| yeniden merhaba diyeceğiz kırılgan bulutlar yer yeryüzüne küserdi yeni bir ayrılık işaretiydi yağmur eskiden kaçarcasına yağarken hüzne kaybolan hayatlardan ürperiyorum yüreğim buruk sevdam yaralı hesapsız zamanın dipsiz kuyusuna atılmış sevmeler yüzünde kırılgan hayaller amaçsızca taşınan sinenin kafesinde şehrin sokaklarında bir eskici dolaşır yitik bir kuşağın anılarını toplar boş hayatlar hurdalığını doldurur sessizce yüzlerinde mutluluk maskesi hayalsiz yaşamların nihayetinde gelip geçen bir rüzgar gibi bir yerlerde umut saklı belki tomur tomur yeni yaşamlar ütopyanın gücünde aşkın şehrinde sevginin sıcaklığıyla harmanlanarak canlanır yitmek yok ey sevgili gitmek yok böyle umarsızca yine gelecek bahar o zaman haykıracağız kelepçesiz türküleri inancın ışığı çıkaracak bu kör kuyulardan çok uzak diyarlardan duyulacak haykırışlarımız kol kola yürek yüreğe yeniden merhaba diyeceğiz aşka hayatta güzel olan her şeye Ergin Doğru |
İstanbul'a metfun olanlara Deniz bazan susup bazan homurdanıyor; Üsküdar ’da birkaç ışık sönüp yanıyor: Eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi... Sabahattin Ali Karaköy'den kalkan vapurlar bilir Yıllardır nasıl yangın Galata Kulesi Kız Kulesi'ne Ali Asker Barut Bugünse artık Görmek için denizi Sağa sola oynatması gerekecek Betonarme binaların arasında Üzgün duran boynunu Ali Asker Barut İstanbul’da bir sevdiğim vardı Keçi yavrusuna benzer, Rüzgar eserdi hafiften gözlerinde Halden anlardı. Cahit Külebi Selimiye'nin arkası Karacaahmet Az gerilesem sırtım selvilere değecek Tüylerim diken diken Ne var bunda ürkecek Halim Şefik Güzelson Vay canına tükürdüğümün İstanbul’u ... Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarı Ne gittim ne gördüm gitmek de istemem Taze ekmek bir parça beyaz peynir Şimdi olsa şuracıkta rakı içer Denize mi bakar kim bilir Oktay Rifat Kay...

Yorumlar
Yorum Gönder