Ana içeriğe atla

Hayedeh, Feryat

Bir dost göndermiş… “Hayadeh”in duygu seli şarkısı “Faryad” ı…
Bu üzgün günlerimde canıma.. ruhuma şifa olsun diye…
Hem dosttan gelecek hem de Hayyam’ Ustanın diyarından..
Başım üstüne…
Şifa da olur… tatlı tatlı hüzün de verir... içimi içime dar da getirir.
Bilirim şifalarımın dahi, duygularımın isyanı olduğunu bedenime.

Öyle güzel beste, öyle duygu yüklü sözler,

Ve özlemin feryatlaşan seslendirilişi…
Bu feryad… bu dinleyiş.. bu iç çekiş.. bir blog gerektirmeli…
Nasıl olsa ara vermiştim uzun süredir yazmaya…
Sevdiklerimi, dostlarımı merak ettirerek…
Bilirler onlar sessizliğimin kapristen değil, gözümün derdinden olduğunu,
Zaten arıyordum ya… bahanem oldu….

"Ah Tanrım, ümitlerimi alma…
Ah Tanrım özleyen kalbimi kırma…
Tanrım, sevdiklerimden uzaktayım.
Cennetlerini gözlüyorum….”

Bende yürek Selanik, duygular pik, ruhum incesaz.... inlemede...

Şu an tekrar tekrar dinliyorum...
Sözlerlerin anlamıyla söyleyenin feryadı öylesine örtüşmüş ki...
Yürek mi dayanır buna...
Hele de benim ki... bazen sorarım kendisine...
"sen kiminsin… yoksa bedenime sığınmış belalım mısın" diye...

“Geleceği olmayanım ve yorgunum.
Sevdiklerimden uzaktayım
Rüzgâr, kırdı kanatlarımı. “

Yazmalıyım... Yoksa, bu yoğunluk sığmayacak içime...

Tende ürperme, gözlerde yaşarma, içerlerde bir yerlerde dinmeyen titreme...
Sona ermezse bu yürek sağanağı... vay halime....

En  iyisi, sığınağım olsun çocukluğumun mutlulukları..

Bir tutam alayım onlardan…
bir daha geri gelmeyecek olanlardan…
Alayım da kalbimin derinliklerine sığdırayım.
Şifa olsun hüzünlerime… mutluluklarıma diye…
Zaman olur hayali cihan değermiş…
Benimki “hayali cânâ değen” türünden olsa gerek..
Öyle uzaklar, öyle yabancılar ki…
Sanki yaşayan ben değilmişim gibi…
Sanki onlarla yoğrulup bu güne gelmemişim gibi...

“Kalbimin derinliklerinden,
Geçmişin mutlu günlerine sığındım.
Eğer kafesimin derinlerinden o günleri getirebilsem....
Bir sızı sarar kanatlarımı....”

Mutlu günler geride kaldı, çocukluğumun yaşam sevinciyle

Geride kaldıysa, yaşanmadı da değil ya.
Hayalleşselerde, geride kalsalarda,
Benimle yaşamaya devam edecekler
Yürek titredikçe, ten ürperdikçe.. içerde bir şeyler sızladıkça…

“O günler artık zayıf bir inlemedir, boğazımı saran….
Ne olursa olsun feryad edeceğim…
Zira bu fırtına, bu çığlıkları gerektirir…"

Tercüme etmeye çalıştım ama ne kadar olduysa

En iyisi linkini de vereyim.

Kendinize zaman ayırdığınızda

Duygularınızla baş başa kaldığınızda
Ilık rüzgarlarda koşmak istediğinizde
Yüzünüze birkaç damla yağmur vurduğunda
Azıcık elleriniz üşüdüğünde
Ürpererek sıcak yatağa sığındığınızda
Anılarla başbaşa ılık yorgana sarındığınızda
Tekrar çocuk olmayı, çocukça gülmeyi ağlamayı özlediğinizde
Yakınlarınızdan göz yaşlarınızı gizlemeye çalıştığınızda
Ve anneler gününde “ah annem” demek istediğinizde…
Şifa niyetine dinlersiniz… ruh ikizlerinizi düşünerek..

Kaynak: http://blog.milliyet.com.tr/ahmets

Benim ümidimi benden alma Allah'ım
Benim özlemiş kalbimi kırma Allah'ım
Ben yuvamdan ayrıyım, başım gök yönünde
Yararım yok, yorgunum dostlarımdan ayrı düştüm
Fırtınanın belası yüzünden kanatlarım kırılmış
Benim ümidimi benden alma Allah'ım
Benim özlemiş kalbimi kırma Allah'ım

Benim yüreğimdeki ipek heves rengini yitirmiş
Kafes içindeyken ben derdimi kime söyleyeyim
Yazıklar olsun ki kader benim kollarımı bağlamış
Gece gündüz boğazımda hıçkırıklar düğümlenir
Feryat ediyorum bu fırtınanın elinden
Aman bu fırtınadan, aman bu adaletsizlikten

Benim ümidimi benden alma Allah'ım
Benim özlemiş kalbimi kırma Allah'ım
Ben yuvamdan ayrıyım, başım gök yönünde
Yararım yok, yorgunum dostlarımdan ayrı düştüm
Fırtınanın belası yüzünden kanatlarım kırılmış

Benim yüreğimdeki ipek heves rengini yitirmiş
Kafes içindeyken ben derdimi kime söyleyeyim
Yazıklar olsun ki kader benim kollarımı bağlamış
Gece gündüz boğazımda hıçkırıklar düğümlenir
Feryat ediyorum bu fırtınanın elinden
Aman bu fırtınadan, aman bu adaletsizlikten

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İstanbul Şiirleri Bercestem

      İstanbul'a meftûn olanlara Deniz bazan susup bazan homurdanıyor; Üsküdar ’da birkaç ışık sönüp yanıyor: Eşelenen kıvılcımlı bir mangal gibi... Sabahattin Ali Karaköy'den kalkan vapurlar bilir Yıllardır nasıl yangın Galata Kulesi Kız Kulesi'ne Ali Asker Barut Bugünse artık Görmek için denizi Sağa sola oynatması gerekecek Betonarme binaların arasında Üzgün duran boynunu Ali Asker Barut İstanbul’da bir sevdiğim vardı Keçi yavrusuna benzer, Rüzgar eserdi hafiften gözlerinde Halden anlardı. Cahit Külebi Selimiye'nin arkası Karacaahmet Az gerilesem sırtım selvilere değecek Tüylerim diken diken Ne var bunda ürkecek Halim Şefik Güzelson Vay canına tükürdüğümün İstanbul’u ... Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarı Ne gittim ne gördüm gitmek de istemem Taze ekmek bir parça beyaz peynir Şimdi olsa şuracıkta rakı içer Denize mi bakar kim bilir Oktay Rifat Kayacık'ta mekik atarken Penelope Düşü...

DÜNYA MİKHAİL'İN ADINI BİLMELİ

                   Mikail Mirdoraghi Eğer İran İsrail’de bir okulu vurup çoğu çocuk 170 kişiyi öldürseydi, bu haber aylarca manşet olurdu. Çocukların isimlerini öğrenirdik. Ama Mikail için bu olmadı . O fotoğrafı biliyorsunuz. Herkes biliyor. Yolda koşan çıplak bir kız çocuğu… Kollarını iki yana açmış, sanki kirlenmiş gibi, sanki kendi bedenine dokunmaktan korkuyormuş gibi. Onu unutulmaz yapan sadece çıplaklığı değil yüzü. Acı içinde olduğu çok açık. Çığlık atıyor ve doğrudan kameraya bakıyor. İzleyiciye, bize, sanki yardım etmemizi istiyormuş gibi. Sanki bir şey yapmamızı talep ediyormuş gibi. Elbette bugün adının Phan Thị Kim Phúc olduğunu bildiğimiz o kız aslında bunların hiçbirini istemiyordu. O sadece korkmuş bir çocuktu. Ama böyle fotoğraflara bizim yüklediğimiz anlamlar, bize hissettirdikleri ve bizi harekete geçirip geçirmedikleri önemli. Çünkü gazetecilik ne içindir ki, insanları öfkelendirmekten başka? 1972’de Vietn...

A'dan Z'ye Şiir

436 1918 1949 1.Oca ... 1.mektup; sen büyüye dokunmak gibisin 128 Dikişli Şiir 3. Cemre 30 Şubat 4000 Şiirin yer aldığı 7500 sayfalık PDF formatında şiir arşivim... 5. Şarkı 5555. Paylaşım 6000. Paylaşım 6666. Paylaşım 7 Tane Erik Ağacı 80'lerde İstanbul'da 99. Sone Âb-ı hayât-ı lâ'lüne ser-çeşme-i cân teşnedür ablanın yokluğunu en çok sen hissedeceksin Acı Acı Acı Bahriyeli acı bir şarkı Acı desem Acılara Tutunmak Acılarınıza Dönün Şiir Oradadır Acılı Bahar Acılı bir yürek Acılı Gecenin Bitiminde Acınmıyorum, Seslenmiyorum, Ağlamıyorum, Aç Kollarını açık açık çağırır aşkını Açık Deniz Açıkla beni kardeşim Açıklama Açıklamalar Açılup bir dem bu bâğ-ı dil bahâr olmaz mı hìç Ada Ada Adad...

Bercestelerim

Ağlamak   Anne Aşk Ayrılık Baba Babalar ve Oğullar Bellek Cahit Zarifoğlu Cemal Süreya Çay Çocuk/luk 1 Çocuk/luk 2 Çocuk/luk 3 Çocuk/luk 4 Çocuk/luk 5 Çocuk/luk 6 Dargınlık/Küslük Elif   Ev Fihrist Gam Gitmek Gelincik Gülüş Güneş Güvercin Hande Hatırla/mak Hüsrev Hatemi Hüzün İbrahim Tenekeci İhtiyarlık İmam-ı Şafiî İntihar İskele İstanbul Kader Kar Kalp 1 Kalp 2 Kalp 3 Kalp 4 Kalp 5 Kenan Çağan Kiraz Kulbe-i Ahzân Kuş Mahmud Derviş Mezar Mum ile Pervane Müntehirler Ölüm Pencere 1 Pencere 2 Rakı Sandal Seçtiklerim 1 Seçtiklerim 2 Sigara 1 Sigara 2 Sonbahar Suskunluk ...

İntihar Şiirleri Bercestem & Edebiyatta İntihar

İntihar, bilinçli bir tercih sonucu             uygulamaya konulduğunda, insanın              mutlak anlamda "birey" olması,              bireyselliğini mutlaklaştırmasıdır.             Bir tür "tanrı"lıktır... Hüsamettin Arslan “İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan;… …Adımlarını durdurmak için yüreğimi fırlatıyorum, Susuzluğunu dindirmek için kan saçıyorum; … O yiyor, ama yine de ihtiyacı yüzünden yiyecek arıyor, Mutlak bir adaklığa zorluyor… …Panter merdivende Yukarı çıkıyor.” Sylvia Plath Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker bizim için İsmet Özel İntihar diye bir şey Yok bu dünyada. Ölümle biten bir intihar yok. Asıl intihar Gün gün yaşamakta Ahmet Erhan dün gece bir kadın doğurdu haliç bir kuş havalandı galata kulesi’nden m...

Tırpanladığım Ölüm Şiirleri

İşte iki adım daha atıyorum Artık söylenecek hiçbir sözüm kalmadı dilimde İçimde kar yüklü geçit vermez anılar Ve her şiir biraz ölüm Bir bir çekilip gidince dostlar. Tuğrul Tanyol Yedi adam biri bir gün bir aşk bir gün gereğini belledi ölüm girse koynuna Ayırmaz aşkı yanından Cahit Zarifoğlu Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş, kim gülecek Murat yalan, ölüm gerçek, Dostlar beni hatırlasın. Aşık Veysel Yaşam yok, ölümse bir türlü gelmiyor. Anlaşılmaz değin uzun Uzun, katlanılmazcasına kişinin alınyazısı. Ivo Andrich dört ayrı ölümle ölmeyi öğren demişlerdi bana dört bucakmış anlattıklarına bakılırsa dünya omzun güneş kokuyor demişti kısa eteklikli kız o da omzuma bir şey konduracak mutlaka. İsmet Özel işte o gün ve ondan sonra çok önemli bir sözü unutmanın şaşkınlığıyla oturup bir şiir yazarsın ve ışık ölümü bekleyen bir ruh gibi titrer başucunda Tuğrul Tanyol kimi görsem dilim buruk, kelimeler ölümlü, sesim anadan üryan. Ali Ayçil bir...

Güvenli Bölge

MART 2012 Boşversene biz aşık olmayalım birbirimize. Olvido Heykel günahlar da dönüyor tövbe edildikleri yere Ayrılık Sevdaya Dahil Gözlüklü Şiir Yarın Güzeldir Fulyaların mevsimi geldi geçiyor En çok, gözlerinden korkuyorum senin.. Bir Nokta Hem Hiç Hem Dünya Gercekten diyaloglar Ah Fulya Resulullahla Benim Aramdaki Farklar Taş Parçaları Bahçeye Acıyorum O Kara Kırlangıçlar Dönecek Yine Seninle Kundakladım Sensizliğimi Alengirli Şiir yazma.. o zaman bekliyor insan Ağaran Bir Suyum Soğuk Mevsimin Başlangıcına İnanalım Satranç Dersleri Yenilgi anne beni merak et kanat çırpı(nı)şlarıdır ; adı AŞK... Unutmak Azize Açıkla beni kardeşim Sormuyorsun ama iyi değilim ben Kalbim, Kovulmuşlar Bahçesi Gitme demiyorum, hobi olarak gene git Ayrılık Nargile Kocaman Bir Çocuğu Öpüyorsun Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları Merak Kediyi Öldürür Yedi Beyaz Güvercin Sen türkü yak ben mermi Yaşamak Son Bir Kez Uyku Kardeşim - Fikret Kızılok Hiç Sevmedim (Neslihan)...

Dedim ki, güneşe dönen bir çiçeğim

nedir dostluk? ikinci bir güneş. Adonis Her akşam , aynı yer, aynı saatta, Güneşten eşyama düşen bir çubuk; Yangın varmış gibi , yukarı katta, Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk ! Necip Fazıl Kısakürek umut kesilmiyorsa dostlarım kesip barikatlar kurarak kangrenli gövdemizden şurda güneşe ne kaldı İlhami Çiçek Neresi yurdum? Güneş belki de. O hep duran. Çocukluğumu tanıyan eski dostum kaplumbağa. Bejan Matur Sanma ki derdim güneşten ötürü; Ne çıkar bahar geldiyse? Bademler çiçek açtıysa? Ucunda ölüm yok ya. Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten. Güneşle gelecek ölümden? Orhan Veli Saçı siyah salkıma benzeyip; Sanki taç gibi parlıyor, Güneşin ateşiyle yıkanıp, Doğrulardan geliyor, Yunus Emre Dünün sonsuz gönlünden, Ölen bugün yine yaşar, Doğacak başkası yeniden. Güneş yok olursa eğer, Yunus Emre her akşam tufanında harap oldu güneşim gece baygın bir rüya, gündüz hülyandı ölüm Nurullah Genç Yaşam, belleği icat etmekle gaddarlık etm...

Çocuk

Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk; Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk… Çocukta,uçurtmayla göğe çıkmaya gayret; Karıncaya göz atsa ‘niçin, nasıl?’ ve hayret… Fatihlik nimetinden yüzü bir nurlu mühür; Biz akıl tutsağıyız, çocuktur ki asıl hür. Allah diyor ki:’Geçti gazabımı rahmetim!’ Bir merhamet heykeli mahzun bakışlı yetim… Bugün ağla çocuğum, yarın ağlayamazsın! Şimdi anladığını, sonra anlayamazsın! İnsanlık zincirinin ebediyet halkası; Çocukların kalbinde işler zaman rakkası… Necip Fazıl

En'am 59: "O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez."

Güneş'e aşk sevgilim ayın yüzüne yazılmış güzel bir şiirdir aşk ağacın tüm yapraklarına resmedilmiştir kazınmıştır aşk… serçelerin kanatlarına, yağmur damlalarına lakin benim ülkemde sevgilim bir kadın ne zaman bir erkeği sevse taşlara tutulur Nizar Kabbani Islak mı ıslak bir dalda kalmak için çırpınan yaprak Ahmet Necdet Döküldü fesleğenin yaprakları: Sesleri hâlâ kulağımda. Süreyya Berfe Nasıl da yaprak gibi.. Düştüm Göğüslerinin arasına ... Keşke sevgilim Yapraklarım dökülmeden önce Ulaşsaydı bana Selâmın Selâmın Ebdulrehman Mizûrî Her yıl bir yaprak daha düşüyor çınardan Yaşlı bir aslanın boynu bükük dönmesi gibi ormana Dibine kadar mağlûp, dibine kadar mağrur, dibine kadar munis Cihan Oğuz Annemin dargın Yaprağıydım ben… Arif Damar yaprak dökümü elli bin şiir roman filan okudum yaprak dökümünü anlatır elli bin film seyrettim yaprakların dökümünü gösterir elli bin kere gördüm yaprak dökümünü düşüşlerini ,sürünüşlerini, çür...