28 Nisan 2013

Uzak Gözler

uzak gözler! Siz kuşlardınız
ve sanki hüzün hazineleri

sustunuz, en son ölümdenberi
durdunuz,
………………ve nedenleri
bir kabuk gibi taşıyaraktan
ilerleyen kehribar bir kurdun
içinden o derin sonuca doğru
bir gizemden daha yakut,
………………daha elmas
taşlarıyla ... uzak gözler!
ve acı sürüleri ...


uzak gözler! siz kuşlardınız
ya da kuş eğretilemeleri ...
oysa bir düzyazıya benziyordunuz
………………ve gelenleri
bir bir tuttunuz: yalvacını
bir fırtınanın; ölümün
ilkyazıydı, üstünden
sekerek gül izlerinin
geldiniz ... uzak gözler!
siz! güz melekleri ...

uzak gözler! siz kuşlardınız
ve sanki hüzün hazineleri

Hilmi Yavuz


Söylem

ezilmiş erguvanlar! siz
benim kalbimin
söylemiydiniz
nasıl başlasam bilmiyorum:
belki uzak bir şiirin
soğumuş küllerinden?...
sanki hâlâ sevdaları
içerden
yazan bir var -ya da siz
öyle miydiniz?
ezilmiş erguvanlar! sessiz
durmayınız! sizler savruk
ve özensiz
bir solgunlukla kuşatılmış
ilkyaz sözleriydiniz...
ve akşamları o sözleri
yoğaltan
biri var: bir büyücü?
bir şaman? siz onu gerçekten
sevmiş miydiniz?

ezilmiş erguvanlar! hâlâ
uçuk bahçeler görüyorum
ve o bahçelerde kadınlar
hâlâ kuytu!...
ve hâlâ yabanıl sonyazlar
üreten dilleriyle
tek ve tenha
görünüyorlar!
bu nasıl olur? bunca talandan
sonra... demek hâlâ...

...sevdaları içerden yazan
biri var, ne tuhaf,
siz bunu hiç
bilmiş miydiniz?

ezilmiş erguvanlar!...


Hilmi Yavuz

Ünlem

akşamları ne düşünsem
anlamı çiğdem ve gizem

bu yolculuk benim mülküm
öteki bütün yolculuklar gibi
üzerimde acıların çiyleri
hâlâ duruyor

ve aşkların usulca geçtiği
bir vâdi miyim?…belki ...
şimdi bir çığ koptu

      k
       o
        p
       a
         c
           a
              k

benden güle doğru-öyle ki
yazın çığlığı kuytularda, ah
      ve!

acı değil bu, ünlem ...

Hilmi Yavuz

Gizem

hem aldanan hem aldatan
olduğu zaman
dilden
dilin güzüdür üşür
sözün yazına karşı
kuşlar kuşlarla örtüşür
bir yaprak bir yaprağa
doğru uğuldar:

ve der ki onu yaşasan da
yaşatsan da bir
dağlar çoktan dağlara göçmüştür
o altın gözlü anka
hangi derin dağdadır şimdi?
bir acı, telörgünün ardında
bir acıyla görüşür:

ve der ki dilden kopan
bal örgüsü söz
hem söyleyen hem söyleten
olduğu zaman
bana ben o'yum dedirten
nedir?

ustam der ki sen, şair
hiç gül kopardın mıydı gülden?

Hilmi Yavuz

Doğunun Kadınları

biz batan güne sahip çıktığımızda
ay, bitliste sarı tütün
ya da bir akarsu imgesi
gibi yiğit ve bütün
bir ağıttır
    kadınlarımızda

onlar hüznü bir çeyiz
çileyi ince bir nergis
ve gülerken bir dağ silsilesi
taşırlar
ve birer acıdan ibarettirler
    kayıtlarımızda
kadınlar ki alınlarımızda
doğuyu mavi bir nokta
ve yazgıları çok uzakta
bir nehir yoluna
    karışırlar

ölümleri duvaktan beyaz
ve ahlat, erciş, adilcevaz
üzerinden geçen bir kederle
    yarışırlar
ve birer yazmadan ibarettirler
sevdalarımızda

biz bir yazın ayağında
en küçük bir gurbeti bile
içi titreyerek okuyan
ve bir güıü tersinden dokuyan
    umutlarımızda
başlığı kınadan turaç
bebesi doğuştan kıraç
ve bir ninniyle darılıp
bir türküyle barışırlar
ve birer hasretten ibarettirler
    mektuplarımızda

Hilmi Yavuz



Doğunun Ölümleri

ölüm bir aşirettir doğuda

ayışığı gülden hoyrat
gölleri güzelden talandır
ve asi, durak bilmez ağıtlarıyla
uçsuz bucaksız turnalarını
kat kat gurbete dürmüş evvelbaharla
sevdası göçer olandır

ve bu nasıl bir serencâmdır
satılır umudu beye
hasreti bir meta gibi
      ve alınandır
ve tuzdan, bozkırdan ninnilerini
bir çığlık gibi mengeneden mengeneye
sokup çürüten rüzgârdır

türküsü ki eşkiyaya geniş
ve bir kekliğe dardır
ovayı çelen bakışlı
ve bir fişekliğe dizilmiş
gibi omzu kuş nakışlı ağaçlarıyla
acıya pusu kurandır

ölüm bir aşirettir doğuda

bulutlu yazılar

bulutlu yazılar! siz benim
sizi yazmamı bekliyordunuz
Dil’in gurbetindeydiniz
………………ve Söz’e tutsak
ne zaman okusak akşamdınız siz
ne zaman kurtarsak şimdi
……………… ve bugün
dili geçmiş sevdalar
………………anlatıyordunuz


bulutlu yazılar! sevdaları
acılara kırdırtmayınız ...
………………onlar bir gülün
alacakaranlığından
teninizin şafağına uzanan
bir yaz gecesiydiler. .. şenlik
………………ve düğün
ve siz onlara ne kadar, ne kadar
………………da çok benziyordunuz

bulutlu yazılar! kapalıydınız
ve anlaşılmıyordunuz ...
birinden ötekine geçit vermeyen
iki Söz arasında
hem dağdınız siz, hem uçurum
………………ve sürgün ...
Dil’in fırtınası dindi
………………ve bundan böyle
şiir artık ne mümkün
………………mü diyordunuz?
bulutlu yazılar!

Hilmi Yavuz