Ana içeriğe atla

Dedim ya işte, bocalıyorum. Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?

Güvercin Gerdanlığı Twitter Arşivi - Haziran 2013

Ah, şair milletini seviyorum,
Seviyorum bu tuhaf topluluğu.
Onlarda gönlüme yakın
Bir öyküyü buluyorum daima,
Sergey Yesenin

Nerdesin, nerdesin ey sessiz sevincim: Her şeyi sevmek ve hiçbir şey istememek. Sergey Yesenin

"Elveda Bakü!Elveda sade bir şarkı gibi! Son kez kucaklıyorum dostumu işte Başını altın bir gül gibi Sevgiyle eğsin diye leylak rengi siste"

Aldatmam kendimi,
Sıkıntılı yüreğimde kaygı pusulandı.
Neden adım şarlatana çıktı?
Neden serseri diye anılıyorum?
Sergey Yesenin

Olmayı istediğimiz, hep hayal ettiğimiz o insan olamayacağımızı bu garip yolculuğun sonunda anlamak...ahmetkytrk.blogspot.com/2012/11/pisman…

Irmağın ortasını çoktan geçtim, geri dönemeyeceğim kadar uzaklaştım dünün kıyılarından. ahmetkytrk.blogspot.com/2012/12/hayatn…

İki elini boynuma dolaşmıştı; bir deniz kazasında bile bir şeye bu kadar sıkı tutunamazdı. ahmetkytrk.blogspot.com/2013/02/icimiz…

Şarkı söyleyen kuşlarla
Acıları tanımayan renklerden geçip
Ellerimde
Sabah denizden topladığım bir demet çiçekle
Dönerim belki 
M. İdris
28 haziran 2013

Bu kâğıttan gemiyi bırakıyorum
Bu kâğıttan denize
Bakıyorum bakıyorum da bitmiyor
Ne çok çizik atmışız yüreğimize
Mevlana İdris


Büyük dalgınlar vardı
Cevapsızlar
Hiç deniz görmeyenler
Kimseye bir şey sormayanlar vardı
Kaybedenler
Hayatın büyük ırmağında 
M. İdris

Yıllar geçtikçe, hayatım isimlerle doluyor/ metruk mezarlıklar gibi/ ... ya da yabancı bir kentteki bir telefon rehberi gibi. Yehuda Amihay

Yorgun ve hüzünlü kelimelere umudu aşılayıp şiire durduran Dilek Kartal'aahmetkytrk.blogspot.com/2013/06/yorgun…

Hoca Efendinin hutbesinde, cemaatin en yüksek âminle mukabelede bulunduğu dua; "çocuklarımızı razı olacağın şekilde yetiştirmeyi nasip et."

İyi akşamlar tarla kuşu
Uzaklaşıyor bak umudun resmi
Ahmet Ada

Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan/ Lavanta çiçeği kokan kederleri;/ Hoyrattır bu akşamüstüler daima./ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/olvido…

Hiçbir aşk titremez sonsuza değin/ Bütünlüğünü yitirişinden ölür bir mum/ ve insan acıdan ölür bir gün./ ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/cinaye…
Yürekte sevecenlik azalmıyor
Damarda kan azalsa da; 
Sen hem mutluluk hem umutsuzluksun 
Ey son aşk,son sevda!
ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/son-as…

düşlerinin içinden geçecek / uzun kanatlı kuş sürüleri diliyorum sana 

ya birinin bıraktığı, yahut doldurulmasını beklediğimiz bir boşlukla yaşıyoruz. Sessizce kabulleniyor, kader deyip susuyoruz.

Kırılır kalp sessizce, hiç mi hiç sezdirmeden,/ Sevginin çiçeği kısa zamanda solar./ ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/krk-va…

yapayalnız kalırız bir gün/ Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz,/ ya da olanlar olması gerekenler değildir. ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/uzun-y…

dünyam güzeli/ götürme bütün güzelliğini/ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/bulusm…

Eğer oturmak ve unutmak sanatını öğrenmemiş olsaydım, / Bu sonsuz yalnızlığa nasıl dayanabilirdim? / ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/ks-gec…

Ve kaderimi sessizce kabul ettim. / Böylece doğmuştum bu dünyaya./ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/hayat-…

Sen hız hız 'kazaya' uğrayacaksın / Yoktur bu yollarda yol işareti/ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/yol-is…

Peşinen kayalara oturacak biliyorsun teknen gitsen,/ gitmesen ölü bir balık olarak kıyıya vuracaksın./ ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/git.ht…

Ama artık ben orada değilim,/ ya da şimdiden/ yağmurunu dökmüş bulut hafifliğinde,/ karanlığın sessizliği,/ ahmetkytrk.blogspot.com/2012/08/yarsn-

Babasız ilk babalar günün ha! Sabrı celil dilerim.Babanın bıraktığı boşluk sürekli cereyan yapar.Bir yanda uğultu,bir yanda uyuşma. 17 haziran 2013

Kopkoyu karanlık bir odada simsiyah bir kediyi bulmak çok zordur, özellikle odada siyah bir kedi de yoksa. Konfüçyüs

Göze alandır kadın. Çekip gitmeyi, sahip olduklarından vazgeçmeyi, karşılık beklememeyi... ahmetkytrk.blogspot.com/2012/04/bir-ka…

Günle ve olaylarla kabarmış değil, anılarla ve hikâyelerle sükûnete ermiş bir yazının içine bırakmak istiyorum kendimi. Ahmet Altan

...yoksa bunu bana bazen usulca bazen sabırsızca sözleriyle kadınlar mı öğretti şimdi tam çıkartamıyorum. ahmetkytrk.blogspot.com/2012/04/bir-ka…

...ve nihayet gitti. pencereden sokaktaki yürüyüşüne baktım. evet, hüzün verdi bu yürüyüş bana... ahmetkytrk.blogspot.com/2012/04/arkada…

...Her aşk yolculuğunun mumdan kayıklarla ateş denizlerini geçmek olduğunu bir kere daha anlarız…” ahmetkytrk.blogspot.com/2012/04/seni-s…

Derken, bir çan sesi duyuyorum. ...bütün çekmeceler dışarı fırlamış, yere dökülüyor bütün bellek. ahmetkytrk.blogspot.com/2012/05/hic-be…

Gündemin gerisine düşenler: 1. İğde Ağaçlarının çiçekleri, savruldu gitti. 2. Lidersiz toplumsal hareket olmaz.

Eyvallah! Mutlu oldum. Yılda birkaç defa da olsa müridi ziyaret eder, bir bardak suyunu içer ve badem ağacının altında soluklanırım.

büzülüp kalmış olan bir ağacın yaprağını okşadı. Eli toza bulandı. Yaprak nefes darlığı çekiyormuş gibi inledi Müritahmetkytrk.blogspot.com/2012/11/murit.…

Kafam yorgun. Kalbim dinleniyor. Süreyya Berfe

Artık ben gideceğim ata eyer vuruyorlar Hatıralarımı birer birer yakacağım Sezai Karakoç

Tek bir 'kal', 'gitme',hatta 'lütfen' yetecektir aslında. Ama işte bir şey olur ve sen ağzını bile açamazsın ahmetkytrk.blogspot.com/2012/09/tesirs…

"Nerelisin yeğenim? / Hüzünlüyüm dayı." derdim bir zaman memleketimi sorana, sonra hüzün gelip otağını kurduahmetkytrk.blogspot.com/2012/10/konusm…

İnsanı kalbinden tutamadınız mı, görün nasıl kayıp gidecek elinizden!ahmetkytrk.blogspot.com/2012/11/kalbim…

Derken rüya biter! Unutulan ötelenen dünya ve içindekiler geri gelmeye başlar. ahmetkytrk.blogspot.com/2012/11/iki-ki…

Oysa, büyük teminatlar vermeden, hayal yığması yapmadan, sadece yan yana durmak gerekirdi, belki. ahmetkytrk.blogspot.com/2012/11/ilisme…

-RESULULLAHLA BENİM ARAMDAKİ FARKLAR- Resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim.
Senin de bir süredir bu yolculuga başladığının farkındayım. Bundan ne kadar mutlu ve huzurlu oldugumu anladığını biliyorum.

Veririz ama yola, yani yaşama devam kararı vermiş olmamızın gücüyle mutebessim bir sekilde devam ederiz.

+ve sessizce 'yaşamaya yeniden başlarız'. İlk baslarda yalpalarız, yavaş davranır, sık sık küçuk molalar veririz.

Bir yerden başlamak gerektiğini biliriz de bir süre buna mecâlimiz olmaz. Sonra, sonra zamanı geldi der ve +

Hiç kolay değildir, bilirim.Dışarıdan tek parçaymış gibi görünen hayatlarımız bazen kesintiye uğrar,kimse farkında değildir

"Kırlarda çiçekler artık bensiz açacak" Cahit Zarifoğlu'nun vefatından bir süre önce hastahane penceresinden bakarak söylediği söz.

Dedim ya işte, bocalıyorum. Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?

açık açık çağırır aşkını / burda mı daha mı uzakta / bütün bir geceye / dayar alnını/ öyle ki alın / mübarek bir şeydir/ Cahit Zarifoğlu


Ayrılıkla başım belada/ Gözlerini çevir gözlerime/ Yoksa sensiz bu sessizlikle/ Deliler gibiyim/ Sensiz bu sensizlikle…/ Cahit Zarifoğlu
Babamın konuşmalarını düşününce hiç, dost, arkadaş kelimesi geçmediğini farkediyorum. Bu bahiste 'ahbap, ahbabım' sıfatını kullanırdı.

evren bir savaş alanıdır / aşkı eline dolayan bir dize yürür üstüme/ bir kent mecnunu keser yollarımı / leylayı sorar İlhami Çiçek

Namaz kılmayı özledim

Samimiyetle; 'İyi ki Cennet var' diyen arkadaşıma imrendim.

Katil zanlısının polise ifadesinden; "Yirmi yıldır her gün gelmenizi bekliyorduk. Geldiğinizde nedenini biliyorduk."

Halanız olan nahleye (hurma ağacına) saygı gösteriniz! Hz. Muhammed S.A.V.

Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser. Karl Marks

Uçardım ve ağaçlarda dinlenirdim. Yapabileceğimi biliyordum ama onlara hiç söylemedim. Birileri bir kez öğrenince seni düşürebilirler Emir K

Sevmek; Kuru odunlar gibi sessiz, sakin yanmaktır… Mevlâna Celaleddin-i Rumî

Dalarım anılara ama bir şey anımsayacağımdan değil/ Artık bilemem ne söyler de güvendiririm kendime/ ... Nasıl unutulur bildiklerimiz/ Paz

Diğerleri gibi, kem göze karşı:/ Kendiminkine karşı./ (Bir şeyler söyledim:/ Rüzgarın alıp götürdüğü sözcükler.) / Octavio Paz


Aşınmalar:/ Gitgide büyür zerre./ Ermişin türbesinde,/ Bir çivi çakmıştım/ Kurumuş ağacın derinine,/ Öylesi değil,/ Octavio Paz

uyanıyorum, bundan böyle, nereye baktığı bilinmeyen/ gözlerinizle her karşılaştığımda katlanacak bir acıyla. /ahmetkytrk.blogspot.com/2012/05/burada…

Nilgün, 'Arabaların gürültüsünü lanetlemek yerine, bu gürültüye eşsiz bir sabırla dayanan yeryüzünün sükûnetine hayrandı.' Ece Temelkuran

N.Marmara, 'Yağmurda yürürken ıslandığını değil, küçük su taneciklerinin nasıl toprağın göğsünde masumca öldüğünü düşünenlerdendi.' Ece T.

Sevdiğim
Dedi ki bana,
Sen bana lazımsın
 ... 
Yoluma dikkat ediyorum ve
Korkuyorum her yağmur damlasından
Beni ezecek diye
Brecht


Bu blogdaki popüler yayınlar

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...

IF THEY WANT TO LEAVE, HELP THEM GET OUT

You meet a woman, you think you are the best thing that ever happened to her. No, you are not. No matter who you are. You are just a human being relating with this person. As long as they still want to relate with you. If they reach a point where they don’t accept it anymore… Thank them for the time they gave you and walk away. That’s just the way it should happen. And then I hear, and the Chief Justice mentioned that there are many divorces being filed and people are alarmed. Why are you alarmed? You should celebrate that people who have been together and have reached a point where they no longer want to be together have taken the route that we have provided to dissolve the union. Because if it doesn’t happen this way, it may happen in other ways that we do not want. And the problem again with the law itself is that… And that is the challenge I faced with that couple. It says it is a no-fault divorce system. In other words, you don’t need to establish fault. In other jurisdictions, th...

İSTEMEM EKSİK OLSUN

Cyrano de Bergerac’tan “İstemem eksik olsun” Tiradı. Seslendiren Rüştü Asyalı: — Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret! Eksik olsun! Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? Eleştiriden mi çekinmeli? “Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? İstemem! İstemem! Eksik olsun! Korkmak, tükenmek, bitmek… Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek? İstemem! Eksik olsun! İstemem! Eksik olsun! Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek… ...

ÜMİT KÖTÜLÜKLERİN EN KÖTÜSÜDÜR, ÇÜNKÜ İŞKENCEYİ UZATIR

“Bu, insana göre bir seçim değildir. Bu insanca bir çözüm değil, kendi dışındaki bir yanılsamaya tutunmaktır. Böyle bir seçim, başka bir şeyi, doğaüstü bir şeyi seçmek, insanı daima güçsüz kılar. Daima onu olduğundan daha fazla küçültür. Ben bizi olduğumuzdan daha yüce yapacak şeyleri severim!” “Artık soyut insan hakkında değil de,” diye ısrar etti Breuer, “Etiyle kanıyla capcanlı bir insan hakkında konuşalım, yani hastam hakkında. Onun durumunu düşünün. Birkaç haftası, hatta birkaç günü kaldı! Onunla seçimler hakkında konuşmanın ne anlamı olabilir?” Nietzsche yılmadan, anında cevabı yapıştırdı. “Ölmek üzere olduğunu bilmezse, nasıl öleceği konusunda bu adam nasıl karar verecek?” “Nasıl öleceği konusunda mı dediniz Profesör Nietzsche?” “Evet, ölümü nasıl karşılayacağına karar vermek zorundadır: Belki birileriyle konuşacak, öğütler verecek, o güne kadar sakladığı sözleri söyleyecek, çevresindekilerle vedalaşacak ya da bir köşeye çekilecek, ağlayacak, ölüme meydan okuyacak, lanetleyecek,...

HERKES, OLABİLDİĞİNCE KENDİ SESİNİ BULMALI VE HAYATA CEVAP VERMELİ

Depresyon durduk yere gökten düşmez. Bazen de kişinin kendi ihtiyaçlarını, düşüncelerini, hele de öfkesini bastırmasının bedelidir. Niçin? Bir ilişkiyi ayakta tutmak için. İnsan, bağını korumak için sesini kısar. Kısılan ses zamanla koca bir benlik kaybına dönüşür. Dışarıya uyumlu, kibar, fedakâr bir yüz gösterirken içeride bambaşka biri birikir. Kırgın, görünmez, hiç konuşamamış bir gerçek benlik. Hiç itiraz edememiş. Kendi hikayesini anlatamamış. Yani dışarıdan gördüğümüz o sakinlik çoğu zaman sağlığın değil, sorunun ta kendisidir. Üstelik bu hep kişisel bir tercih de değildir. Çoğu zaman “iyi insan, özverili insan, herkesi memnun eden insan” olmamız beklenir ve sessizlik bize bu rolün sessizce ödettiği faturadır. Bu sessizlik bir kader değil. Çoğu zaman bir kişilik özelliği bile değil, sadece hayatta kalmak için bulunmuş bir yol. Küçükken sevgiyi kaybetmemek, incinmemek için gerçek duygularımızı bastırmayı öğreniriz; uysal bir cephe kurarız. Sorun şu ki o cephe bir süre sonra bizim ...

NOTLAR DÜŞTÜK YETİM GÖVDELERİMİZE

1. hele bir söz eyle sevdadan  yıkılan yerlerimi sonra gösteririm  çağıl çağıl akan ırmakların vardı ya  sessizliğin/albenili düşüveren gözpınarlarına.  salt hüzün iklimiydi yeşil'de yaşanan  alsın götürsündü kırkikindiler dökülen saçlarımızı. bir vakitler yüreğimize türkülenen yemen'di bilirsin  şimdi dağlar oldu gurbetlik, delik delik delinen dağlar. bilmek yetmiyor ayrılığı  bir gurbeti bilmek yetmiyor. 2.  gecenin koyu ayazında bozbulanık seni götürür nilüfer  seni ve umutlarımı. 3. hüznün yapraklarını döktüğü o sonyazda  emirsultan'da gök ağladı, biz ağladık  ağladık incelikle bir tesbihe dizerken yüreklerimizi.  sonra sığındık anılarımızın yazılmamış bölümlerine  yetim gövdelerimize notlar düştük acının haritasından. bakışlarımızda koyu ümitsizlik ummanı dolanırdı  ay dolanırdı gökyüzünde karanlığı bölerek. 4. üzünçlerimizin ıssız yerlerinde martılar ölsündü  deniz kabarsındı hep sussundu rodrigo üsküdar ka...

Fırtına Habercisinin Türküsü

Rüzgâr, beyaz denizin geniş düzlüğü üzerinde kara bulutları topluyor Deniz ve bulutlar arasında, gururla açılmış bir kanat uçuyor Fırtına habercisi sanki siyah bir şimşek gibi Bazen bir kanadı dalgalara değmiş, bazen de bulutlara doğru atılmış bir ok gibi Fırtına habercisi haykırıyor Bulut ise mutlulukla kuşun korkusuz çığlığını dinliyor Bu sesin içerisinde, fırtınanın sesi, gazabın gücü ve hevesin kıvılcımı vardır Bulutlar bu çığlığın içindeki galibiyete olan tam inancın sesini dinliyorlardır Dalgıç kuşları da fırtınanın önünde inliyorlar Denizin üzerinde sakinlik için kanat çırpıyorlar Kendi korkularını ise suyun derinliklerine gizlemeye hazırdırlar Yaşamın tadından habersiz inliyor [bu] dalgıç kuşları Gök gürültüsünün gümbürtüsü korkutuyor onları Aptal penguense semirmiş vücudunu korkarak gizliyor kayalıklarda Sadece gururlu fırtına habercisidir Özgürce ve cesaretle uçar kabarmış denizin yukarısında Daha da kararmış ve ağırlaşmış bulutlar alçalıyor denize doğru Dalgalarsa şarkı söyl...

KANLI MASAL

kanlı masal                       aklım, haklıyım, et firarım!   ovdun ve okşadın beni çıktı içimdeki cin; ondan ölümümü diledin.   mayıstı.   seni o yüzden bağışladım! ben en çok mayısta su içerim derinim balık kaynar derinim kanımı kaynar ben en çok mayısta öne eğerim başımı içimden felçli bir göçebe gökyüzüne bakar   avuçlarımda yaralı kelebek taşımayı mayısta öğrenmiştim; ve teraslarda bach dinlemek en çok mayısa yakışırdı ve kim bilir mayıs artık en çok senin tanrılarına yakışır tiril tiril bembeyaz bir giysiyle       rüzgârda ayakların çıplak öyle başın öne eğik yıllarca o boş terasta durmak kartpostallardan tanıdığın bir şehri düşünmek gibi bir yaraya kabuk olmayı kabullenmek gibi eksik, yarım, farkına varmaktan kaçınılan tam tam yaza girecekken yazın omzuna yüzünü dayayacakken çekip giden ayaklarının altından o son sığmak terası da acılarının veliahtı bach'ı da çekip g...

Bir gün yalnızlıktır bekleyen sizi

Bense bir yalnızlık tarihini örüyorum ustaca. Ve gelecekteki Bir önseziyi kuruyorum şimdiden. Edip Cansever Yalnızlığa alıştım ama sonsuza dek yabancı kalmak nasıl da yabancı bir acı Ursula K. Le Guin Harap olmuş evimize içiyorum. Hayatımın kederine, O bizim beraber yalnızlığımıza. Sana kaldırıyorum kadehimi: O yalan söyleyen dudaklara, Bize ihanet eden, acımasız gözlere. Ve can yakan gerçeğe: Dünyanın zalim ve kalpsiz oluşuna Tanrı’nın bizi kurtarmayışına. Anna Ahmatova Kalbimde sana yer yok! Çek yalnızlık, elini Kederdir yüreğimin değişmez postnişini Hüsrev Hatemi Sonra insan bir gün Yalnızlığını gösterecek kimseyi bulamıyor. Ah ey zaman ölüleri Var mıydınız, yaşadık mı Şimdi herkes nerede… İnsan bir gün yalnızlığın da dışına düşüyor. Şükrü Erbaş Namusum üzerine yemin ederim Bu şehri bu evleri bu sokakları sevmiyorum Tiksiniyorum bu iğrenç kalabalıktan Yalnızlığı özlüyorum Ümit Yaşar Yalnızlığın da ucuna geldim, sırtımda kederin han...

İTHAF

-1- Bilirsin ben hoyrat severim -Kendi fikrime göre, erkekçe.- Bir ağaç, bur bulut, bir kuş ve biz Ellerin ellerimde, ürkekçe… Veya sen pencerende akşamüzeri, Cigaramı köşebaşında bitiririm. Damalı, büyük mendilimde sana Unutulmaz geceler getiririm. Gür, ferah karanlıklar içinden Bana doğru uzar saçların. Bir büyük rahatlık alır götürür bizi Pırıl pırıl öpüşlerle başlar yarın… Selam, en güzel hasretlerden Selam sana, korkak ve iyi kadın… Ömrüne başlıyan tomurcuk gibi, baharda Aşka, sadık ve neş’eli başladın… Gün söner yıldızlar yanar gecelerden Bir ölümsüz alem başlar senden yana. Selam, ürkek ve sevgili kadın, Selam, sabahsız gecelerden sana… -2- Şimdi ağlayamıyorum da kötüsü Gözlerim dolduğu halde bazı bazı. İçim götürmiyerek seyrediyorum, Sağ tarafı boş kalan yatağımızı. Bir şeyler akıyor ömrüm içinden, Ufak tefek, süt beyaz, kan kırmızı… Ben seni arıyorum rüyalarımda Geceler içinde bir yıldız, bir yıldızı. Bir perişan haldeyim sen gideli, Sorma, Bekir Efendinin kızı… -3- Zaman sevd...