214
Geçti benden, geçti ah! Bir daha üstüme
Düşemez çiy gibi serinliği kalbin,
Gördüğümüz bütün sevgili şeylerden de
Güzel ve yeni duygular özümseyen,
Arı kovanı gibi vızıldayan, göğsümüzün içinde:
Bu nesnelerden mi çıkıyor bal dersin?
Yazık! Onlarda değildi bal, gücündeydi senin
Tatlılığına tatlılık katmak için bir çiçeğin.
215
Geçti benden, geçti ah! Bir daha artık
Tek dünyam, evrenim olamazsın kalbim!
Her şeyimdin bir zamanlar, şimdi başkasın ancak,
Ne esirgenişim, ne de lanetim olamazsın:
Hayaller bitti sonsuza dek,
Duygusuzsun, ancak kötü değil bu inanıyorum
Çok yargılara vardım senin yerine
Tanrı bilir nasıl yerleştiklerini içime.
216
Bitti aşk dolu günlerim, artık aklımı
Alamaz eskisi gibi başımdan
Kızların, evli kadınların, dulların çekiciliği,
Terk etmeliyim o hayatı eskiden yaşadığım,
İki kafanın uyuşabileceğine inanan o saf umudum geçti,
Geçti aşırı şarap kullanmalarım,
Yaşlı bir beyefendiye yakışacak bir günah için
Sanırım para tutkusunu arkadaş edinmeliyim.
Lord Byron
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
07 Temmuz 2017
Erkeğin yaşamı bir yandadır, aşkı bir yanda
192
"Duydum ki karar verilmiş yola çıkmana:
Akıllıca - güzel, yine de acı,
Geçmez artık sözüm genç kalbine,
Kalbimdi kurban, yeni baştan da olurdu,
Kullandığım tek hüner çok sevmekti - işte
Aceleyle yazıyorum bunları, bir leke görürsen kâğıtta ki
Gözyaşı değildir göründüğü gibi, çünkü gözyaşlarım
Yok artık, yansa da zonklasa da gözbebeklerim.
193
Sevdim, seviyorum seni, çünkü yitirdi bu sevda
Görkemi, yerini, cenneti, insanlığın saygısını
Ve saygınlığımı, pişman değilim bana kaça patladığına,
Öylesine aziz ki daha o rüyanın hatırası,
Ancak övünmek için değil suçumu alışım ağzıma ,
Hiç kimse bana kendimden sert davranamaz ki:
Yerimde duramayışımdan bu sözleri şu kâğıda çiziktirişim,
Yoksa ne sitem ettiğim var, ne de bir dileğim.
194
Erkeğin yaşamı bir yandadır, aşkı bir yanda,
Kadının tüm varlığıdır aşk. Erkek nasılsa uğraşır
Sarayla, siyasetle, kiliseyle, denizcilik ve ticaretle,
Kılıcı, cüppesi, kazancı ya da görkemidir,
Ki gurur, ün, yükselme tutkusu sunar kalbine,
Ve bunlar olmadan çok az erkek yaşayabilir,
Böylesine çok olanakları vardır erkeklerin, bizimse tek,
Yine sevmek ve yine yıkılmak.
197
Diyeceğim kalmadıysa da, oyalanıyorum şimdi
Ve bu kâğıda damgamı basmayı göze alamıyorum
Sonuna dek götürsem bile bu işi
Daha da çok artacak mutsuzluğum:
Yaşamazdım şimdiye dek, öldürseydi acı insanı,
Ölüm kaçınıyor kendini vurmasını dileyen alçaktan,
Bu son vedalaşmayı da ölmeden atlatmalıyım,
Seni sevmek, sana dua etmek için hayata katlanmalıyım.
198
Seyretti Haidée sevgilisini,
Aşk'ın, gece'nin, Okyanus'un o yalnızlık anında
Bir araya gelen güçleriyle dolup taştı ruhu,
Kıraç kumsal ve kayalar arasında
İki sevgili yaptı yuvalarını
Tutkularıyla kalmak için baş başa,
Gökyüzündeki yıldızların tümü
Haidée'nin parıldayan yüzünden mutlusunu görmedi
199
Yazık! kadınların aşkı! sevgili
Ve korkulur bir şey olduğu bilinir ya
Çünkü bu kumara sokarlar varlarını yoklarını
Ve yitirdiklerinde onlara anımsatmaktan başka
Bir işe yaramaz yaşam geçmişin acılarını,
Bir kaplan sıçrayışı gibidir öç almaları da
Ölümcül, çabuk ve yırtıcıdır, ancak çektikleri işkenceyi
Unutamadıkları için, duyarlar içlerinde, verdikleri cezayı."
Lord Byron
"Duydum ki karar verilmiş yola çıkmana:
Akıllıca - güzel, yine de acı,
Geçmez artık sözüm genç kalbine,
Kalbimdi kurban, yeni baştan da olurdu,
Kullandığım tek hüner çok sevmekti - işte
Aceleyle yazıyorum bunları, bir leke görürsen kâğıtta ki
Gözyaşı değildir göründüğü gibi, çünkü gözyaşlarım
Yok artık, yansa da zonklasa da gözbebeklerim.
193
Sevdim, seviyorum seni, çünkü yitirdi bu sevda
Görkemi, yerini, cenneti, insanlığın saygısını
Ve saygınlığımı, pişman değilim bana kaça patladığına,
Öylesine aziz ki daha o rüyanın hatırası,
Ancak övünmek için değil suçumu alışım ağzıma ,
Hiç kimse bana kendimden sert davranamaz ki:
Yerimde duramayışımdan bu sözleri şu kâğıda çiziktirişim,
Yoksa ne sitem ettiğim var, ne de bir dileğim.
194
Erkeğin yaşamı bir yandadır, aşkı bir yanda,
Kadının tüm varlığıdır aşk. Erkek nasılsa uğraşır
Sarayla, siyasetle, kiliseyle, denizcilik ve ticaretle,
Kılıcı, cüppesi, kazancı ya da görkemidir,
Ki gurur, ün, yükselme tutkusu sunar kalbine,
Ve bunlar olmadan çok az erkek yaşayabilir,
Böylesine çok olanakları vardır erkeklerin, bizimse tek,
Yine sevmek ve yine yıkılmak.
197
Diyeceğim kalmadıysa da, oyalanıyorum şimdi
Ve bu kâğıda damgamı basmayı göze alamıyorum
Sonuna dek götürsem bile bu işi
Daha da çok artacak mutsuzluğum:
Yaşamazdım şimdiye dek, öldürseydi acı insanı,
Ölüm kaçınıyor kendini vurmasını dileyen alçaktan,
Bu son vedalaşmayı da ölmeden atlatmalıyım,
Seni sevmek, sana dua etmek için hayata katlanmalıyım.
198
Seyretti Haidée sevgilisini,
Aşk'ın, gece'nin, Okyanus'un o yalnızlık anında
Bir araya gelen güçleriyle dolup taştı ruhu,
Kıraç kumsal ve kayalar arasında
İki sevgili yaptı yuvalarını
Tutkularıyla kalmak için baş başa,
Gökyüzündeki yıldızların tümü
Haidée'nin parıldayan yüzünden mutlusunu görmedi
199
Yazık! kadınların aşkı! sevgili
Ve korkulur bir şey olduğu bilinir ya
Çünkü bu kumara sokarlar varlarını yoklarını
Ve yitirdiklerinde onlara anımsatmaktan başka
Bir işe yaramaz yaşam geçmişin acılarını,
Bir kaplan sıçrayışı gibidir öç almaları da
Ölümcül, çabuk ve yırtıcıdır, ancak çektikleri işkenceyi
Unutamadıkları için, duyarlar içlerinde, verdikleri cezayı."
Lord Byron
Kızarır bozarır hanımlar, inanırız onlara biz de,
179
Kızarır bozarır hanımlar, inanırız onlara biz de,
En azından inandım ben hep ve yararsızdır
N'olursa olsun, çabalamak yanıt vermeye,
Çünkü o an ağızlarından belagat akar,
Ve sonunda soluk soluğa kaldıkları anda,
İç çeker telaşsız gözlerini yere dikerler,
Birkaç gözyaşı döker ve derken barışırız:
Ve sonra - sonra - sonra yemeğe otururuz.
Lord Byron
Kızarır bozarır hanımlar, inanırız onlara biz de,
En azından inandım ben hep ve yararsızdır
N'olursa olsun, çabalamak yanıt vermeye,
Çünkü o an ağızlarından belagat akar,
Ve sonunda soluk soluğa kaldıkları anda,
İç çeker telaşsız gözlerini yere dikerler,
Birkaç gözyaşı döker ve derken barışırız:
Ve sonra - sonra - sonra yemeğe otururuz.
Lord Byron
Biliniyor her şey ve yeni bir şey getirmiyor yaşam
127
Ancak bunların hepsinden, her şeyden tatlı olan
İlk ve tutkulu aşktır - bir yeri vardır apayrı,
Düşüşünü hatırlaması gibi Âdem'in;
Yaprak yaprak yolundu tüketildi bilgi ağacı -
Biliniyor her şey ve yeni bir şey getirmiyor yaşam
Ölümsüzlük veren bu günaha yaraşır gibi
Bundandır masallarda hep öyle gösterilişi, bizim için
Cennetten çaldığı o bağışlanmaz ateş gibi Prometheus'un.
Lord Byron
Ancak bunların hepsinden, her şeyden tatlı olan
İlk ve tutkulu aşktır - bir yeri vardır apayrı,
Düşüşünü hatırlaması gibi Âdem'in;
Yaprak yaprak yolundu tüketildi bilgi ağacı -
Biliniyor her şey ve yeni bir şey getirmiyor yaşam
Ölümsüzlük veren bu günaha yaraşır gibi
Bundandır masallarda hep öyle gösterilişi, bizim için
Cennetten çaldığı o bağışlanmaz ateş gibi Prometheus'un.
Lord Byron
Bir sevgilisi var denirdi
19
Hiçbir şeyi tasa etmeyen bir ölümlüydü,
Sevgi duymazdı bilgiye de bilgine de,
Takılırdı sağa sola aklına estiği gibi,
Karısının kaygılandığını düşlemezdi bile:
Dünya bu, her zaman ki gibi bir ülkeyi, bir evi
Çalışır kem gözle tersyüz etmeye,
Bir sevgilisi var denirdi, ya da iki denirdi
Karı-koca kavgasına biri artar da yeterdi.
26
Bir zaman mutsuz bir hayat sürdüler
Don Jose ve Donna Inez, birbirlerini
Boşanmış değil de ölü görmeyi dilediler,
Davranışları aşırı terbiyeliydi,
Yaşadılar bir eş olarak saygıdeğer,
Dışa hiç vurmadılar içlerinde olup biteni,
Ta ki bastırılmış ateş parlayana dek
Ve işi kuşkuya yer bırakmadan rotayı sererek.
32
Arkadaşları çalıştı aralarını bulmaya
Sonra akrabaları -ki daha da kötü ettiler işi-
Buna benzer bir durum daha
Bulmak zordu akıl danışılacak, ki
Diyeceğim yok arkadaşlara da akrabalara da:
Boşanma için avukatlar yaptı ellerinden geleni,
Ancak iki taraf da ödememişti avukatlık ücretini
Ölmeden önce Don Jose ne yazık ki.
34
Ne ki ah! Öldü işte, ve kendisiyle birlikte gömüldü
Kamuoyunun duyguları ve avukatların ücretleri de:
Satıldı evi, dağıtıldı hizmetçileri
Bir Yahudi aldı iki metresinden birini, ötekini de
Bir rahip aldı, en azından böyle dendi:
Doktorlardan hastalığını sorduğumda
Bir çeşit sıtmadan öldüğü söylendi,
Kendi nefretiyle baş başa bırakarak karısını.
Lord Byron
Çeviri: Halil Köksel
YKY 2013 / 3. Baskı
Hiçbir şeyi tasa etmeyen bir ölümlüydü,
Sevgi duymazdı bilgiye de bilgine de,
Takılırdı sağa sola aklına estiği gibi,
Karısının kaygılandığını düşlemezdi bile:
Dünya bu, her zaman ki gibi bir ülkeyi, bir evi
Çalışır kem gözle tersyüz etmeye,
Bir sevgilisi var denirdi, ya da iki denirdi
Karı-koca kavgasına biri artar da yeterdi.
26
Bir zaman mutsuz bir hayat sürdüler
Don Jose ve Donna Inez, birbirlerini
Boşanmış değil de ölü görmeyi dilediler,
Davranışları aşırı terbiyeliydi,
Yaşadılar bir eş olarak saygıdeğer,
Dışa hiç vurmadılar içlerinde olup biteni,
Ta ki bastırılmış ateş parlayana dek
Ve işi kuşkuya yer bırakmadan rotayı sererek.
32
Arkadaşları çalıştı aralarını bulmaya
Sonra akrabaları -ki daha da kötü ettiler işi-
Buna benzer bir durum daha
Bulmak zordu akıl danışılacak, ki
Diyeceğim yok arkadaşlara da akrabalara da:
Boşanma için avukatlar yaptı ellerinden geleni,
Ancak iki taraf da ödememişti avukatlık ücretini
Ölmeden önce Don Jose ne yazık ki.
34
Ne ki ah! Öldü işte, ve kendisiyle birlikte gömüldü
Kamuoyunun duyguları ve avukatların ücretleri de:
Satıldı evi, dağıtıldı hizmetçileri
Bir Yahudi aldı iki metresinden birini, ötekini de
Bir rahip aldı, en azından böyle dendi:
Doktorlardan hastalığını sorduğumda
Bir çeşit sıtmadan öldüğü söylendi,
Kendi nefretiyle baş başa bırakarak karısını.
Lord Byron
Çeviri: Halil Köksel
YKY 2013 / 3. Baskı
06 Temmuz 2017
712
Ölüm için duramadığımdan -
O benim için durdu kibarca -
Faytonda ikimiz vardok -
Ve ölümsüzlük yalnızca
Yavaşça ilerledik - yoktu acelesi
Bırakmıştım bir kenara ben de
İşlerimi ve boş vaktimi,
Nezaketini görünce -
Okul bahçesinde teneffüste güreş tutan
Çocukların - yanından geçtik -
Bakıp duran tahıl tarlalarından -
Batan güneşin önünden geçtik -
Veya aslında - oydu geçip giden -
Düşen çiy damlaları soğuk ve titrekti -
Elbisem incecikti -
Atkım - sadece tüldendi -
Bir evin önünde durakladık
Tümsek gibiydi toprakta -
Çatı zor seçiliyordu -
Saçak silmeleri - yer altında -
Aradan - geçen - yüzyıllar
Atların başlarının sonsuzluğa
Dönük olduğundan ilk şüphelendiğim
Günden sanki daha kısa -
Emily Dickinson
Çeviri: Dost Körpe
O benim için durdu kibarca -
Faytonda ikimiz vardok -
Ve ölümsüzlük yalnızca
Yavaşça ilerledik - yoktu acelesi
Bırakmıştım bir kenara ben de
İşlerimi ve boş vaktimi,
Nezaketini görünce -
Okul bahçesinde teneffüste güreş tutan
Çocukların - yanından geçtik -
Bakıp duran tahıl tarlalarından -
Batan güneşin önünden geçtik -
Veya aslında - oydu geçip giden -
Düşen çiy damlaları soğuk ve titrekti -
Elbisem incecikti -
Atkım - sadece tüldendi -
Bir evin önünde durakladık
Tümsek gibiydi toprakta -
Çatı zor seçiliyordu -
Saçak silmeleri - yer altında -
Aradan - geçen - yüzyıllar
Atların başlarının sonsuzluğa
Dönük olduğundan ilk şüphelendiğim
Günden sanki daha kısa -
Emily Dickinson
Çeviri: Dost Körpe
744
Pişmanlık uyanık hafızadır -
Eşlikçileri ayakta -
Bitmiş eylemlerin varlığıdır -
Pencerede - ve kapıda -
Geçmişi - ruhun önüne serilir
Ve yakılır bir kibritle -
İnancın - esnetilmesi kolaylaşsın -
Hızlansın diye -
Pişmanlık şifasızdır - iyileştiremez
O hastalığı - Tanrı bile -
Çünkü O'nun eseridir - ve
Cehennem gibidir -
Emily Dickinson
Çeviri: Dost Körpe
Eşlikçileri ayakta -
Bitmiş eylemlerin varlığıdır -
Pencerede - ve kapıda -
Geçmişi - ruhun önüne serilir
Ve yakılır bir kibritle -
İnancın - esnetilmesi kolaylaşsın -
Hızlansın diye -
Pişmanlık şifasızdır - iyileştiremez
O hastalığı - Tanrı bile -
Çünkü O'nun eseridir - ve
Cehennem gibidir -
Emily Dickinson
Çeviri: Dost Körpe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





