir iki âşık ağlar
Bir iki yalnızın ismi okunur topraktan
Senden hâlâ bir haber yoktur
İnsan üzülmeye görsün ona hayat hep suçluluktur

Küçük İskender


Boyalarımız aktıkça ferahlamıştık hatırla
Gözyaşlarımız simsiyahtı
Sanırdım
Yanağımın sıcağına göç ediyor kırlangıçlar
Beni anla.
Geçti ömrüm iklimden iklime
Yuva yaptım kaç paket cigaranın bacasına
Yorgunum, kahvem çamur gibi
Batmaya da razıyım, artık beni anla
Yeter ki sen beni
Hiç yazamayacağım bir romanın kollarına atma.

Didem Madak


Yorgundu oysa
Durmadan, durmadan hatırlamaya koşmaktan.
Kalbimin doğusunda bir yalan dünya vardı.
Okyanusları mavi olmayan.
Benim için hayat,
Kalbi kalpazanlıktan kırk sene yatmış çıkmış bir adamdı.
Geçmişim acıyor şimdi...

Didem Madak


Yalnızca hatırla anlıyor musun,
Ya da dua etmek icin geç olmadan
Beni, unutman gerekirse, kısa bir süre
Ve sonra hatırlarsan, üzülme.
Bir zamanlar benim olan düşüncelerden
Bir iz bırakırsa karanlıklar
Daha iyidir beni unutman ve gülümsemen,
Hatırlayıp üzülmektense.

Christina Georgina Rosetti


O günden beri birçok, birçok aylar
Geçti sessiz aşağı kaydılar
Yok oldu o bütün erik ağaçları
Ve bana sorarsan aşk n’oldu diye
Sana derim ki: hatırlayamıyorum
Ama gene de, inan ki, biliyorum ne demek
istediğini.
Ama gene de gerçekten hatırlamıyorum onun
yüzünü.
Yalnız: o zamanlar öpmüştüm onu, biliyorum.

Bertolt Brecht


Bu şiir unutulmak için yazıldı
son cümlede kendi intiharını yazmak
ve bir daha hatırlanmamak
unutmayın
her şiir kendi kalemiyle vurulur…

Dilek Akın


Birden adını hatırlamadığımı farkettim bu şiiri yazarken, ama terasta çırpınan havlunun rengi hâlâ gözlerimin önünde.
   On üç yıl sonra şimdi sevgilimden ayrıldığım bu derin, bu kavurucu günlerde neden ansızın aklıma düştüğünü sordum kendi kendime.Sonra anladım:
   Bir aşk birçok aşktan yapılıyor ve ayrılınmıyor hiçbir seferinde.

Murathan Mungan


Adam şapkasına rastladı sokakta
Kimbilir kimin şapkası
Adam ne yapıp yapıp hatırladı
Bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz
Bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar
Bir kadın kimbilir kimin karısı
Adam ne yapıp yapıp hatırladı.

Cemal Süreya


hatırında mı o büyülü anlar?
artık hatırlasam da neye yarar?

Paul Verlaine


durma kendini hatırlat

Turgut Uyar


herkes ölüm kınaları sürünüp beni unutacak
ah ve ay’la görünecek görünmeyen
etimde sınanan bir veda ki
içimden o kelâm-ı kadîm akacak:
beni herkes en son gördüğüyle hatırlayacak

Kemal Varol


Bunca aşkın çıkarıp canını, gömebiliyorsak gönül mezarlığımıza
Hiç aramamalı hatırlamak için ölümü mezarlıklarda
Sen farklı mı düşünüyorsun bu konuda, unutma ki;
Her kalp bir mezarlıktır sevip de bitiyorsa bir aşk orada…

Sertaç Öner


Böyle anlarda kızım, sakın unutma, hep beni hatırla
zamanında seni düşünerek yazdığım şeyleri
tıpkı şimdi, şu anda yaptığım gibi.

José Agustín Goytisolo


bazı şeyler… bir gün kapıdan çıkar gider
unutulur gibi değil, boğazımda düğümlenip kalan aşklar,
-oğlum, nasılsa ateşi söner evlerin;
kırmızı gülleri hep hatırla!
orda mısın baba?

Mustafa Erdem Özler


Korkarım felekte bir gün
Bir bayram yemeğinde.
Anam, babam gibi kardeşlerimde,
Beni gurbette sanıp
Keşke gelseydi bu bayram
Diyecekler.
Ve birdenbire yürekler,
Aynı acıyla yanıp
Hepsinin gözleri yaşaracak.
Öldüğümü hatırlayarak.

Cahit Sıtkı Tarancı


Eski bir fotoğraf hatırlattı bana
Ölüm yıllar önce omzuma
Dokunmuş
Sana saklıyordum
Oysa omzumu anne
Başını yaslayacağın
Günler için.

Gökhan Akçiçek


beni hatırlama uyandığında

Zeynep Köylü


Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan
zamana bırakmak değil,
zamanla bırakmamaktır…”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır.

Nazım Hikmet


Hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa,
Uykudan uyandığın zaman
Yaşamakta olduğundan önce
Onu hatırlamıyorsan,

Ümit Yaşar Oğuzcan


Bülbülün lalezardan neden kovulduğunu
Bu hayal zindanını yıktığım gün hatırla
Balığın susuz kalıp suda boğulduğunu
Acılar evreninden çıktığım gün hatırla

Nurullah Genç


bırak da can çekişsin bir alabalık gibi
ruhun kirli sularda gözeyi anımsama
künyende tabiatı hatırlatan ne varsa
rendele hafiflesin boynundaki ağırlık

Ali Ayçil


Sende güzel kalmak istiyorum. Seni tüketmek değil.
Beni güzel hatırla dedim, sende tükettiklerimle değil..
Şimdi burda ayrılıyor yollarımız.

Gidiyorum..
Beni affetme..

Günyeli


Kimse hatırlamıyor adımı

Refik Durbaş


Beni hatırladıkça
Arasıra gönlümü al
Sokakta görünce, gülümse
Yanıma yaklaş
Az elin elimde kal

Evine misafir geleyim
Kahvemi sen pişir
Taze doldurulmuş sürahiden
Bir bardak su ver
Yetişir

Ziya Osman Saba


Sonra sonra açılan boşluklardan
Sevdiğiniz, dost olduğunuz, bel bağladığınız
Birinin kayıp gittiğini hatırlarsanız,
Sessizce… ah, yaralandım diyebilirsiniz,
Bütün ölenleri bağışlıyorum.

Ceyhun Atuf Kansu


Bilmem ki, karşılaşsak bile birbirimizi hatırlayabilir miyiz yeniden?
İkimiz de artık bir başkasıyken,
Gene de sen bilirsin Joe, sen bilirsin,
Öyle iyiydi, bir düşün istersen.

Murathan Mungan


Hem sonra ben hatırlamaya alışkınım
Bir ‘eşya toplayıcısıyım’ bayım.

Didem Madak


Sen kal yine aklımda…
Hep hatırladığım, hep sevdiğim gibi…

Asu Çiçek


düzensiz intiharlar çiziyorum kağıda
nasıl çizilir deme, bari sen deme bunu
bulduğun ilk ipi dola boynuna, bulduğun ilk yarasayı
koynuna al, beni hatırla, beni acıt ya!

göğsünden havalanan göçmen bir kuş kadar
bari sen kabul et, yakışıyorum aşka!

Altay Öktem


Nereye gitsek birbirimize varıyorduk hatırla
Yolları kimin çizdiğini öğrenmedik hiç
Ama bilmiyor da değildik
Doğudan batıya ben
Kuzeyden güneye sen
Ne çok güneş vardı hatırla ne çok
Seni gördüğümde ırmak kıyısında

Mevlana İdris Zengin


bense bir şehirden bir oğlan
sonunun nereye varacağı belli olmayan,
adı ya büyük bir aşka karışan
ya da hiç hatırlanmayan.

Hatırlarsın

Mevlana İdris Zengin


Olan olmuştu ve hatırlandıkça sona erişi bu güzelliğin
Acı tekrarlanacaktı

Guillaume Apollinaire


Hatırla ki,
sen de bir ömrün ikindisine yürüyorsun.
Tenin soluyor. Gözlerinin feri çekiliyor.
Öbür kıyısındasın artık nehrin. Güz yaprakları gibi.
Hem dalındasın hayatın hem de düşmeye hazırsın.
Rüzgârı bekliyor gibisin. İnceldiğin yerden kopmaya hazırsın.
Hoyrat bir rüzgâr artık zaman

M.C. Rûmi


“Hatırla ki,
senin de akşamın olacak bir gün.
Ömrünün ışıkları solacak. Hayatının perdesi çekilecek.
Dudaklarında donacak gülüşün güneşi.
Zaman uçurumun olacak; gelen günün güneşi sana doğmayacak

M. C. Rûmi


Bir tür kavuşmadır hatırlayış.
Unutuş, bir tür özgürlük

Halil Cibran


Hatırla beni
Kendimi unutmadan önce

Mahmud Derviş


“Acıları
mutsuzlukları
karşılıklı haksızlıkları
‘hatırlamaya bile değmez’

Vladimir Mayakovski, “Son Mektup”


Günleri değil, anları hatırlarız

Cesare Pavese


Tüm başarabileceğimiz,
kendimizi hatırlatacak hiçbir şey bırakmadan yok olmak

R. M. Rilke


“Yeşil çimeni sen ol toprağımın…”
..Sonra da istersen hatırla
İstersen de unut

Christina Georgina Rossetti


Problem, insanların fotoğraflar vasıtasıyla geçmişlerini hatırlamalarında değil, sadece fotoğrafları hatırlamalarındadır. Fotoğraflarla hatırlama, diğer anlama ve hatırlama biçimlerini gölgede bırakır.

Susan Sontag


Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır.

Aslı Erdoğan


babanın petscan sonucu alınmıştır, kanserin tüm vücuda yayıldığı öğrenilmiştir;
p*- n’aber baba?
b*- boktan
p- n’olucak şimdi?
b- ölücez..
p- konuşma öyle, vardır bi’ çaresi!
b- ölmekten korkmuyorum ki ben.. ölüm korkutucu değil, yalnız ölmek korkutucu. ben yalnız değilim, siz elimden tutuyorsunuz hep.
p- …
b- benden sonra annenizi yalnız bırakmayın, yalnız ölmesin..
birkaç ay sonra baba ölürken elinden tutulur, kalbi durunca güzel gözleri kapatılır. işte o zaman diyaloglar bir ömür monolog olmaya mahkum olurlar..
p- bak burdayım baba, elinden tutuyorum, gözlerini ben kapatıyorum, yalnız değilsin, seni seviyorum..



Bazı insanlar
Bazı insanlara
Bazı insanları hatırlatır

Hatırlayanlar üzgündür
Hatırlatanlar habersiz
Hatırlananlar mı?

Onlar uzak bir şehirde
Büyük ihtimalle hiç bir şey
-hatırlamamaktadırlar..

Abdullah Harmancı


Dostum! Benim hem gönülsüz, hem akılsız olarak göçeceğim zaman geldi 
Bana acı, benden yüz çevirme! Beni helak etme! Hatırlamayarak, unutarak beni mahvetme!

Mevlânâ Celâleddîn


Her şeyleri bırakıp kaçmanın, unutulmanın meleği
Ne var beni hatırlatacak sana
Okunmayan şiirlerden, toprak kokan türkülerden
Ve insanların bitmeyen hüznünden başka

Süreyya Berfe


Hatırlanacak çok hüzünler bulacaksın,
Onların tohumunu havaya savurarak
Uzun bir yolculuk yaratacaksın kendine,
Her şeyin, hiçbir şeyin yolculuğu.
İşte o zaman an beni, yaşa beni,
Kıyılarda bile boğulan seni,
Bir saz kuşu olarak gezinen hayaletini,
Çeliğinden kemik oyan gövdeni.

İçinde bir kaçakçı yaşar senin,
Kayıkla dolaşır göllerinde,
Beynine tabanca ve şiir satar,
O kaçakçının bakışını sakın unutma.

Ülkü Tamer


Benim soğuklarla bir alıp vermediğim yok
Elimin üşümesi yarımlığından
Ki sen
Bir yar bırakıp gitmiştin avucuma, hatırla!
Ben de koşup , o yardan düşmüştüm
Ne gerek vardı deme sakın
Yâr’ın hakkı
Yardan yuvarlanmaktır bilirsin

Dilek Kartal


ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.
insan olmuştum ilk o zaman.
ya da bozmuşlardı ben yenidoğandan.
kendimi acıya teslim ettiğimde hatırladım,
ölünmüyordu, hatırladım.

Birhan Keskin


Ey Fuzûlî çek melâmet reh-güzârından kadem
Lahza lahza çekdiğün bî-hûde efgânı unut



Azm-i sefer ettin dil-i nâçârı unutma
Gittin güzel ammâ bu dil-efkârı unutma

Gâhîce uyandıkça şebistân-i safâda
Şol gice olan sohbet-i hemvârı unutma

Vardıkça şeker-hâba girip bister-i nâza
Ne zehr içer dîde-i bîdârı unutma

Ben sabr edeyim derd ü gam-i hecrine ammâ
Sen de güzelim ettiğin ikrârı unutma

Ağlatmayacaktın yola baktırmayacaktın
Ol va’de-i tekrâr-be-tekrârı unutma

Yok tâkati hicrânına lutf eyle efendim
Dil-haste-i aşkın olan Esrârı unutma

Esrâr Dede


Kaygı kayıklarında unutma Necâtîyi
Gird-âba atma merhamet eyle levendine

 Necâtî 


Nisyan (oubli): Lügaten nisyan mutlaka unatmak, zühul de bir şağilden dolayı unutmaktır.
Tecrid şarihi Ali Kuşcu iki lügat beynindeki fark-ııstılahiyi şöyle beyan ediyor: "Hiss-i
müşterekte hazır olan süret bazan bir ihsas-ı cedide muhtaç olacak vech ile bi'l-külliye zail
olur ki buna nisyan denir. Bazan da edna iltifat (retlexion veya attention) ile yine hazır
olacakvechile la-bi'l-küll ye zail olur ki buna zühul denir" (Babanzade, İN, 278). 


Unutma kûşe-i hicrânda bu Vehbî-i mahzûnu
Peyâm-ı vuslatınla gâhice yâd eyleyip şâd et

Sünbülzâde Vehbî


Remember! Ey savurgan! Esto memor! Hatırla!.
(Benim maden gırtlağım bütün dilleri bilir.)
Sen ey ölümlü çılgın, dakikalar cevherdir,
İçindeki altın’ı almadan sakın atma!

Hatırla ki açgözlü bir kumarbazdır Zaman
Hile yapmadan her el kazanır! bu bir yasa,
Giderek küçülür gün; gece büyür; hatırla!
Hep susuzdur uçurum; su çekilir saattan.

Derken saat çalacak ve o tanrısal Kader,
Ve eşin yüce erdem, hâlâ bir kız olarak,
Ve son Pişmanlık bir de (eyvah! bu en son durak!),
Ve diyecek : “Geç kaldın! ey koca ödlek, geber!”

Charles Baudelaire


şimdi ey eski gümüş, batık gemi, diyorum ki
Her yerde seni hatırlıyorum durmadan
Saat kaç olursa olsun, takvim ne derse desin
Açlıkta, bir bıçağın kabzasında ve dağda
Durmak istediğimi hatırlıyorum durmadan
Itilirken ve dövülürken ve kovalanırken
Güneş batarken ve doğarken
Bir parmaklığa dayayıp ellerimi
Durmak istediğimi hatırlıyorum durmadan
Itilirken ve dövülürken ve kovalanırken
Güneş batarken ve doğarken
Bir parmaklığa dayayıp ellerimi
Durmak istediğimi

Turgut Uyar


Hatırla beni!
Hep onları bekledim
Ağzımda kullanılmamış bir ses
Elimde bir bıçak
Şehir bir ihanet gibi karşımda
Ah tarlalar tarlalar tarlalar

Turgut Uyar


hatırla desem
neydi hatırlanacak olan

Turgut Uyar


Vakta ki durup şu kalb-i gam-nâk
Toprakta nihân olur vücûdum
Vakta ki dolup dehânıma hâk
Şevkiñle tamâm olur sürûrum
Tenhâ geceler de bir hayâlet
Manzûruñ olunca bittahayyür
Yum çeşmini bâ-kemâl-i rikkat
Bedbahtî-yi aşkım et tasavvur
Yâd et beni gamlı gamlı yâd et

Recâ’zâde Ekrem


Bu, garip, dün akşamın sıcaklığından mahrum, fakat onların hatırasıyle dolu bir temastı ve
genç adam farkında olmadan onların kendisine doğru gelmesini arzu ediyor, bu bekleyiş
içinde omuzu adeta katılaşıyordu. İşte bu bekleyişlerden birindeydi ki, gözü arabacının elinde tuttuğu meşin kırbacın ucundaki mavi boncuklarda, hiçbir şey düşünmeden beklerken o zamana kadar duyduğu acıların çok üstünde, çok değişik, her ayrılığı atlamaya hazır, aralarındaki her mesafeyi küçük gören bir acıyle, babasını hatırladı. Onu bir daha göremiyecekti. O sonuna kadar hayatından çekilmişti. Mümtaz bu anı bütün hayatında unutamazdı.
...
Birdenbire babasını olduğu gibi karşısında gördü ve bu hayal ona bir daha onu görmeyeceğini, sonuna kadar onun varlığından uzak kalacağını, bir insanı bir daha görmemenin, sesini bir daha işitmemenin, bir daha hayatına girmemenin keskin ve yenilmez acısıyle ona hatırlattı.
...
...o çılgın mısraları birdenbire içinde taze bir bıçak yarası gibi hatırladı. Bu acıyla başını kaldırdı. Emma'nın otuz iki dişinin, önündeki istakozu yavaş yavaş, son derecede masum ve dalgın bakışlarla, adeta ezberinde olan bir şiiri hafızasından okur gibi öğütmesini, hakiki bir güzellik mucizesi gibi seyretti. En iyisi bu manasız düşünceleri bırakmaktı. Kadehini kaldırdı. Emma Türkçe öğrendiği ilk kelimeyi, sanki vefasız aşkına geçmiş güzel günleri hatırlatmak isteyen bir acemilikle tekrarladı:

-Şerefinize efendim...

*

Tekrar ayakkabılara baktı; -şu dünyada etrafımızdaki şeylere ne kadar az sahip olabiliyoruz.-
Bu ayakkabılar, bu şemsiye, bu evin içindeki eşya, evin kendisi, her şey gibi onundu. Yalnız
kendisinin olanlar vardı; başkalarıyla paylaştıkları vardı. Fakat yarın, Allah göstermesin, ona
bir şey olsa. 

Hepsi onun olmaktan çıkacaklardı. Meğer ki, hatırlayan bir insan, bir hafıza bulunsun.
Hakiki tasarrufumuz yalnız insanla ve insanda idi. İnsan zekası, insan kalbi, insan ruhu, insan hafızası... İnsan çekilince orta yerde hiçbir şey kalmıyordu.

*

Nuran'ın adı bir sıtma gibi vücudunu dolaştı. Fakat hatırlamanın hazzı artık eskiden olduğu
gibi saf değildi.

Ahmet Hamdi Tanpınar
Huzur


Günahları göklere ulaştığı için
Tanrı kötülüklerini hatırladı...

Aziz John


Diyorum, gün gelir, bir hatırlayan çıkar bizi.

Sappho


İsmet Özel diyordu ya “Neyi kaybettiğini hatırla!” Bize unuttuklarımızı hatırlat ya Rabbi!
Biliyoruz ki unutulan hatırlanabilir. Senin böyle bir ikramın var kullarına.

Asım Gültekin


Unutmanın bazen zaâf, bazen rahmet, bazen de gazap olması insanı nasıl etkilemektedir?

Ahmet Erdinçli
Kur‟ân-ı Kerîm‟de „Nisyân/Unutma‟ Kavramı


Ve doğum sancısı (tutunacak bir dal arayan Meryem’i) hurma ağacının gövdesine doğru sürüklerken diyordu ki: “Ah n’olaydım, keşke bundan önce öleydim de unutulup gidenlerden olaydım!”

Meryem Suresi-23


Bir görsek andığımız yüzü,
Tanır mıyız? —Tanır mıyız
Sevdiğimizi, bilir miyiz neydi—
Sevdik mi, seviyor muyuz?
Yürüyüşü, saçının dökülüşü—
Anımsar mıyız, anımsıyor muyuz?
Bir anıdan başka nedir ki sevgimiz?

Oruç Aruoba


Ey sevimli ay, anımsamak gene de güzel,
yapmak muhasebesini acı yılların.
Ne kadar sevimlidir bir bilsen!
Hüzünlü olsa da geçmiş…

Giacomo Leopardi


son eskinin, artık unutulmuşun
bir yorumu en yakın katmandaki
yara gibi taze anı.

Anımsadıkça bilecek insan
neyi unutmaması gerektiğini.

Ahmet Oktay


anımsamalıyım tabi
andaç hafıza kaybıdır
anımsamalıyım
insan yarının kaybıdır

Kenan Çağan


dönüp bakılır son kez
parmaklardaki şefkat azalır
anımsanmaz hangi kadaya gönül borcumuz kaldığı
anımsanmaz:
hâlâ kısa seyirdir dünyada insan
ağır iyiliğim, sevgilim
uzun ayrılık oldum, öyle farz et
yürüdüm, tükendim
‘her kayanın gediğinde ağladım’
gıyâbında yargılandı kalbim
anladım: buymuş bana kısmet

Kemal Varol


Anılar bitti artık, anımsamak istemiyorum;
Belleğimi ölüm almış,


Yaşamın sonu yok.
Bütün günler
Bizim.
Vakit geçti diyerek sen de
Bırakacaksın beni, durunca de

olanı
ah! öfke için geç
çok geç artık sahrada unutulan gökyüzü için.

Birhan Keskin


Durur bellek çizmez olur
bu bir tehdit midir hayatımıza
anımsamak o daha mı bü- yüktür yoksa?

Gülten Akın


Anımsayamıyorum tek tek hiçbirini
Zaten
Duymuyorum böyle bir gereksinmeyi de
Bir alaşım halinde olup bitenleri
Acılar, ölümler ve bütün sevgisizlikler
Ve ödetilmesi bütün bunların

Edip Cansever


Beni cam kırıklarıyla anımsasın insanlar, savrulan bir yaprak hüznü ve dağınıklığı ile… Yükümü yanlış bedestanlara çözdüm.

Şükrü Erbaş


beni böyle anımsa, böyle düşün istiyorum
gülümseyen bir adam, ağlar gibi, sarsak
 
Ahmet Erhan


Çok güzel günler yaşamıştı, çoktu...
Hepsini hatırlamaya dermanı yoktu.

Mihail Yurgeviç Lermontov


Bitiriyorum burada
Bütün silahlarımı içime akıtarak
Beni bu hayata bağlayan halat, gitgide inceldi
Ve gitgide soldu yüzüm
Aramam gereken dostlarımın adreslerini unuttum.
Ayışığı alnıma vurmuyor geceleri
Yıldızlara artık bakamıyorum.

Ahmet Erhan 


Huzursuz, üşümüş, tehlikeye maruz
Dışım buz kesmiş, yüreğimde buz
Yaslı bir beste, yüreğimden
Beynime doğru yükselirken
Hatırladım ki birden,
Bu kent benim sürgün yerim
Kendimi buraya süren mi? O da ben.

Hüsrev Hatemi


Unutma, belleğin zindanındı senin,
düş gücün özgürlüğün.
Böylece dolaşıp durdun bir süre
dilini anlamadığın insanlar arasında,

Cevat Çapan


O kadar kolay değil unutmak
Ölüm bile istemez olur adamı gün gelir
Son anda göze ilişen bir çiçek,
Uzaktan duyulan bir çocuk sesi...

Ahmet Erhan


Seni dünya üzerinde tek başına yankılanan boş bir ev gibi bırakıp gittiğimi unutmadım.

Kemal Varol unutmak




30 Eylül 2020

Kızım/lar

Her şeyin üstünde sulu sepken bir kar;
Bir aşkı delik deşik ediyordu/lar
Bense inatla susuyordum
Ve kızımı seviyordum ekmek kadar

O zamanla on iki mart falan/lar;
Kendimi her gün pencereden atıyordum.
Çevremde ipsiz sapsız konuşmalar
Bir tek kızımla avunuyordum

Büyüdü artık genç kız oldu kızım/lar
Gelinlik birer kızdı şimdi onlar.
Ben kendime bir oğul oluyorum;
Yüreğimde deli dolu coşkular

Beni de katın oyunlarınıza çocuklar!
Dizlerimde izi kalmış eski yaralar.
Unutmuş olmasam da çabuk hatırlarım,
Yabancım değil oynadığınız oyunlar.

Metin Altıok

26 Ağustos 2020

Bahara İnan

Aç pencereleri, ki meltem
Akasyaların doğum gününü
Kutlamaktadır
Ve bahar
Her dalda her yaprağın yanı başında
Mum yakmıştır.
Bütün kırlangıçlar
Geri döndüler
Ve tazeliği haykırdılar
Sokak baştanbaşa sese dönmüştür
Ve kiraz ağacı
Akasya ağaçlarının doğum günü hediyesi diye
Çiçeklerle doldurmuş eteğini.
Aç pencereleri ey arkadaş
Sahi hiç hatırlar mısın
Yeryüzünü vahşi bir ateşin yaktığını
Yapraklar solduğunu
Ve susuzluğun toprağın ciğerine ne yaptığını
Hiç hatırlar mısın
Uzun gecelerin karanlığında
Soğuklar neler yaptı asma ağacına
Beyaz çiçeklerin başına bağrına
Neler yaptı öfkeli rüzgarlar bir gece yarısında
Hatırlar mısın
Şimdi yağmurun mucizesine inan sen
Ve cömertliği çimenliğin gözlerinde gör sen
Ve muhabbeti meltemin ruhunda
Ki bu daracık sokaktaİşte bu bomboş ellerle
Akasyaların doğum gününü
Kutluyor
Toprak canlanmıştır
Sen neden durgunsun böyle
Sen neden bu kadar kasvetlisin
Aç sen pencereleri
Ve baharlara
İnan sen

Ferîdûn-i Muşîrî

22 Ağustos 2020

Elli İkinci Sayfa Bercesteleri

Elli İkinci Sayfa Bercesteleri I.


Sevgilim Ahmed'e


Aşk dediğin hırçın bir deniz
gibi çarpar yüreğin bordasına
ve yasak bir kitabı okumanın 
sevincine benzer biraz
ki onun her sayfasında
bulunur bir ömrün karşılığı

Ahmet Telli - Su Çürüdü 


Çok büyük gözüktü günahım bana
ben de hemen onu Tanrım
senin acıyışının yanına koydum
bir de baktım ki
senin acıyışın ondan da büyük

Sezai Karakoç - İslâmın Şiir Anıtlarından


Sen gibi canana kurban olursam
terk-i vücut terk-i cihan olursam
bir gün de çeşminden nihan olursam
garip Dertli diye ara sevdiğim

Dertli - Yaşamı Sanatı ve Şiirlerinden Seçmeler 


şehsuvar! çabuk! kandırılıyorsun. Kandırıldın mı?

Küçük İskender - Gözlerim Sığmıyor Gözüme


Çürük bir nesne gibi kalırken hatıralar
hayallerin kanserli büyük sevgililerinde, 
dönme! dönme sakın! dönülmez sevişmelerde
unutuldu eti etten söküp çirkin bir şaka yapan
hayat soygunu intihar!

Küçük İskender - Ağır Abiler Orkestrası


Bir şey - bir ilişki - başlatıyorduk; ama, ne kadar yetebilecektik buna - 'anlam'larımız, 'anlama'larımız, 'anlatma'larımız 'anlaşma'ya ne kadar yetecekti?...

Deneyecektik-

Oruç Aruoba - İle


Giderken dalgaların ardından baktım sana
                      yıllardan sonra
Hiçbirşey eskimemiş
Herşey yepyeni
Olabilir mi?

Oruç Aruoba - Tümceler


İçine girdiği her toplumsal çerçeve, garip gelir ona- bunun alışamamakla pek bir ilgisi yoktur: çabuk alışır uygar kişi aslında; bu anlamda 'uyumlu'dur. Ama her seferinde, 'uyum' sağladıktan sonra bile- ya da en çok o zaman -, bu çerçeve- hatta o zaman daha da- garip gelir ona.

Oruç Aruoba - Yürüme


Bir hayatı ortak yaşamak (evlilik, beraberlik herhangi bir ilişki) iki insanın beraberce bir 'yol'a çıkma eylemidir.
Beraber girilen yolda yanyana yürümek esastır. Aynı yolu paylaşmak yanında bazı sorumluluklar getirir. Bazen birbirimizi taşımak, beklemek gibi. Bunları atladığı takdirde kişi/ler arasına mesafe girmeye başlar. Mesafe açıldıkça yalnızlık gelir ve eşimiz yerine kolumuza girer. Bu kez yolu yalnız/lıkla yürümeye başlarız. 

Günyeli (Yürüme kitabına düşülen not)


Özlem, yeri gelir, buruşturulup bir kenara atılmış
boş sıgara paketi gibi olur - öyle hisseder kendini
özleyen...

Oruç Aruoba - Uzak


Hüner var, anlamlı, hem de kırdı öğrendi,
bu sırrı bildi ya, artık bozar, yapar kendi.

Neyzen - Hiç


Ey unutuş! kapat artık pencereni,
çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
çıkmaz artık sular altından o dünya.
bir duman yükselir gibidir kederden
macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
amansız gecenle yayıl dört yanıma
Ey unutuş! kurtar bu gamlardan beni.

Ahmet Muhip Dıranas - Aşk Şiirleri Antolojisi


        Ama hep ardımda işittiğim
zaman'ın kanatlı arabasıdır gitgide yaklaşan

Andrew Marwell - Dünya Aşk Şiirleri Antolojisi


Şimdi sen gideceksin
şimdi ben kalacağım
her defasında yeniden kaybeder gibi
ya bir iskele kahvesinde
ya bir tramvay durağında
uzaklaşan adımlarına bakacağım

Şükran Yurdakul - Nice Kaygılardan Sonra


"...Ey yüreğim, ne karmaşa!"

Sylvia Plath


Uzar gelir Çin setlerinden yazı
İsli çıra, mumlar, gölgesi titrek

Behçet Necatigil


Gözlerim sanki gülkanı,
yor beni, yangınım ben sana

Seyhan Erözçelik - Gül ve Telve


ben
ancak
o kapının önünden geçip giden
çünkü su bile derinliğini kaybetti
kimseye nakış değilim artık
...
çünkü yazık: adım kimseye dövme değil artık!

Kemal Varol - Bakiye


Dünya bomboştu, ıssızdı artık;
bir zamanlar insanla dolup taşan,
bir zamanlar güçlü dünya
şimdi bir kütleydi yalnızca;
otsuz, mevsimsiz, ağaçsız, insansız, yaşamsız
bir ölüm kütlesiydi, yoğun kil kaosuydu.
çiçekler donmuştu, göller ve okyanus donmuştu
tek bir kıpırtı yoktu sessiz derinliklerde;
denizde çürüyordu tayfasız gemiler,
parça parça dökülüyordu yelkenleri
çöküyordu, çalkantısız bir uçurumda
dinlenmek için; 
dalgalar ölmüş, gelgitler kefene bürünmüştü,
efendileri olan ay onlardan önce
can vermişti, 
rüzgârlar kurumuştu durgun havada, 
bulutlar kurumuştu
zaten gerek de yoktu onlara
çünkü artık Karanlıklar 
ta kendisiydi evrenin.

                               (Diodati, 1816

Lord Bayron - Abydoslu Nişanlı Kız


Yeşil ve gölgeli dallarda gizlenen ve gülen
evim... bugün bana âit, bugün benimsin sen...

Ahmet Haşim - Göl Saatleri


Çok ince bir örtünün altındaki düşünce-
daha açık görünür-
açığa vurması gibi dantellerin dalgayı-
ya da Sislerin - Apeninler'i

Emily Dickinson - Seçilmiş Şiirler
Çev: Selahattin Özpalabıyıklar


Sakin denizin düzlüğünde, sandalım yavaşça sallanıyor;
ilkbaharda akşam rüzgârının göğsünde gül ağacının sallandığı gibi.

Petöfi - Aşk ve Hürriyet Şiirleri


Kırbaçlayın beni direklere bağlayın, kırbaçlayın beni!
enlemlerle boylamlardan esen rüzgârlar
sürüklesin kanımı azgın fırtınalarda
geminin bordasına çarpıp
kaptan köprüsüne yükselen sulara!

Fernando Pessoa - Uzaklar, Eski Denizler


Dişlerimin arasında bir ishak kuşu
eğiyorum ya başımı
çaresizliğime tuttuğun aynayı seviyorum

Bir gün bir kötü haber birimizden
kalanın diline gelecek ilk sözü, arayacağı ilk insanı
ilk gece yapacağı her şeyi seviyorum.

Şükrü Erbaş - Bütün Şiirleri 3


ve resulullah, bizse hep yanılgılar içindeyiz, onu anmak
anlamak: yürek başıboş bir gemidir, hangi rıhtıma vursun

Kemal Sayar - Bütün Şiirleri


Ben sensizliği yalnızlık sanmıştım her keresinde.

Hasan Ali Toptaş - Yalnızlıklar


Ben derim ki;
ömrüm , ömrüm!
mumlar neden eriyip sönerler de 
tersine doğru yanmazlar
uzayarak yeniden 
ve insan doğmak ister mi?

Metin Altıok - Bir Acıya Kiracı


Gözü kıyıdaydı kadının...

Enis Batur - Doğu - Batı Dîvanı


sizi her arayışımda, birkaç damla gözyaşı olarak inerdim yeryüzüne;
bu benim özgürlüğüm olurdu.

Orhan Alkaya - Yenilgiler Tarihi


sende bu ölüme göz kırpan deliliği bilmesem
yolu yok inceden ağlardım ardından çocuk.

Haydar Ergülen - Nar


Bir nefeslik can kalsaydı sana üflerdim canımdan

Birhan Keskin - Y'ol


Sen olmadan türkülerim tatsız
daha güzelini nerden bulayım 
sen olmadan umutlarım yalnız
güzel umudu kimden alayım.

İshak Meşbeşe - Seçme Şiirler


âşıktı ve böyle iri olmasaydı ağlayacaktı

Selim Temo - Kırgın Nehirler Meseli


Kendini kaybedenleri her şey bırakır yüzüstü
babalar onları terkeder,
kapanır onlara analar rahmi de.

v.b. Bayrıl - Melek Geçidi


Babalar, çocukları büyüyünceye kadar hatasızdır, kahramandır, bilgindir.

Bülent Parlak - Yalnızlığın İcadı


Çamlar hüzünlü, yollara düşmüş, söğüd, çınar,
yaprak döküp huzura kapanmıştı, sonbahar.

M. Orhan Bayrak - Ölüm ve Mezar Şiirleri Antolojisi


"İnsan ruhu - der, Kazancakis - dünyanın en emperyalist gücüdür; fetheder, fetheder ve hiçbir zaman fethettikleri ona yetmez."

Şükrü Erbaş - İnsanın Acısını İnsan Anlar


             Tan sökerken -
  ötüyor tarla kuşu
              Yağmurun derinliğinden 
                                        Issa

Cevat Çapan / Kenan Sarıalioğlu - Haikular


Bir buzulun çatlağından nasıl sızarsa su
ve nasıl iki yüzü varsa o suyun tadının, bir ileri
bir geri ve nasıl biri tatlı öbürü sertse,

öyle ölüyorum ben de son kez her ânında
     bu günlerin,
bir yandan eski iç çekişler artık
    salıvermezken beni,
bir yandan göremiyorum gideceğim yeri
                             Moskova, Aralık 1933

Osip Mandelştam - Vedalaşmaların İlmini Yaptım Ben


Annesi, "meyvenin bile kabuğu var Kadri, bir senin yok," derdi

Barış Bıçakçı - Herkes Herkesle Dostmuş Gibi


Bir tek insan bile geçmiyor sokaktan
Ay, verimli bir sarmaşık gibi titreyerek pencereme
                                                                                [dolanıyor

Ahmet Erhan - Alacakaranlıktaki Ülke


Gerçekten, dünyanın dışındayız. Artık çıt yok. Sezgi yeteneğim kayboldu. Ah! şatom, Saksonyam, söğüt ağaçlarım! Akşamlar, sabahlar, geceler, gündüzler... Ne kadar yorgunum!

Rimbaud - Cehennemde Bir Mevsim & Aydınlanışlar


Dünyâda olup ganî güherden
zevk ile dönende ol seferden

Fuzuli - Leylâ vü Mecnûn


ve sen ,
gözlerimin fatihisin.

Behruz Kia - Neşideler


Sen bana düşen
en güzel şeysin
               (eylül 2014

Ahmet Koyutürk


Gün ağarmış, yapraklar
derin sessizliğe bürünmüş,
yelkenleri suya indirmiş rüzgâr,
gece bitimi iki sevgili sanki,
söz tükenmiş, aşk sütliman
                          (Saygyo

Yatağında Yalnız mısın (Eski Japon Ozanlarından Aşk ve Özlem Şiirleri)


ve ışığın kırıldığı
bu boş alanda
başka ne yapabiliriz?

Jaime B. Rosa - Deniz Şiirleri


İnsan bir gecikmedir...

Metin Kaygalak - Suya Okunan Dua


Yüzümü sürdüğüm
her kapı gibi
kapandım
beni büyük bir cezbeyle
yakan 
aşkın ayakucuna.
oysa sırrımı verdim
kırıldığım ve çocuk kaldığım aşklara

Metin Kaygalak - Yüzümdeki Kuyu


Mihr ü meh zanneyleme sâhib-i serîr-i kâinat
Arz eder şehzâdegâna tâc u efser rûz u şeb

(Kâinâtın tahtının sahibini güneş ve ay (olduğunu) zannetme,
onlar bu iki şehzâdeye gece ve gündüz tâç sunmaktadırlar.)

Keçecîzâde İzzet Mollâ


Eski bir güneşin
külleri eleniyor tüylerinden
                                (Ocak 1992

Öner Fikri - Uydum Suyun Aklına


Oymuş!
kurduğum o son kelimeymiş!

Metin Kaygalak - Doğu Kapısındaki Jonglör


Gel, duygu ve düşüncenin cebini
sevgi ve şefkat çerezleriyle dolduralım

Kayser Eminpur - Aşk Dilinin Grameri


Şiir insanı bağlayan bir şeydir. En az insan kadar
canlı bir şey.

Tugay Kaban - Tanatologi


Orada yaprak
şimdi tüm kalbiyle
canını gözleyerek sana bakıyor.

Chon Sang Beong - Göğe Dönüş


Güneşi tutukladılar
sıra yıldızlarda

Mehmed Kemal - Öğle Rakıları


Ah silenciosa!
(Ah, sessizlikti adın!)

Pablo Neruda - Yirmi Aşk Şiiri ve Bir Umutsuz Şarkı


yüksek kuşlar dorukları sever
ölümse çıplak kaldığı dağları

Murathan Mungan - Yılan Yastığı


Ah bu ayak sesleri, ah bu ayak sesleri,
dolaşıyor dışarda akşam üstünden beri
bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime 
eski bir yara gibi işliyor içerime

Necip Fazıl K. - Ben ve Ötesi


Yolunu şaşırmış bir dizeyim
sen ankara'da terkettiğim şiir

Salim Çalık - Erkene Alınmış Bir Ölümün Ertelenmiş Şiiri


Zincirlerini kır! 
senin isteğin olsun!

Gunnar Ekelöf - Yedi İklimden


Her ayrılıkta kendine saplanan bir hançer
kendi sabrını deneyen taş,
kendi uykusuzluğuna yatak oldun.

Birhan Keskin - Kim Bağışlayacak Beni


sen
her sabah çektiğim besmele
yüzümü yıkadığım su

Salim Çalık - Gülmekle Ağlamak Arası


Lazar uyuyor musun?
uyuyor musun, Lazar? söyle

Ölüyorlar, Lazar
ölüyorlar
ve kefenleri yok
ve eşleri, dostları yok
bazen cesetleri yok

Henri Michaux - Çağdaş Fransız Şiiri Antolojisi


Döndü suya.
ve Tanrıya bağışlamanın sesini bıraktı
ve hâlâ, ıssızken yeryüzü,
onun sesi,
su
çöl
yalvarma

Rabat/Temmuz 2001

Bejan Matur - Ayın Büyüttüğü Oğullar


Kapakları terleyen bir kitaptın sen

Muzaffer Özdemir - Sesin Aşk Diyor


Biriktiriyorum gözlerini göğünü göğsünü
uzatıyorsun bütün a harflerini
ve ne kadar şehr-i mümteni bu yaptığın
ben terzi olmak istiyorum 
sen dikiş tutmuyorsun

Tugay Kaban - Bürde Ağrısı


Yatıyorsun kısa bir zaman için
üşümüş, üzgün, yatağına.
yine sabah olacak, sonra akşam
sabahlar, akşamlar gelecek tekrar,
ama sen gelmeyeceksin bir daha

Herman Hesse - Yalnızlık ve Hüzün Şiirleri Antolojisi


ve ben seyrettikçe,
ay dolanır şimdi benim yüzümde

Sahir Üzümcü - Artık Benzemiyoruz Sonsuza


ve bilirim ki, o günden beri
insanın insana koyduğu tüm Kanunlar,
tıpkı bir meşum rüzgâr gibi,
taneyi savurup, samanı tutar.

Oscar Wilde - Reading Zindanı Baladı


Bir zümreye laf olmada bâdî-i gurûr
Bir zümrenin istekleri firdevs ile hûr
Vaktâki iner perdeler anlarlar ki
Semtinden dûr imişler ammâ pek dûr

Yahya Kemal - Rubâîler


Gerdûne iğbirârını hıfzeyledin müdâm
Afveyleyüp de rind-nihâd olmadın gönül

Bir leyl-i inşirâha kavuşmaksızın Kemâl
Yandın ilâ-nihâye remâd olmadın gönül

Yahya Kemal - Eski Şiirin Rüzgârıyle


İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
                                          (Orhan Veli

Atilla Birkiye - Aşk ve Hüzündür İstanbul


Çayın rengi ne kadar güzel,
sabah sabah
açık havada!
Hava ne kadar güzel!
oğlan çocuk ne kadar güzel!
çay ne kadar güzel!

Orhan Veli K. - Bütün Şiirleri


Ölsem bir fidan ölmeyecekti
ve zaten ömrüm de yetmiyordu 
diktiğim ceviz ağacına öğüt vermeye
yaprağına seni çizmeye

Seyyidhan Kömürcü - Hasar Ayini


Çıplak bedenlerimiz nemli; is kokuyoruz.
Radyo açık... derin gecenin içinde
kelimelerimiz kırılıp düşüyor dudaklarımızdan...

Defne Sandalcı - Ah!


Oysa döneli bir hayli zaman oldu
karanlığın karnından döküldüm

Şehmus Ay - Yaşama Cezası


Bugün yemekler yaptım sana
yorgun argın geleceksin işten
yüzünde bir itiraz parçalı bulutlu
sert bir sapak acı bir rüzgâr
...

Nevzat Çelik - Sevgili Yoldaş Kurbağalar


Gördüm çizgilerini avuçlarının
çöl her şeyi söyledi bana.

Bejan Matur - Onun Çölünde


Bıraksalar öpmem için
bal tadındakini gözlerini senin

Gaius Valerius Catullus - Şiirler


Yüreğim tutuldu,
Benim gönlüm tutuldu,
O kadar ışık bu şehir de,
Ama hiçbiri gözümü aydınlatmıyor,
Bu kadar göz bu şehirde ama,
Hiçbiri yüreğimi ısıtmıyor,
Burda herkes canlı kalmak için koşuyor,
Hiç kimse yaşamak için koşmuyor,
Bu şehrin hepsi yeryüzü olmuş,
Artık bu şehrin göğü yok,
Benim yüreğim gökyüzü istiyor,
Gönlüm gökyüzü istiyor,
Anlayın beni n'olur..

Teoman Özgün



Yakında kar da yağar
vah olsun artık gidecek yuvası olmayana

Başo - Kelebek Düşleri


Gök damlıyor
gök damlıyor ve telaşımız 
artık eskisi gibi değil

Dursun Güzel - Bakılmış Su


uğradığım haksızlıklar beni öylesine hâk ile yeksân ediyor ki, hakkım olarak güzelliğinizden yakınıyorum.

Cervantes - Don Quijote


Nasıl geçer bir mevsim
nasıl
neyle ölçülür
yokluğunun takviminde?

John Berger - Ve Yüzlerimiz, Kalbim, Fotoğraflar Kadar Kısa Ömürlü


Nadiren görülen güneşli günlerde çiçek soğanlarının bulunduğu odaya gidiyor ve ışınların içeri girmesi için camı aralıyordu.

Alexandre Dumas - Siyah Lale


Bir çukurdayım
...
çukurun dibi kar

Erdal Öz - Gülünün Solduğu Akşam


Birbirine karşıt kıtalardan geliyorduk, dillerimiz ortak bir sözcük içermiyordu. (Ama sonradan Hermine bana ilginç şeyler anlattı; o akşamki konuşmamızdan sonra Hermine'ye benim için demiş ki, bu insana çok ilgi göster, çünkü pek mutsuz görünüyor. Hermine bunu nereden çıkardığını sorunca, "Zavallı, zavallı insan," demiş. "Gözlerine baksana. Gülemiyor.")

Herman Hesse - Bozkırkurdu


Uzun ayrılıklar, soru çoğaltan zamanlar gibi görünse de 
bu dönemlerde herkes kendi hayatına döner.

A. Vahap Kaya - Kadın Tuzaktır


Yüreğim ağzıma geliyor. 
hep böyle oldu.

Ernest Hemingway - Afrika'nın Yeşil Tepeleri


Aynalar insanın sevdiği bakmadığında mı paslanır 
yoksa zaten sevilen bakmasın diye midir ayna

Tugay Kaban - Burası Sen


kaprîsên min ên mirinê çêbûne
zayîn trajîk, mirin erotîk bûne

Rınas Jiyan - Janya


Her şeyde bilirim hikmetin vardır,
ne çare insanız gönlümüz dardır,
pirimiz büyüktür Molla Hünkâr'dır,
bize bir gün imdat etmez mi ya Rab?

Muhsin İlyas Subaşı - İki Mevlevi


Bu kırkıncı yapraktır
Selim kapattı kitabı
anladığını anlatmayan alçaktır...

Nazım Hikmet - Seçme Şiirler


Ancak, rüya gibi güzelsin

Mihai Eminescu


ve ben yoruldum
ya sen ey yâr?
              (Haziran 1981

Sabah Kara - Doğu Ağıtları


Benim payım anılar bağında hüzünlü geziniştir
ve can vermektir, bana
"senin ellerini seviyorum"
diyen bir sesin kederinde

Sabah Kara - Çağdaş İran Şiiri Antolojisi


ölümde devşiren gövdemdir
kanım - yapraklarını teslim eden 
ve yatışan dal

Adonis - Newyork'a Mezar


Bir tek söz ettim mi sana şimdiye kadar
birşey istedim mi senden?
orman ardımdaydı. bir ağacın dibinden sana 
                                                          bakıyordum

Tagore - Aşka Çağrı


Bilmiyorum hangi dizeleri 
yollayayım size, ruhunuzda, dipdiri
yüreğinizde körüklesin diye sevgi ateşini?

Leopardi - Şarkılar


Mesela biz
bir şarkıyız
ikimiz

Ceyhun Yılmaz - Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen


Çaresizlik saldırganlaştırır
bir aslan, yaralı, pusuda, saldırgan

Dilek Kartal - Taşı Kim Atacak


Herkes korkuyor
herkes korkuyor ama sen ve ben
ışığa, suya ve aynaya bağlandık
ve korkmadık

Furuğ - Yeryüzü Ayetleri


Tefe koyarlar garanti bizi
durmak haram artık bu yerde
seni düşünerek ağlayacağım
kimbilir öleceğim belki de

Guillaume Apollinaire - Aşk Şiirleri


Diyorsun ki: kuşan yılların yapraklarını - zamanıdır
artık gelip beni öpmenin!

Ahmet Cemal - Celan


Bir şairden başka bir şey değildim
yüzyıllar boyunca
tanrıdan medet uman.

A. Kadir, A. Timuçin, S. Salom - Filistin Şiiri


Oysa hastalığın sevgiyle tedavi edilmeli
büyüyle ve otlarla
şarkıları bestelenerek... şarkılar

Mahmud Derviş - Kuşatma Durumu


Yerle bir şimdi kalbim
iki nisan arasında

Derya Önder - Akasya Telaşı


ve o kirpiklerin ki gözyaşlarını taşır

İmam Şâfiî - Divan


Kimileri çığlık çığlığa denize atladı sonra,
mezarlarıyla önceden tanışmak ister gibi

Lord Byron - Don Juan


Bu yaz da seni getirmeyecek;
bu yaz da ötelere bir gemi,
hey dost cânım tene nen nen ni,
beli yârim, bu yaz da getirmeyecek seni.

Hüsrev Hatemi - Ağustos Melâli


ah yavrum
ah güzelim
canım benim/sevdiceğim
bitanem
kısa sürdü bu yolculuk
n'eylersin ki sonu yok!
gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor

Hasan Hüseyin - Haziranda Ölmek Zor


şen olsun toprağın
hey martı!

Serdar Koçak - Avare Şiirler


Gördüm, zamanın ruhunu gördüm

Metin Cengiz - Yeryüzü Hâlleri


ve turnalar geçiyor / üzerimizden
                                     (Behçet Aysan

Eren Aysan - Bir Eflatun Ölüm (Behçet Aysan Kitabı)


bense şiirler yazıyorum
kedi yavrucakları resmedilen takvimde
günler geçiyor

Adnan Özer - Seçme Şiirler


Yolcular hatırlıyor şimdi: bizimdi o hayat
neden bindik gidiyoruz, yeterdi eldeki kıvam

Tahir Abacı - Ruh Gibi


Tam şuramda bir
bir kan pıhtısı
ayrılınca oluyor
kavuşunca oluyor
hevesle gidiyorum
ikinci cümlede bir boğuntu
utanarak kalkıyorum
ruhumda soğumuş bir zaman
etimde bir pişmanlık
şimdisiz öncesiz sonrasız
yaşamak desem değil
ölmek desem değil

Bir Araf

Tam şuramda...

Şükrü Erbaş - Otların Uğultusu Altında


Dağların serin koynuna bırakırdı düşlerini
düşler bir sis gibi yayılırdı her yana

Abdurrahman Adıyan - Sündüs Döşeği


Şimdi kimi arasak şu cehennemin dibinde, hep görüşmeye kapalı hiç
                                                                                                 ulaşılmıyor.
Ali Emre - Yeryüzüne Dağılan


Tsukuba Dağı,
karlarının güzelliğini
gizlemek için 
mor urbalar kuşanmış

Başô - Kuzeye Giden İnce Yol


Fakat Mehabe, sen ne söylüyorsun! Bu tür insanlarda ne arıyorsun,
vicdan mı, yüce duygular mı?

Fatma Aliye - Levâyih-i Hayât


Yazmak büyülü dağ / ile dağ masalını ayırmaktır aslında

Hilmi Yavuz - Geçmiş Yaz Defterleri /Bulanık Defterler


Yeni yıkanmış çingene kızı
başında ebemkuşağı
yaldıza kesmiş bütün gök
türkü söylüyor Azize

Alova - Toplu Şiirler


hiç kanmam: çıraksız esnemiyor rüzgâr

Cafer Keklikçi - Yasak Bölge


Ey örtüyü kaldırıp okumayı bilen okur
Anka mı yanlıştı yoksa masal mı?

Abdülkadir Budak - Yanlış Anka Destanı


Yazın oyluklarında beliren bir armut sessizliği var, 
keçiboynuzlarının köklerinde bir durgun su uyuşukluğu - 
ilkyazın kucağında uyuyan yedi öksüz
ve gözlerinde can çekişen bir kartal

Yannis Ritsos - 


Bu pencere yalnız.
bu yıldız yalnız,
masada unutulmuş bir cıgara gibi - 
tüten, mavi mavi tüten, tek başına.

Ben de yalnızım, diyor adam.
cıgaramı yakıyorum, içiyorum.
cıgaramı içip düşünüyorum. yalnız değilim.
                                        (Yannis'e zaafım var, sy. 71'den bu da.

Yannis Ritsos - Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin Beni


Sürekli parmaklarının ucunda duramazsın
yürüyemezsin hep hoplayıp sıçrayarak.
gösterişle parlayamaz
başkalarını itip öne geçemezsin.
kendinden memnunlardan bir hayır gelmez,
kendini övüp duranlar büyüyemez asla.

Ursula K. Le Guin - Lao Tzu Tao Te Ching


Ben de kurtuldum zannettim. yanılmışım.

İ. Bahtiyar İstekli - Fatma Cevdet Hanım'dan İhsan Bey'e yakılmamış Mektuplar


Feleknüñ gerdişinden dãd u feryãd
Meni ayırdı senden dãd u feryãd

Meni yãrdan ayırdı bed zamãne
Zamãne gerdişinden dãd u feryãd

Menüm iki cihãnum sevgülü şãh
Seni sevmedüğünden dãd u feryãd

Yaḳam yırtam gidem aġyãr elinden
Maña hiç raḫmı yoḫdur dãd u feryãd

Bi-çãredür Ḫaṭãyī yãr elinden
Nice büryãn olupdur dãd u feryãd

Şah İsmail - Ḫaṭãyī Dīvãnı


Fîlcumle me cumle xas û 'aman
'Asî û şeqî natemaman
                      (Kısaca, seçkin ve sıradanıyla hepimizi
                        Asi, günahkar ve noksan olanımızı

Têkra bi şefa'eta xwe xas ke
Vêkra me ji agirî xelas ke
                      (Hep birlikte şefaatine mazhar kıl
                        Cehennem ateşinden cümlemizi halâs kıl

Ehmedê Xanî  - Mem û Zîn


Şevkımız şimdi ana düşdü ki in-şa'-Allah
Ola sıhhatle selâmetle meh-i rûze tamãm

Halil Erdoğan Cengiz - Divân Şiiri Antolojisi


Sofiyê xelwenuşîn bêne sicûd
Her du burhên te ne mihrabê du'a
                               (Secdeye giden çilekeş sûfîlerin
                                 Mihrâp diye döndüğüdür kaşların

Melâyê Cizîrî - Dîvân


Ey müzisyen başka makâma geç, sevgili sarhoş geldi,
O hayâta safâ bahşeden, o vefâlı sevgili sarhoş geldi
...
Bizim sevgilimiz âşktır, her kim dünyâda bir yâr seçerse,
Bu âşk, Elest gününde biz ve siz olmaksızın sarhoş geldi

Muhammed-î Rûmî - Bir Demet Gül


Diyeceklerim var sana
Ey kuş ki ötüyorsun gözlerden ırak

ve açıyorsun zamanı sesinle!

ne derdin var senin?
gizliden gizliye şakırsın yalnızlığını

Sohrâb Sepehrî - Bütün Şiirleri/Sekiz Kitap




Bârân ki der letâfet-i tab'eş hilâf nist
Der bâg-i lâle rûyed ve der şûrebûm hes
                                (Yağmurun temiz tabiatında yokken aykırılık,
                                   bahçede lâle biter, kıraç toprakta diken

Sâdî-i Şirâzî - Gülistan


Ömrüm, kötü ağırlanmış o konuk.

İlker Nuri Öztürk - Ölüm Öncesi


Batı'nın şairi de alışmalı,
o da
terk edilen diyarlara ağlamalı.
kumun üzerine yazılar yazmalı, 
nasıl birleştireceğini bilmeli çözülemeyeni.
o da bilmeli
rüzgâra teşekkür etmeyi.

Adonis - Maddenin Haritalarında İlerleyen Şehvet


Hayır! Boyun eğme ona
   Sen Allah'a secde et
       Yakın et kalbini ona.

Mehmet Hakkı Suçin - Şiir Şiir Ayetler


Don Kişot hem İspanyol, hem de beşeridir.

Abdülhak Şinasi Hisar - Kitaplar ve Muharrirler III


Çöl,
bir seccâde gibi serilmişti
önümde.

Melisa Gürpınar - Her Harf Bir Melek


Ah başkalarının benden istediklerini
veremiyorum sana

Turgay Fişekçi - Nezval


Ya beni al gözlerinin içine
ya delirtme

Ahmet Veske - Ebâbil


Bir otobüs geçti. ışıklar yanıyor
ne yalın konuşacaktık bu akşam.

Yannis Ritsos - Parantezler


Bahçeleri bastılar
baltaları gül dalına astılar

Hasan Hüseyin - Kelepçemin Karasında Bir Ak Güvercin


Siz kulak dayayanlar gecenin kalbine,
hafif bir pırıltı, yeri belirsiz bir seda,
bir kapı örtülüşü, bir araba gürültüsü ötede,
bunlardır duyduğunuz amansız uykusuzlukta

Ruben Dario - Birgün hüzün dolmuş akıyordum ben su misali bir çeşmeden


       VAROLMAK 
Saniyenin bir parçası

Octavio Paz - İner su ağaçlara çıkar gök dudaklara


Eyüb'ün göğü kaplayan haykırışını duydum bugün:
zorlamayın beni iki kez ibret olmaya!

Mahmud Derviş - Gelin kelepçe ve üzünç yoldaşlarım gelin yürüyelim


Bilmiyoruz bu yaptığımız ne,
yaşadığımız her an öbüründen korkutucu.
                                                 (5 Temmuz 1963

Anna Ahmatova - "Benimle Öl" diye sanbahar Akçaağaçların arasından


Yoksa, kendi ellerinde mi öleceksin?
*
Tatlı tatlı gülüyor kutsal Sappho'su
menekşe-siyahı saç örgülerinin

Sappho Lesbos - Sappho ile Alkaios


Koku hususunda başkasını istemez gül.
Yuvasını taşıyarak uçmaz bir kuş

Adonis - Kudüs Konçertosu


dans la grande boutique romantique 

Le Romantisme


Güldürür yâ ağlatır yâ lûtf eder yâhud itâb
Hâsılı neylerse ol ruhsâr-ı âl eyler beni

Cevdet Kudret - Divan Şiirinde Üç Büyükler / Nedim


Senelerce, senelerce evveldi;
sen yoktun
ben de yoktum
bu aşk başladığında

Murathan Mungan - Yaz Geçer


Bekle beni, 
tatlılığından yoksun bırakma.
ben de bir gül vereceğim
karşılığında

Poblo Neruda - Kaptanın Dizeleri ve Yürekteki İspanya


Bu şaşkın isyan içinde nereye kaçsan da, boş
Mavilik! Mavilik! Mavilik! Kurtuluş yok senden.

Mallarme - Zarla Şans Dönmeyecek


Kanadı gümüşlü kuşlar geçer
İki şâk bölüp mehtabı

Ahmet Oktay - Karanfil ve Pranga /Ahmet Arif şiiri üzerine


Beni, yarın aldatacağından eminim...
ama bugün bana tam teslim olduğundan,
affedeceğim seni-
eskidir bu günah
ve günahkarların ilki değilsin sen.
................................
ve söyle bana
seninle sevişen talihlilerden 
kaç tanesi öldü?
...............................
öpücüklere eşlik eden sözcükler istemiyorum,
başkalarına nice söylediklerinden 
bir sözcük bile istemiyorum.
                     (Ion Minulescu

Adnan Özer/ Kemal Küçükgedik - Çağdaş Romanya Şiiri Antolojisi


Ey adım uydurduğum koşu. Yorulmaz aşk.
                                            yetinmez aşkınlık.

Sennur Sezer - Kirlenmiş Kâğıtlar


Konuş dinle yanıtla beni
orman anlar
dediğini gök gürültüsünün

Octavio Paz - Güneş Taşı


Ne kadar giyinsen o kadar çıplaksın
bir yerde belki yalan söyler aynalar
güzelliğini değil seni sevmiştim
şimdi soyun soyunabildiğin kadar

Turhan Oğuzbaş - İspanyol Meyhanesinde Seni Aradım


İbrahim'in beni terketmesi
bir adla olmadı
sularda biriken sırla oldu

Bejan Matur - İbrahim'in Beni Terketmesi


Bozkırda
tepelerin küçük kız çocuğu
büyümüş ağlarken
rüzgâr son kez kesiyor yüzümü,
kalp incinmiş
'hiç iyi değilim' 
dediğimde ben 
duysan keşke!

Bejan Matur - aşk/olmayan


Ah ten, yüz, kanat.
saçları uzun meleğin
beyaz gövdesi.

Bejan Matur - Rüzgar Dolu Konaklar


Sana bakmak toprağa bakmak kadar güzeldi
sert şarkılar vardı yanaklarında
*
sen gittin tarih bitti milat neyi açıklayabilir
sana bakmak toprağa bakmak kadar güzeldi

Mevlâna İdris - İyi Geceler Bayım


Şimdi artık dağıtamıyorum bu hüznü
yankılanan kahkahasıyla uzak yılların
ak ıhlamurum çiçeklerini döktü
çınladı gitti bülbül şafağım

Sergey Yesenin - Lirikler 


Güzrengi bir rüzgâr üşüdü
ormanın uğultulu sesi içinde

Hüseyin Alemdar - Aşk ve Prelüdler


Ama durup bakarken ardındaki bitmez
tükenmez boşluklara,insan ötesi sessizlik, 
sınırsız huzura; dalıp giderim düş dünyama;
duracak gibi olur kalbim orada.

Leopardi - Şarkılar


Gül takıyoruz karşı yakanızın ufkuna

Akın Yanardağ - Vaktidir


Çoğul cümlelerimin gizli öznesi
ne kuşlar ölür ne çiçekler solar yurdumda...

Caner Aktaş - Elif Sokağı


Herkes, aklında kaldığınca yaşatacak bizi, biliyorsun.

İlhan İrem - Siyah Kuğunun Şarkısı


Bext reşa min
ken xweşa min
dem geşa min
çav reşa min

Kalê Qurdîsî - Kanîya Dilan


Yine de sahte bir sevinçle
topladım üzümleri ve sarhoş oldum
yılların şarabıyla.
                    (Joan Vinyoli

Çağdaş Katalan Şiiri Antolojisi Antolojisi


Yani ay onlar için sadece bir tente
bu savurganlıktır bence

Edgar Allan Poe - Kuzgun


İman ve küfür... Dünyaya gelen her insan bu iki yoldan birini seçmek zorundadır.
Dünya bu seçimin yapıldığı imtihan meydanıdır ve imtihandan kaçmak mümkün değildir.

Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi - A'mâk- ı Hayâl


Yalnız hüznü vardır
kalbi olanın

Serdar Aydın - Yol Üstündeki Yazıcı /Ahmet Oktay poetikası için bir yaklaşım


Göğe bakınca içi açılmıştı.
                          (Ercan Ata

Mağaradakiler


Göğe bir ferahlık yayılıyor aralandıkça
araladıkça ergen kızlar ağustos pencerelerini

Ali Ayçil - Arastanın Son Çırağı


Bir şubat günü
başladı bende kuşku
fırlattım kentin alanına
genç gönlümün sorularını,
gerçeği istiyorsa herkes
yüklensin suçlarını

Adnan Özer - Seçme Şiirler


insan,
gençken şımarık bir şekilde ister ölümü
yaşlanınca
kimsenin yüzüne bakmadığı bir ağıtla

Bülent Parlak - Ricakeş


Sınıfın dışındaki ihtişam bize yasaktı... 
...
Güneşi seyretmek, kuralları çiğnemek anlamına geliyordu

Sohrab Sepehri - Henüz Yolcuyum


Yûsuf köle
yani annesizdi
bir hatırlayıştı yalnızca
annesini hatırlasın diye
O'nu Yakub attı kuyuya

Murat Kapkıner - Kimsenin Aklına Gelmeyen


Beş şıktan dördü yanlış, bizim Ali ne yapsın

Bülent Parlak - Sevgili Huzursuzluğum


Ah şimdi cenin zarında olmak yeniden sadakat olmadan
parmaklar olmadan çürümüş aşk olmadan

Beckett - Yankının Kemikleri


Göğsünde yumuşatıp dünyayı
yakasında tutar balık çocuklar

Soner Karakuş - Gece Geç


Kim bilir belki de
mecnun çöle aşıktı
ferhat dağa

Metin Üstündağ - Bir Delinin Mal Beyanı


Uzaklar getirir kitabı
ölümün kanatlarından
                    (Muhammed Beniis

Metin Fındıkçı - Çağdaş Arap Şiiri Antolojisi


Senin bana bakışın o ne vakit ışısa
her yanım ay altında çılgın barut kesiği
vurur bozgunlarımı yankısız karanlığa
ülkesinden atımın sürer çıkarır beni

Kemal Özer - Yaralı Karanfil


Bir kabuk içinde
birbirinden ayrılmaz 
(:)
Aşk ve acı yüreğimde
ikiz badem içidir.

Metin Altıok - Bir Acıya Kiracı


Taş duvarlardan ses geçmeyen
                                kapatsalar
                              seni nereye

        -şahmeran'ın kalesine

bir de kilit vursalar üstüne
                  'ey uzun yollar
                    yolcusu'

   -bakırdan ve acıdan bir kilit.

ve kenevirden bir urgan
               ki bağlasa seni
               sırılsıklam.

-kalın bir urgan

ama yine de
kalbin dışardadır hep
kaleyi, urganı ve kilidi
hiç dinlemeyen
o kalp...

Behçet Aysan - Düello


Bir göğü bir kente bırakıp gittim
bırakıp gittim duvarlarda resimler
bir eve bir sabaha varmak sonra
varmak söylenmemiş bir türküye

Kemal Burkay - Hadi Gülümse


Bir bebek ağlar
sezer de ağaçların otların
topraktan çıktığını

Cahit Zarifoğlu - Şiirler


Âşık kişi miskîn olur yol içinde teslim olur
Kim n'iderse boyun bura çâre yok gönül yıkmağa
                                                               (Yûnus Emre

Mustafa Tatcı - Yûnus Emre İle Aşk Yolculuğu/Hayatı ve Seçme Şiirleri


İnsan, yıkılan KENDİKENDİSİYLE DE burun buruna gelebilir bazan.

Nuri Pakdil - Klas Duruş

29 Temmuz 2020

Babanın Ölümü ve Bekletilmesi

Babanın cesedi en son gömülür.
Bir gün ve geceyi yuvasında geçirmeli. Ve anlatılmalı.
Oğullar ve kızlar kâbus görecek. Görmeli.

Bejan Matur

15 Temmuz 2020

Esselam ey benim güzel vatanım

Esselam ey benim güzel vatanım
Bize bir nimet-i ezel vatanım
Nice devletlere bedel vatanım
Şimdi bir makber-i emel vatanım

Daha dün sahneyi saadetti
Daha dün mülteca-yi ismetti
Daha dün baciegâh-ı vuslattı
Ey bugün mezar olan vatanım

Elveda ey harab olan vatanım
Hasta bağrı türab olan vatanım
Şanlı mazisi hâb olan vatanım
Bana sinende bir avuç yer ver

İbrahim Alaeddin Bey