geldim
hüzünlü duraklara uğradım gelirken
sürgün yemiş sevdanın özgür fısıltısında
vazgeçtim kendimden
vazgeçtim kırık kalpli resimler biriktirmekten
şarkılar bedel ödetti bize
neden yanılgılar peşimizde
karabasanlar gibi gezer
yenilgilere düşmeden
uçurmalıyız artık içimizdeki beyz güvercinleri
dalgalar vuruyor gözbebeklerime
ben sana mülteciyim sevgili
mumları eriten ateş düşerken damarlarıma
ezberlediğim yollar yakınlaştırır seni bana
dağlar ağırlığında özlemler getirdim
'sana kendimi getirdim'
kelebek ömrü kısalığında da olsa
ölüm de olsa sonu
inan, razıyım ben bu aşkın tekrarına
gözyaşı ikliminde kalırmıydı taşlarda ellerimin izi
ve orman yangınlarından sonra adın
ben, seni suya yazmalıyım sevgili
/ bir içimlik berrak suya
sonra karışsın diye damarlarıma
kana kana içmeliyim
sol yanım sevdana hamal
bar değil yar oluyordun müzmin yaralrıma
aldığım her nefes sana kelepçeli
bana yasak, maviye boyanamam
ne kadar özgür olsam da
sensiz özgürlük de yasak bana
sensiz her şey yasak
dudaklarının kızıllığında bir iksir
yakıyor bedenimi
canevim bana hazan, bana hüzzam, sana haraz
sana saklıydı içimdeki hamarat çocuk
aşkın varlığından bu yana
yaşansaydı düşerdi tarihe böyle bir karasevda
işte böyle ay ışığının kızı
gözbebeklerine sığındım karanlığın kanyonlarında
gönlünün bereketli ovasına geldim
beni sorgusuz karşılarken gözlerin
uçurum kenarında bir dala tutunur gibi tutup ellerimi
'döndün işte, döndün' dedin
döndüm sevgili
'sana kendimi getirdim'
ekmek kutsallığında
/ paylaşmak için
ve paylaştıkça çoğalması için
yani ikimiz için, yenice bir sevda getirdim
aşkın tarifini istiyorlar benden
/ yani ateş ve suyu, yani seni
bu alev yakmaz dedim
ateş olsa kuvvet verir ışığa
bu suda bir ölümsüzlük öğücüğü var
baksanıza, her damlasında gördüğünüz
ateş ve barutun âb-ı hayat olduğudur
aşk, kalp içinde bir kor değil
kalbin kendisidir
yani sen sevgili
sevda bu
ilk durak, ilk heyecan
bindiğim ilk otobüs gibi hala saklımdasın
hala sakarlığım düşüyor mu aklına, yağmurun kızı
/ hadi kanatma beni
bizim yolumuz başlar
bütün yolların bittiği noktada
/ bizim sevdamız başlar
duraksamadan , ebede kadar
Zafer Şık
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
Ümit iplerimi kopardım senden. İndirdim yükümü bineğimin üstünden. Ey dünya! Senden elde ettiğim bir şey için kalmaktan ve onu...
-
Dikiş Makinesi Müslüman cenazesinin bütün gideri, ölenin kendi el emeğinden kazandığı parayla yapılacak. Kefen bezini önceden hazırlayacak M...
-
Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yab...
-
Sandık ki, her şeyi kaldırabilir sözcükler. Söylene söylete tüketemeyiz aşkı da, şiiri de eviçimizde. bir koşu! Konuşa konuştura gitme...
-
işte kayıp giden bir gezegen tuhaf bir soğuma orman diplerinde vaşakların irkilmesi ailenin saadet saatinde tık diye durması yelkovanın ...
-
Rüzgâr, beyaz denizin geniş düzlüğü üzerinde kara bulutları topluyor Deniz ve bulutlar arasında, gururla açılmış bir kanat uçuyor Fırtına ha...
-
Yok senin kendi hayatın. Benim ölümümdür sadece senin hayatın. Ne yaşarsın ne de ölürsün bu yüzden… Hiçbir kadın tutmaz seni göğsüne. Hiçbir...
-
Haberin olsun ruhum, Hatırı sayılır bir yangın olacak. * Ah, ne güzel günlerdi. Ama ardından hüzün dolu bir günbatımı geldi... * Söyle kalbi...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder