Ana içeriğe atla

Hayat hikayem mi? Tarlaların kıyısındaki gelincikler.

Güvercin Gerdanlığı Twitter Arşivi Mayıs 2012

Uludere, Kürtler ve vicdanı olan insanlar için uzun bir cenaze töreni. Bu cenaze töreni, sorumlular bulunana kadar sürecek. Ahmet Altan

Zaman Yazarlarda A.Cakar'ın; 'Bu utanca mahkum muyuz?' başlığını görünce 'kesin Uludere ile ilgili yazmıştır' diye açtım, konu yine spormuş.

"kaçtılar, ayakkabıları ortada kaldı" demesinler diye, yığınla ayakkabıyı topluyoruz. Ne dert. Örgü/M.Satış/Etik Us Yay/1 Mayıs hatıraları

İnsanların sadece kelimelere ihtiyacı vardı orada. Sadece iki kelimeye. O kelimeler onlardan esirgendi ve hala da esirgeniyor. Y.Ramazanoğlu

..Hak yerini bulmadığı takdirde, dünyada ve ahirette adil olmadıklarına şahitlik edeceğimizi ilan ediyoruz.”

Uludere için; "hissiyatımız yüzümüze, dilimize vurmalı ki acıların dinmesine yardımcı olabilelim" diyen Gül'ün ifadesi şiir gibi.

Sana büyük bir sır söyleyeceğim Zaman sensin Zaman kadındır ister ki hep okşansın Diz çökülsün hep Attila İlhan

seni çay içerken izlemek seni çay doldururken seni demlerken çayı kimseler inanmasa da düpedüz sevap Alper Gencer

Benim çay bardağımda senin gözlerin olur Senin gözlerin sizin çay bardaklarınızda Onların gözleri Sezai Karakoç

Ve oturdu mu bir masaya hakkını verir çay içmenin Cahit Zarifoğlu

bir çay yalnızlığı emirgân’dan öteye değdikçe ısındığı yaldızlı bardağın Attila İlhan

Aşkınla demlenmiş sıcak bir çay içmeliyim. Küfürler saçıp etrafa, belalara bulaştırmalıyım ağrılı başımı. Yokluğuna alışmamalıyım. T. Tufan

Çay içmeye gidenler vardı akşamüstü, parklara gidenler de Duruma uymak kısaltıyordu günlerini artamayan eksilmeyen bir hüzünle… Turgut Uyar

Çay henüz her şey bitmedi demektir. Cezmi Ersöz

Her gülümseyişinde tüm ülkeye çay ısmarlayayım, seninleyken bir yudum çay zenginleştirilmiş uranyum gibi enerji veriyor bana Şebnem M.Menteş

Bir bardak demli çay burukluğu gibi kalsın gecenin ve sabahın tadı yaşasın anılarımızda Ahmet Telli

Biraz çay soğuklarda. Ne kadar acı şu dünya Behçet Necatigil

Çaycı getir ilaç kokulu çaydan Dakika düşelim senelik paydan Necip Fazıl Kısakürek

Nisan toprağı kalbimde ağarıyor Bence o çocuk öyle gülmemeli Şimdi bir kadın çay demlese Ergin Günçe

Dans eden bir kadının ayak bilekleri gibidir Judy Garland gibi çay Kan gibi çay. Sezai Karakoç

Bütün gün kahvede oturdum yedek kulübesinde ve bir kardeşim saf dışı kalsın diye çay söyledim kahveden. İbrahim Tenekeci

Hıncım bana kalsın gayrı sen yalnızlığımı götür. Bana çay demlemeyi öğret elimi yüzümü yıkamayı, ağzıma rakı koydurma. Ahmet Oktay

çaydanlığı sürüyoruz ocağa kayna suyum kayna suyum kayna da çay içeyim ben böylesi sabahları içine de içine de …… o biçim! H.Hüseyin

Çekti ayakları kahveye vardı Açtı tabakasın, sigara sardı Daldı.. neden sonra garsonu gördü ‘Çay’ dedi, yutkundu, eğdi başını. A.Karakoç

Basit yaşayacaksın basit Sanki bir gün yaşamın sona erecekmiş gibi basit, Çay, Simit ve Peynirle. Nazım Hikmet Ran

biriniz birkaç yıldız taksın gökyüzüne biriniz çay hazırlasın biriniz akşam olsun Mevlâna İdris Zengin

... Ama; “Çaya kaç şeker alırsın?” Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra… Elif Şebnem Akal

çay içiyoruz mutlu bir sessizlik içinde. Cevat Çapan

Çayın rengi ne güzel Sabah sabah, Açık havada! Hava ne kadar güzel! Oğlan çocuk ne kadar güzel! Çay ne kadar güzel! Orhan Veli

Bizim içtiğimiz çay da çaydır Çarpık dudaklı ezik gözlü allı mavili çaylar Vadilerden renkli yağmurlar gibi gelir. İçtiğimiz çay. S.Karakoç

Ama bu kente gelirsen unutma beni ara, sana bir çay ve temiz yaralar ısmarlarım. Osman Konuk

ve hala ince belli bardakta içilen çay tüm felsefe , poetika ve kuramların üstündedir. Çay duyguların sıvı halidir. Bekir Erdoğan

haydi iç de çay koyayım. Ah Muhsin Ünlü

iki çay söylemiştik orda, biri açık, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. (Cemal Süreya)

bağırıp duruyorum denizin ortasında, su buradan ne kadar uzakta… İbrahim Tenekeci

bunları şunun için anıyorum burada kim tanır beni, şaşkınlığım olmasa İbrahim Tenekeci

Duayı bize tatlılaştır;dua,ağzımıza süt gibi,bal gibi tatlı gelsin! Amin! diyene de lutfet,onu herkesin iyiliğini ister bir hale getir Mevlana

Gelincik tarlası! Basbayağı tarla, sanki özellikle dikmişler gibi. Yağmur altında, sessizce şükreder gibi sakin duruyorlar! 24 mayıs 2012

Yüzlerce zeytin ağacının arasında devasa bir ceviz agacı! Canı sıkılıyor mudur acaba?

Karşı kıyıya imrenerek baktığımı farkedince gülümsedim; oradan buraya baksam buraya İmrenecektim. Bir gelincik kadar huzurlu olamıyoruz.

ey insan sana küstüm çünkü sen beni birazdan kurşuna dizilecek bir mahkum gibi bıraktın ve gittin endişe limanında. İ. Tenekeci

bir incirkuşunun olanca titizliği merhamete dönüşüyor her şeyi bağışlayan kadınları düşünün geçimsiz kocaları İ. Tenekeci

kapı altından giren soğuk gibisin, birden bire basar gibi boşluğa kar üstünde yürümek zordur, bilirsin İbrahim Tenekeci

kar tutmuyor artık şehirleri nedense sesini teybe çekip sonra da beğenmeyen her kimse; ona benzetiyorum ben, bu tuhaf ilişkiyi. Tenekeci

dizlerinden vurulmuş bir adam ki o benim ne kadar benziyorum emekleyen çocuğa bir anda yıkılıyor cana yakın ne varsa İ. Tenekeci

dilinin ucunda ne varsa insanın işte ben ona inandım. yavru bir kuşun daha ilk denemesinde tutunmaya çalışması gibi göğe İ. Tenekeci

İnsana bir daha görüşmeme ihtimalini anımsatan cümle; 'Hakkını helal et!' Duyunca sersemleten, şaşkınlıkla 'Sende!' dedirten, sonra ağlatan.

Dilim dilim bende yürek Aşk nicedir gel benden sor. Savrulurum kürek kürek Aşk nicedir gel benden sor. Hallac-ı Mansur

Bir sırrın bana verilmediği yerden Sordum ona Bana ne söyleyeceksin? Çölün söylemediği ne? Bejan Matur

Sevişmek bir sarmaşığın kalbiyle düşünmektir. Açmaktır kendini sonsuzluğa. Açtım ruhumu Çıplaktım Çırılçıplak. Bejan Matur

Ve dedim ki sevgilime, Seninim. Göğün karanlık bir köşesinde Küçük bir yıldız olmak arzusundayım Bejan Matur

"Bir zambağın kendini açma arzusuyla Kapanma isteği arasında geçen an O andı hayatı yapan. Ölümü ve aşkı içiçe kılıp Bizi kuyuda tutan o an"

Çürümüş donuk kalbinde bu toprakların Gözleri gördüm. Herkes sesiyle vardı Ve duruşuyla gövdesinin. Bir insanı en iyi sevişirken tanırız. BM

Ne ay ışığı yürüyeceğim, Ne sessizlik aşk boyunca. İçimde çırpınan dalganın var ettiği kıyıda Gömdüm onu Aşkla. Bejan Matur

İnsan eksiktir. Tamamlanma ihtiyacı içindedir. Dünyada olmakla varlıktan kopmuştur. Bejan Matur

Bu yüzden aşk eşitler arası bir şeydir. Ancak eşitler arasında mümkün olur. İnsan benzerini arar. Bejan Matur

"Çocukluk yaşantılarımız bir kader gibi yolumuzu da belirler.öğrenerek ilerliyoruz ama dönüp dolaştığımız yer çocukluk referansları oluyor."

İnsan zihninin, kalbinin kainattan süzülen ruh levhasına, yani o saf boşluğa nelerin dolacağını çocukluk yaşantılarımız belirler. B. Matur

Şiir bize sonsuzluk içinde bir andan söz eder. O anın ezeli ve ebedi taşıdığı hissiyle var olur. Bejan Matur

İyi şiir aklın açıklayamayacağı binbir sırla gelir. Anlam da o sırrın bir yerinde kendine yer açar. Yeri yoksa zaten şiir eksiktir. B.Matur

Kalbinizin tozu alınmadan tek bir sahici dize yazamazsınız. Bejan Matur

Kekiğin kabahati yok. Benim var: Kokluyorum. S. Berfe

Sızıp kalmışım ağustos böceğini dinlerken S. Berfe

İlkyaz sabahlarına benziyor Yeni diş çıkaran çocuklar Süreyya Berfe

Nasıl unuturum, kim tutu ellerimi istediğin kadar dokun bana gözler, daha çok anlar ellerden Ertan Mısırlı

"Bir yanın şarkılar kan tutmaları öbür yanın. Gülerken iki kadeh arasında nasıl ağladığın anlatılmıyor. Ne olur bu kadar kendine saklanma."

Baktım bir kaplumbağa suya uzanıyordu Suyu biraz öne çektim İlhan Berk

Harflerin gülüştüğünü senin adında gördüm! Haydar Ergülen

Kalp, inleyişinden tanınır Bir öpünce, bir de kırılınca Mahmut Temizyürek

uzun upuzun bir çığlık edindim karışsın içine alsın hem içimi hem geceyi Adnan Azar

Ben hiç rastlamadım gidiş- / dönüş bileti alan bir kadına rastlarsanız bakın yanında bilet / gibi kıvrılmış üzgün adama Haydar Ergülen

Beni böyle kitaplar mı yaptı ne Kâğıtlarda gidenlere içlenip ağlayan ben Hayattaki ölümlerde put gibi duruyorum. Ilhan Berk

herkesin kalbinin söküldüğü bir an vardır yoksa olmalıdır en azından kalbinin söküldüğünü hissettiği bir an Mehmet Can Doğan

gözlerinde açık kalmış rüya eski bir aşktan fiyakası kadar eski ikilem; kavuşmak için geç, yalnızlık için erken Murathan Mungan

söylenmesi gerekeni söylemeye değmiyor kulaklar kalbe uzaksa ebubekir eroğlu

artık beni bu çağdan topla kalbim bir şarkıya binip gideyim devrim dirlikyapan

Dünyanın gizemi görünmeyen değil görünendir. Fuentes/Kutsal Bölge

sirk sahnesinden bana gösterilen renkli yanılsamalar imiş hayat denilen sanıp kana/ya/raktan aldandım Recep Kılınçarslan

Şiir sevgili gibidir, -ayrılmak bir yana- koynunda bile özlersin.

biraz bahar gerekiyor allahım ben hiç iyi değilim biraz çağla birkaç erguvan gerekiyor Bünyamin Durali

Benzer acıları yaşayan insanlar birbirlerini tanırlar. Ama belli etmezler tanıdıklarını. Ali Lidar

kader kısa kesse bile iyi insanın sevgisini o sevginin izleri sürer gider insanlarda bir canın titreşimleri gibi (Ravigupta)

16.saat aşk: o ne mümkünsüz diyar! içi de, dışı da, yaz’ı da, kış’ı da kapanına kıstırdığını yakar Bünyamin Durali

kemiklerimiz kırık yaralarımızı eğreti sarıp göndermişler iyileşti diye Esra Balaban

yunus sürüleri gibi geçsin, mısraların, bazen de! yahut daha küçük, daha süslü balık sürüleri gibi gündelik öykülerimizin içinden C. Koytak

Yollar nereye gidiyor peki? Yerin bittiği yere mi Göğün başladığı yere mi Yoksa yerin de, göğün de Kendini ötekinde kaybettiği yere mi? C.K

gittin çalışkan bir acıyla kaldım yanımda gittin her gün bir bardak su döküyorum dünyaya seyyidhan kömürcü

her şeyi ben inkâr ettim râvî artık ters çevirme kum saatini. yol gitmeye meyillidir, belli bir vakti yoktur akıp gitmenin Beşir Sevim

yanan kibritin boynunu bükmesi bir tükenişti …gördüm. Beşir Sevim

kanla başlamam gerekti masala kara bir şeydi… kırışırdı alnımla kalplerindeki çatlaktan sızdım onlara. Beşir Sevim

bir parça masumiyet bulursan yüreğimde hırsızın kaçarken düşürdüğü güle say nilay özer

varsınlar savursunlar küllerimi b/ kurtarmazmış öğrendim insanı şiir bunu sindirerek gitmeliyim aşk’a ve kavgaya B. Durali

Ne bir bağış beklerim kimseden, Ne kol dilenirim, ne kanat, Kendi göklerimde kendimle uçar giderim, Tevfik Fikret

bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek cemal süreya

şimdi kim ne yapacak ha bütün hüznün elinde kaldı devredemedin paylaşamadın bile otobüs yolcularıyla turgut uyar

Belki yine gelirim.

.. Aç gözlü bir kurdun masum kırmızı başlıklı kızı tuzağa düşürmesi gibi acıdır söz söylemek… Hasibe

Sen dilini döndürürken ağzında en acı cümle yerini almıştır bile… Hasibe

Ustaların bir kaçı atladıktan sonra, tüm korkularını bir kenara bırakıyor acemi yağmur damlaları.. Sen hala düşmekten korkuyorsun. Düşsel

"Herneyse girmeyelim bunlara. Bana esintini yolluyorsun ya ara ara; daha çok konuşmak istiyorum oysa seninle."

"B'ekliyorum gün-be-gün.. Bana esintini yolluyorsun ara ara. Hoş, uzaktan hoş geliyor ya sesin soluğun."

-artık acı çekmekten ve acı çektirmekten zevk almamayı öğrendim. sevgililer! bizim olanlar ya da olmayanlar...hepsi iz bırakır. Dar Alanda

Uzun zamandır şuna inanıyorum: İnsanın dayanabileceği gürültü miktarı ile zihinsel yetileri arasında bir ters orantı vardır. Schopenhauer

Aşk bir yolunu bulur. Californication

En iyi saklanma biçimi, insanların gözünün önüdür. Person of Interest

- Özel biriyle birlikte olduğunu çenesini kapatıp karşılıklı susabildiği zaman anlıyor insan. Pulp Fiction

Elinizden gelebilecek tek şey, kendinizi hayatın akışına bırakmak ve arada bir de olsa doğru bir şey yapmayı ummak. Dexter

Korku güçlü bir harekete geçiricidir. Dexter

Tanrı'yı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset. Musevi atasözü

başını menekşeye koydu, uyudu bir güvercin çalılığın orada Edip Cansever

şu şairler sevgililerden beter nedir bu adamlardan çektiğim olur mu böyle, bütün bir geceyi bir mısranın mahremiyetinde geçirmek Orhan Veli

bir dağ çekilir gibi yerinden aralanıverince o küçücük sedef süslemeli kapı sandım ki yine o görünecek Cahit Zarifoğlu

büyük bir zafer kazanmışçasına mağrur yolcularla göz göze gelince mahcup ve tam zamanında binmekle olamayacak kadar mesut E. Cündübeyoğlu

kaçan otobüse son anda koşarak yetişmek gibi bir şey sana aşık olmak nefes nefese durduğu için şoföre minnettar Ebru Cündübeyoğlu

belki bir şiir belki bir şiir kırıntısı çalar kapımızı umutsuz karanlıkta yoklar yüreğimizi iğilir yaramıza dağıtır korkumuzu H. Hüseyin

ne kadar sevsek o kadarız çok kısa görünen hayat çok uzundur aslında, çünkü kaderi çok az çıkar insanın karşısına Murathan Mungan

Dün, silindir geçti üstünden bir çiçeğin Bugün yine açıyor Demek ki kalbinin çevresinde kalbim dolaşıyor Süreyya Berfe

Gece, yağmur gökgürültüsü Sallanıyor ağaçlar, göğe karışıyor sesleri Yaprakları görünmüyor Benim seninle olduğum gibi Süreyya Berfe

Biraz daha uyuyacaktım ama bırakmadı hanımeli kokusu. Süreyya Berfe

Hayat hikayem mi? Tarlaların kıyısındaki gelincikler. Süreyya Berfe

Aramızdan ayrılan (!) şairler. Şiiri bıraktınız mı sahi? Süreyya Berfe

Elimde Süreyya Berfe'nin Ufkun dışında kitabı ve bir detay; 1985 yılında de yayinevi tarafından basılmış, basıldığı yıl 3 (üç) baskı yapmış

Gündüz şiir düşündüm gece şiir yazdım. Budur kazancım. Süreyya Berfe

Şiir! Başka şaire git. Yalnız kalmak istiyorum. Süreyya Berfe

Nasıl mıyım? Ne mi yapıyorum? Bugün akmayan hayratlar gibiyim. Şiir yazıyorum. Süreyya Berfe

…inandığım her şey yalan artık/mağdurum,mazlumum sofralarda yerim yok/ah içinde günler, ah! geçiyor günler Tuğrul Keskin

Yalnız uyuyanların düşlerini getirdim/ellerinde düş çoğaltanların hüznünü/oğullarının cesedi üzerinde ağlıyordu annem... Tuğrul Keskin

kimse gidemiyor böyle kalmalara meyilliyken adımlar anladım ki hayat koca bir kova balık olduysam oltanın ne kusuru var Fulya Codal

sussam zayi olacak sözlerim konuşsam çok üzüleceksin ne yana döneceğinden habersiz savrulup duran bir uçurtma gibiyim Fulya Codal

evvelce geldim aslında hep vardım çok gittim önceleri bu defa kalmak için bekledim bana masal okuma çocuk yaşımı çoktan geçtim F. Codal

kalk dedin bak ben ayaktayım bak delirmiş bir bahar var az ötede! kara bir dut gibi izlerimi bırakmaktayım geleceğin yollara Fulya

...Yanımda oturmuş beni izleyen içimdeki kız çocuğunun gözlerindeki gülümsemeyi fark ettiğimde baharı daha çok sevdim... Fulya Codal

...üç yanlış bir doğruyu yiyordu da, nasıl oluyor da üç doğrum bir yanlışımın hakkından gelemiyordu. Fulya Codal

Ama şimdi tutunduğum her hayat elimde kalıyor… ... Nedense ben hep iyi halden tahliye ediliyorum yüreklerden… Nazım Hikmet

şairim../..sevgilim! bu ayrılık yazdığın en muhteşem şiirin.. Pelin Onay

ateşe koşan kelebekler gibi koştum sana tüm şehir gördü beni, bir tek sen görmedin Pelin Onay

Karşılıklı oturmuş bir çift, ikiside sağına ve uzaklara bakmakta. Sanki kadın gönül penceresinden'i, erkek çaldığım kapılar'ı mırıldanmakta.

Bir ateş böceği gibi aydınlatan oldumu dünyanı, Sen bir ateş böceği kadar aydınlatabildin mi sevdanı, M.Çetinkaya 

"İnsana yapılacak en büyük kötülük, onu bir umudun içine hapsetmektir."



Yavaş yürüyorum. Unutmak istemiyorum. Süreyya Berfe



Bıkmaya başladıysan ne kaldı geriye? Süreyya Berfe



- Nedir ayrılık delikanlı? - Rüzgârsız havada yıkılması bir ağacın. Süreyya Berfe

- Nedir ayrılık delikanlı? - Çığlığı bedenin. Süreyya Berfe

- Nedir ayrılık delikanlı? - Yuvalarına girmeyişi güvercinlerin. Süreyya Berfe

- Nedir ayrılık delikanlı? - Boşalmış bir şehir. Süreyya Berfe

- Nedir ayrılık delikanlı? - Kara, sıcak bir duman. Süreyya Berfe

Bazen inandığın aşk o kadar ucuza gider ki etrafındaki bütün aşkları kirlenmiş hissedersin... Aylak Madam

Küçük kız cocukları gibiyim.. Burnum kırmızı, dudaklarım çatlak, gözbebeklerim hüzünlü bakıyor bugünlerde... Aylak Madam

Ben doğru dürüst konuşamadığım, konuşmaktan tat almadığım birine âşık olamam. Barış Bıçakçı

Ben nerde bir çift göz gördümse Tuttum onu güzelce sana tamamladım Sen binlerce yaşayasın diye yaptım bunu Bir bunun için yaptım C. Süreya

İşte böyle yaşıyoruz ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor. Tarık Tufan

"Sonra bir sükunet çöker insana. Derken evin yanan lambaları insana şimdiki zamanı hatırlatır; içeri çağırır insanı." Sezai Karakoç

Her geçen gün yalnızlaşıyoruz: 2002-2010 yılları arasında tek kişilik hane halkı sayısı %90 artarak 1 milyon 141.3 bine çıktı. (Basından)

aczimi aynama yapıştır, dursun bu bana verdiğin kadarıyla sevda aşk olup içimdeki zemheriyle kudursun Alper Gencer

geceye az evvel dolunaydan inmişsin korkmayayım değil mi, bu karanlık alengir! bu kıyafet cümbüşünde ellerimi bırakma ... A. Gencer

ezbere bildiğim dua, terk ettiğim mukaddes seni eksik seviyorsam tamamlarsın değil mi? senin affın yeniden başlamaya çilingir! A.Gencer

ey kovmayan kapı!ey büyük mükerrer bu hicap kokuları hatalarımdan geliyor işte yine aynı yol,yine aynı adres yanıldığım yerin biraz ötesinde

katilin dönmesi gibi olay mahalline günahlar da dönüyor tövbe edildikleri yere aynı delikten en az iki kez ısırıldım ... Alper Gencer

... bana günahtır, nereye gidersem orası senin yurdun çünkü aklımdan çıkmıyorsun ibrahim tenekeci

... dünya küçük demişlerdi, nerdesin kuyruğunu bırakması gibi bir kentenkelenin kim böyle orta yerde bırakır ve yazmaz birkaç satır. ...

ah diyorum, ahı bilir misin sen dünya dedikleri gömgök bir yatır nereden bilmiş beni, röntgeni icat eden otuz yıl yaşadım elde var sıfır ..

... Dağıtamıyor hiçbir güneş ruhumdaki sisi Ve ben hâlâ yarın güzeldir diyorum Kalmasa da albenisi. İbrahim Tenekeci

Dinle! hatırladıkça üzüyor beni Geri çekilirken yaktığım rüyâ Mevsimlerden keder mi söyle, Ne giysem yakışmıyor uçurumlardan başka ...

Dinle! ruhumun yatışmasını bekleyemem, Gitmeliyim ve giderken Bakmamalıyım gözlerine hayat denen fakirin. İbrahim Tenekeci

... İçimdeki ağaç sensin Yüzlerce kuş havalanır üstünden Sevgilim Seni çoğala çoğala sevdiğim zaman Tuhaftır Geyikler kente iner Ahmet Ada

... Ceplerimdeki kuş sesleri Başka bir şey değil, çağrıdır sana Her yanıma yerleşen gülümsemene ...

... İçimde bir elma parlaklığı Neden ağardığını bulamazsın sevincimin Baksan da göremezsin sevgimin terlediğini ...

İÇİMDEKİ AĞAÇ Göğün çekici üstümde Denizin hiçliği yanı başımda Bir gider bir gelirim sevgilim Elimde hoş kokulu kırmızı bir elma ...

yalın söz konuşsun. Kubbelerin revnakların fıskiyelerin vakur taşkınlığına yanıt ver.” Şair çiçeğe fısıldıyor: Ahmet Ada

Bir çiçek fısıldıyor: “İşte şarap rengi deniz. Kıyısında, tepelerde üzüm bağları. Bulutlar koparmış zincirlerini. Ey şair, bırak ..

Ruhum safirdi, incindi, Utancı gördüm zorbanın sopasında Durdum azaltmak içir ruhumdaki acıyı Güneş gören evlerin kapısında A.Ada

Gömleğim kanser lekesi, mutsuzluğum Günden güne artıyor, biçimini buluyor bende Kaçıp sığındığım hüzün - Sözcükler kör, göl durgun. A.Ada

GÖL DÜŞLERİ - Bir kız el ediyor gölün kıyısında. - Göl mutsuzluk söylemine hazırlıyor. - Yoğun bakım cehenneminden yeni çıktım ....

Size bir sır vereceğim ah Tökezledim nasıl da ey sevgili Seni gördüm yelin içinden geçen yüzünü Çoğaldım... Ahmet Ada

Kuşlar uçar çalılardan bulana dek Bir başka kuşu, umuttur bu çatılarda Umutla beslerim göçük yanımı İzin verir yüce gönüllü hüzne A. Ada

Akşam mı oldu bir yanım göçük Rüzgar tırpanlar geldiğim patikayı Eğreltiotları sarmaşıklar hüzün Ahmet Ada 15 mayıs 2012

"Beni öyle güzel seviyorsun ki; sonra herkesin öyle seveceğini sanıyor ve yine kırılıyorum. Bana kötülük ettiginin farkında mısın?"

"... yanımda yürüyordun Milena. düşünsene, yanımda yürümüştün." Kafka

Masa başına oturup düşünmekle yaşamın gerceklerini dile getiren bir öykü yazamazsınız. Sokaklara, insanların içine dalmalısınız... O. Henry

Şi'r ile namını ikbaya çalış Zindedir şi'r ile daim ebrar Var mıdır kıymetli cansız cesedin Cesed-i âleme candır eş'ar Muallim Feyzi

Kiraz Çiçekleri her yıl yeniden açarlar Kyoto'da. Genç kızlarının kalbi ürkektir, mutlulukları ise mevsimlik kiraz çiçekleri gibi geçicidir.

Çieko, parmaklığı tutup uzun süre baktı arkasından. Naeko, hiç dönmedi. Çieko'nun perçemlerine düşen hafif bir kar hemen eridi.

Çieko: "Mutluluk kısa sürer, yalnızlık ise çok uzundur. Böyle değil mi?" dedi. "Yatalım da öyle konuşalım bundan ötesini ..."

"...Bahar ne çabuk uzaklaşıyor, değil mi?"

...Sadece bir yıl için de olsa severek kullanılacak obiler dokumak daha hoşuma gider. (s.61)

Ben kendi payıma torunların torunları için kimono kuşakları dokuyayım istemem...

Çieko, kocamış ağaçların gövdesinde yine menekşeler açmış olduğunu görünce: "Bu yıl da açtılar!" diye aklından geçirdi...

"...kiraz çiçekleri altında bile yalnızlık duyulduğu saatler olur; herşey insanın kendisini o anda nasıl hissetmesine bağlı !..."

Kiraz Çiçekleri (Kyoto) Yasunari Kawabata Altın Kitaplar Çeviren Ahmet Hisarlı 1969

Alacakaranlığın bu kısacık anında...süreksiz ve hüzünlü bir şey hüküm sürerdi. Bana gelince ağlamak ister gibi sevmek gelirdi içimden. Camus

...düşünmeye başlamak için için yenilmeye başlamaktır. Camus

...dekorların yıkıldığı olur.... yalnız bir gün "neden" yükselir ve her şey şaşkınlık kokan bu bıkkınlık içinde başlar. Camus

'Bir insanın tek başına mutlu olması utanılacak bir şeydir. Camus

...gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır; intihar. yaşamın yaşamaya değip değmediğinde bir yargıya varmak. Camus

...tutkulu ruhların çoğunda olduğu gibi, hayattaki inancının tükendiği an gelmişti. Camus

kışın en soğuk zamanında, ben nihayet içimde yenemediğim bir yaz olduğunu öğrendim ! Camus

"ben doğuştan içimde taşıdığım bir sezgi ışığına bağlıyım. Bu sezgiyle insanlar yaşamı en büyük acılar içinde bile sevmesini bilmişlerdir."

...her şeyin anlamsız olduğunu söylediğimiz anda bile anlamlı bir şey söylemiş oluyoruz. Camus

yaşadığımız sürece mutluluk yaratmaya bakmalıyız. mutluluk,bir yerde ve her yerde, hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir. Camus

hayata karşı bir günah varsa, bu günah, hayattan umut kesmekten çok, başka bir hayat umup bu hayatın muhteşemliğini gözden kaçırmakta yatar.

Umutsuzluk susar. Kaldı ki susmak bile, eğer gözler konuşuyorsa,bir anlam taşır. Gerçek umutsuzluk can çekişme, mezar ya da uçurumdur. Camus

...Dehşet aldığın zaman, İbrahim Hakkı gibi "Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler" de,pencerelerden seyret, içlerine girme." M.Ulusoy

"O hem Hakîm'dir, hem Rahîm'dir. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder, çevirir...

Kendinin üzerinden elini çek,...Bir adım geri çekil de bak. Bak gördüğün aynı sen mi, aynı gerçek mi? M.U.

Bir tren vagonundaymışsın misali daya başını cama, akıp giden görüntüler nehrini izle bir seferi gibi... M.U.

Yorgun dünyanın içine girme. O girdaplı su kimleri yuttu bir bilseydin korkardın. Sen sen ol, âlemin penceresinden seyret yine âlemi. M.U.

Bırak kendini, gevşe biraz. O'nun rahmetine bırak geçmişini, anını, geleceğini. Sahibine bırak kendini. Mustafa Ulusoy

Sonra ne söylesen nehir akmaz geri doğru. Nehirler geri akıtılıyorsa... Hiç gerçekten konuşulmaz artık. Hiç gerçekten gülünmez. Ece T.

Kadınlar, bekleyip içlerini ezip ezip bir tek kez söyler: "Bitti!" Bir kadın bir adamı gerçekten bittiğinde terk eder. Ece T.

Erkekler birçok kez gider. Kadınlar bir kez... Sözler erkeklerin ağzından çabucak çıkar, beklemeden. Ece T.

Bir işaret versin hayat. Biz istemeden olsun, kalbimize hesap verirsen "Başka ne yapabilirdim ki?" demeyi dileriz. Ece T.

Kimse sevilmemeyi göze alamaz. O yüzden kimse kimseyi terk etmek istemez, karşıdaki anlasın da gitsin isteriz hepimiz. Ece T.

Ama bilirsiniz siz de, nar bir kere çatlarsa kimse taneleri toparlayamaz. Çatlatmayayım desen nar kıpırdar kıpırdar, duramaz. Ece T.

Ama bir sevda söz konusu olunca insan hiçbir yere yalnız gidemiyor, hüsranları ve ayrılıkları hep beraberinde götürüyor. Mario Levi

Ne mutlu sana ki seviyorsun, sevebiliyorsun. Büyük bir armağan almışssın ötelerden. Yazıklanıp da melekleri küstürme. K. Sayar

Ey aşık, beklemeyi bil! Aşkını sözlere boğma, susmayı bil! Sevdiğin, sen onu çağırmayı bilirsen gelecektir. K. Sayar

Sakın ipek kurduna, kozasının içinde mahpus olduğu için acıyıp hanesini viran etme… Bil ki o, bu tenhalıkta hoş ve sarhoştur. S. Ayverdi

Sevilen bir kadın can demekti. Bu yüzden en çok "canım" denirdi ona, ortasında bir eliflik nefes hacmiyle... Nazan Bekiroğlu

Sen kokusunu alır mısın hüznün? Sonbaharda ıhlamurlarım son çiçeği gibi...Dalgaların kıyıya yayılan son köpükleri gibi... N. Bezmen

Bilmediğim ve ne yapacağı belli olmayan bir duyguyla hırpalanıyorum boyuna.. Bize ağır gelen kendimizdir. Cahit Zarifoğlu / Yaşamak

''Sevgili bayan Milena,..Gönderdiğim o pusulacıklara karşılık beklemem yersiz, biliyorum. Yazmadığınıza bakılırsa iyi olmalısınız.'' Kafka

"birini öpmüyorsan sıkıp kanatmak içindir dudaklar ve birini sevmiyorsan işe yaramaz taşıdığın kalp bunu da herkes baştan bir yere yazmalı"

Sanıldığı gibi insanı yıkan çektiği acılar değildir.İnsan,çektiklerini paylaşamadığı için,kendi acısıyla söyleşmeye başladığında yıkılır A.A

Alt yapısı olmayan bir şehir gibiyim Ne zaman hüzünlensem Gözlerimi su basıyor Ve ne zaman seni düşünsem Kalbimin trafiği aksıyor B.Keskin

Onu bir kez daha böylesine tasasız,böylesine içten gülümserken ancak yirmi altı yıl sonra,solmuş bir polaraid fotorağrafta gördüm. U.Avcısı

Sakın, dedi kendine,korkma. Bir hafta önceydi,anlamıştı. İnsan çok yalnızken, bir tane daha kendinden doğuruyordu içinde Korkma,desin diye. Ece T

..Sözün dağınıklığı,kalbin perişanlığındandır. Gönül denizdir,dil kıyı; deniz dalgalanınca içindekileri sahile atar" dedin. S.Yalsızuçanlar

Ey can, ten-i hasteden veda' et Bir haste ile yeter niza et Müştakınım ey ecel kerem kıl Def-i elem eyle ref-i gam kıl

Ya Rab bana cism ü can gerekmez Canan yok ise cihan gerekmez

Ey ömr gel imdi başa sen hem Çeşmime tire oldu alem

Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su

Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su

Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn Derd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli' zebûn

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır

Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni

görmemişdir gerçi kimse can bedenden gitdiğin işte ben gördüm ki şimdi kendi canımdır giden

ne yanar bana kimse ateş-i dilden özge ne açar kimse kapım bâd-ı sâbâdan gayrı

Bir dal verdi sevdiğim Üstünde sarı yapraklar. Yıl desen,geçer gider Sevdaysa yeni başlar... Bertolt Brecht

Senin derdin benimdi Benimki senin Paylaşamazsam bir sevinci seninle Yoktu benim de sevincim... Bertolt Brecht

Biliyoruz halbuki : Aşağılıklara duyulan nefret de Bozar şeklini yüzün. Kısar sesi haksızlık karşısındaki Öfke de... Bertolt Brecht

Bilirsin özgür değildir gereksinilen kimse Gönlüm herşeyden önce seni ister Biz de diyebilirim, ben yerine... Bertolt Brecht

yaşamak ne büyük bir mucize ama nasıl anlatırsın bunu yaşamasızın birine belki de anlatırsın ama kim ipler bunları be! Andrey Voznezenski

nasıl anlatabilirim şu şom ağızlıya ... capcanlı dudaklarımızın güzelim dudaklara ve serin sularına da değeceğini bir ırmağın A.Voznezenski

Tereddüt Hem gelmeni istedim hem bekletmeni Sen mi daha güzelsin, beklemek mi seni? Beşir Ayvazoğlu

Kim yırtıp atmış kenara Kim ve neden Taş mı kesildin ey yürek Neyden çok inliyor neyzen... Abdülkadir Budak

Evet Evet hatırladım Küçük basit şeyler Yetiyor kederlenmeye Ya mutluluğa... Cahit Zarifoğlu

Ayrılıkla başım belada Gözlerini çevir gözlerime Yoksa sensiz bu sessizlikle Deliler gibiyim Sensiz bu sensizlikle... Cahit Zarifoğlu

şikayet mi ne olur açık açık çağırır aşkını burda mı daha mı uzakta bütün bir geceye dayar alnını öyle ki alın mübarek bir şeydir... A.C.Z.

Bu el titremesi kadeh tutarken Bu yaşta nasıl koyuyor insana Orhan gibi vaktinde gitmek varken Değer mi oyalanmana Cahit Sıtkı

Gök çoktan yeşildir,dal çoktan sarı Bir define var gitsem bulur muyum Öpüştüğümüz ağaçlar altında Sevmek devam eden en güzel huyum C.S.T

Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi? El aç yalvar gündüze geceye boyun uzat Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi? Cahit Sıtkı

Dost ümidiyle ortalığa düşmeye gör Hangi kapıyı çalsan kimseler yok Hangi omuza dokunsam yabancı çıkar Cahit Sıtkı

Çiçeğe durduğunu kim ayırt eder tepeden tırnağa giyinmeden ağaç? Kimin dikkatini çeker küçücük bir bulut güneşi kapatmadan önce? Kemal Özer

Yağmur çiseliyor ya bana bulaşmasın der gibi çekinerek bakıyor penceredeki saksı kente uzak, kırlara yabancı Kemal Özer

aşksın ne de olsa soylu bir yanın var incelikle davranır öldürürken yırtması gibi dikenin sevişirken hafifçe gülünün yaprağını İ. Uyaroğlu

ey insanlık, anla ve bağışla bizi felaketlere gülecek kadar seviyoruz birbirimizi… İsmail Uyaroğlu

iki taksi çarpıştı az ötemizde ve biz katıla katıla güldük aşktı bize unutturan dünyayı ... ismail uyaroğlu

niye hep kırmızıdır aşk şiirleri ve niye kanarlar yazarken çünkü şairleri kalemlerini yüreklerine banarlar İsmail Uyaroğlu

- Yüreğine akşamla çökeni Sokaklar uzaklaştıramaz Uyanırsın yanında yabancı biri Aşkı kimseler kurtaramaz Öyle yakınımda ki seçilmiyor S.S.

Kim duyar sesini haykırsan Gücünü tüketme Dayan bir sınav bu G ü l ü m s e Sennur Sezer

Hüzün kaçıyor penceremden koşarak Ölüm kayboldu geceye karışıp Bir kolunda gözyaşı diğerinde acıyla Kaan İnce

Sendin o yaz parıltısı Yörüngesiz bir gezegen Yalnız, umarsız, bulutsu Karanlık sularda yüzen Ahmet Uysal

Yaksana bir sigara, düzelirse aşkla düzelir dünya Yalnız aşkla, paylaşılınca güzel olan Ahmet Ada

Bir senin yüreğin ak bir güvercin elimde kalan. A.Kadir

açmasına açarım da göğsümün altın kafesini korkarım ya bu gece güvercinler yüreğimden başka bir ülkeye göç etmişlerse. Behçet Aysan

kıyamet seni sevmenin provası ölçümü aldın biliyorum s ö y l e h a y a t ne zaman biter elveda hırkası… Ali Cengiz Akdeniz

Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum!.. Orhan Veli

Ya topla yaralı kırlangıçları; Ya da bu vefâsız şarkıyı bitir.. Özgürlüğe giden tutsaklar gibi Siyah gözlerine beni de götür!.. N. Genç

Şair,kendinden önce toplanmış şiir sözlerini kullanan adam değildir, birtakım sözlere,yeni,eski sözlere şiir gücü verebilen adamdır. N.Ataç

Ne kadar güzelsiniz! dedim Mısır püskülüne. Kadir Aydemir

Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde Bedri Rahmi Eyüpoğlu

Birazdan alnını dayar cama gelgiti bekler keder daralır pencereler içine kapanır oda. Oya Uysal

yalancı sevinçlerle acıyı emzirirken zerreden daha küçüktüm incinirken bir 'ah' çekimiyle, bilsen... okyanus oluyordum severken... Fulyaa

Sen camı açık unutsa başı ağrıyan çocuk Devrim deyip de güldürme lan beni! Muğayir Muharip

Şiir püskürtüyorum kalbimi yakanlara. Süleyman Çobanoğlu

Mahrem kalmalıydı oysa acılarımız bizse her yaramıza bir merhem aradık Akide U. Türkelli

yüzüne dokunurum, gözlerim dolar dünyanın her yerinde yeni bir şarkıya başlar kadınlar Ayten Mutlu

Ben başkasının dili olsaydım mavi bir kız gibi çocukluğumla konuşurdum Haydar Ergülen

ben başkasının kağıdı olsaydım kağıttan bir şairin eline sığınırdı kaderim Haydar Ergülen

ben başkasının yalnızlığı olsaydım bir anı olurdum kendinden başka kimseyi terk edemeyen Haydar Ergülen

“Aslında hayatın en güzel anı; Herşeyden vazgeçtiğinde, ‘Seni hayata bağlayan birinin olduğunu düşündüğün andır..” Balzac

ruhumdaki sabır, kalbimdeki aşkla kurdum kor dantellerden bu yolu, ormanın altına yeter ki oku onu. Birhan Keskin

Ömür boş yere çıkılan bir yolculuğu anlatır Yanlış bir yere uğramaktır sonbahar Hışırdayan rüzgârdır Yaprak hışırdamaz Birhan Keskin

...şimdi bu kavgayı unutmak da hatırlamak da çılgınlık olur gel biz seninle kahraman olalım ne hatırlayalım bunu ne unutalım. B.Keskin

Göğsümde sedeften bir çiçek taşırım: bir büyü bu,hayata karşı yaptırdım konuşmam artık,kalbini kırdımsa senin bil ki yanına düştüm. B.Keskin

Nasıl hatırlanırsa bir yaprakta bir orman bu kez o olsun beni sana hatırlatan. Birhan Keskin

"Bir zincir boğazımda Sıkar sıkar gevşetemem Ağlayamam Ayda yılda bir kaçamak Kaçsak bile yaşama bak Dokuz altı yollarında Gülmek yasak"

“Sen elimi tutunca kalbi karışıyor içimdeki adamın” Hakan Savlı ("Adnan Azar, onun için her şeyi “şiir ediyor” diyor.")

“Kime kaldı terekesi / Bilinmedi gizli sevdası / Okurla buluştu evinli sözleri / Sazına sindi acısı / Toprağa aktı -Bu Toprağın Sesi-”

"Zaman testeresi bir kere değmeye görsün yaşam ağacına. Biçiverir ansızın."

“Parça parça göçüyoruz yaşamdan / Güzün dökülen yapraklar gibi.”

“Önce dişlerimiz döküldü / Sonra saçlarımız / Arkasından birer birer arkadaşlarımız”

“Bazen hesaptan kitaptan anlamaz Tanrı / Olur ya / Yanlış böler zamanı ömre”

“Sevgilim bütün arkadaşlarım öldü / Zamandan başka şey kalmadı / Ve türkülerden başka”

“Ne kadar yaşarsan yaşa / Sevdiğin kadardır ömrün. Neyi seviyorsan odur asıl yaşam.”

"Ateşi köz öldürür Sürmeyi göz öldürür Kılıç kesmez yiğidi Bir kötü söz öldürür."

"Et kokarsa tuz vurulur Tuz kokarsa çare ne?"

"Engel gelir aramızdan yetişir."

Kolay olsun sevmek seni ışığa uzanan otta, eti oyan yarada. Quasimodo

Seviyorum senin portakal kahkahanı. Pablo Neruda

bir şiir, bir beyit, bir tek mısra, bakarsınız size bütün bir duyguyu,bütün bir düşünceyi en küçük, en gizli yerleriyle sezdiriverir. N.Ataç

“…duyarsın, açık açık anlatamazsın, açıklıyamasan bile anlarsın.” Tahsin Yücel'in aşkı, pardon şiiri tarifi.

Sözlük okumakla işe başlayacaksınız. Evet, sözlük okuyacaksınız. Bundan sıkılır, tat almazsanız bilin ki yazı mazı yazamazsınız. N.Ataç

Sepet Kemikleri Kırılıyor kalbimin Sarıl bana Bir sepet gibi Örülelim. Müesser Yeniay

-Ben ekimin yasına gidiyorum Çıkarken şiiri kapatırsın- Ozan Can Türkmen

“Hem kadeh, hem bâde, hem bir şûh sâkidir gönül ... Yine sen istediğin yerde gezersin güzelim.” Nef’i

Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur Yahya Efendi

Dökülen mey, kırılan şişe –i rindân olsun Nedîm

“Bugün şâdım ki yâr ağlar benimçün”

“Ağlarım hâtıra geldikçe gülüştüklerimiz”

“...insanı en üzen taraf, elegeçirdiğimizi sandığımız kesimlerin çok geçmeden elimizden çıkıvermesi, değerini yitirmesidir. B.Necatigil

Şiir yemek gibidir, tadı insanın damağında kalmalıdır. Voznesenski

Köşe başını tutan leylak kokusu Yakamı bırak da gideyim. Oktay Rifat

"İnsan yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar birgün camı açtığını, Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu, Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı"

Bir gün neyim varsa evde bırakıp Sadece bir çiçeğin adını alarak Yollara düşsem yüzüne baksam herkesin... Abdülkadir Bulut

Yahu arkadaşlar hele bir bakın Şiirleriyle sokaktan Abdülkadir geçiyor olmasın Metin Demirtaş

Gözlerin yükü ağır iki kırlangıç Bana doğru kalbime doğru uçan uçan iki kırlangıç Kimi zaman değip geçen kimi zaman çarpıp kalan S.Berfe

...bir deniz, dibindeki bir çakıl taşını nasıl severse, benim aşkım da seni öyle kaplıyor... Milena'ya Mektuplar

Neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken...seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Kafka

...ama vücudumda kalp yerine bu korku çarpıyorsa ben ne yapayım? Kafka

Çocuk yüzlü resmin altına ölüm de yazılsa Çıkıver karşıma ayrılıklara inat Dünyalara değişmem seni Seni görmek sevincimi. Hasan Varol

...Hatta ufak tefek kusurlarını da hoş görmek bazen şiirin çok lehinde oluyor. Çünkü şiir, daima, en ummadığımız yerdedir.” Abdullah Uçman

”Aslolan şey, kelimeleri yaşatmaktır, sen onlara hayat verdikten sonra gerisine karışma...

dokunduğum her şey içinde senin tenindir hep dokunmak istediğim: seviyorum senin portakal kahkahanı hoşlanıyorum uykudaki görüntünden Neruda

“ve sen portakal çiçeği yüklü güney yeli,” Quasimodo

Bütün oğullar anneyi bir şiire terkeder! O kadın beni terkederse şair olurum Oğul olduğum kadın sakın beni terketme, H. Ergülen

Hislerin Açıklanması Eğer birbirimizi sevseydik Ben, senin gibi severdim... Paul Geraldy

Bir gün döner gelirse Ona ne söylemeli? - Dersin ki bekleyerek, Kapadı gözlerini. Maeterlinck

Bakıyoruz, kararan Yeşilindeki ilk dallara. Bıçak değil avcunda gizlediği Sessizce yaklaşan adamın Tek bir ıtır çiçeği. Salvatore Quasimodo

"ya da bir gün," dedim "uzaklarda ufacık bir kulüben olurdu da incecik parmaklarıyla kirazlar yedirirdi bir kız sana... Voznezenski

"Bir şiir okumamı istiyor benden Gözümden bir damla yaş düşüyor yastığa Korkuyla izliyor oğlum ve "Ama baba diyor, bu gözyaşı, şiir değil!""

Bu şiiri yazan, caddelerde Seninle başbaşa yürüyecek. Gelip geçenler, yağmur altında Bu adam tek başına ne geziyor, diyecek. Cahit Külebi

Aşk, merakla başlar. Sonra koku ve ısrar gelir arkasından. Kalplerdeki harita, yeniden şekillenir. Seyhan Erözçelik















Bu blogdaki popüler yayınlar

Der(le)diğim Kiraz Şiirleri

Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yabani Unutma sana bergüzarım var İntizarım yoktur, inkisarım var. Bahaettin Karakoç Bir yolcunun Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında, Dönüp baktım arkama. * Ne büyük bir suç, Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor, Kyoto’nun bayanları. * Bir yaprağı Eğleniyor uzakta, Dökülen kiraz çiçeğinin. * Dökülen kiraz çiçeklerini, Durdurmanın bir anlamı Yok ki. * Dağ kirazı, Anılarım var Eski bir dosta rastlamış gibi. * Kiraz çiçeği işte, Kolumun üstüne Telaşla dökülen de. Takahama Kyoshi kiraz bahçelerinden geliyordum yakamda hınzır çocukların gülümsemeleri seni sevmekten geliyordum bir çeşit yalansızından sevda cümleleri tren yolculuklarında kiraz bahçelerinin resmi geçitleri Betül Dünder büyümek kiraz bahçelerinden kaçmakmış ya ben ne anlamıştım Betül Dünder İtiyorum onu, iti...

IF THEY WANT TO LEAVE, HELP THEM GET OUT

You meet a woman, you think you are the best thing that ever happened to her. No, you are not. No matter who you are. You are just a human being relating with this person. As long as they still want to relate with you. If they reach a point where they don’t accept it anymore… Thank them for the time they gave you and walk away. That’s just the way it should happen. And then I hear, and the Chief Justice mentioned that there are many divorces being filed and people are alarmed. Why are you alarmed? You should celebrate that people who have been together and have reached a point where they no longer want to be together have taken the route that we have provided to dissolve the union. Because if it doesn’t happen this way, it may happen in other ways that we do not want. And the problem again with the law itself is that… And that is the challenge I faced with that couple. It says it is a no-fault divorce system. In other words, you don’t need to establish fault. In other jurisdictions, th...

İSTEMEM EKSİK OLSUN

Cyrano de Bergerac’tan “İstemem eksik olsun” Tiradı. Seslendiren Rüştü Asyalı: — Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret! Eksik olsun! Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? Eleştiriden mi çekinmeli? “Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? İstemem! İstemem! Eksik olsun! Korkmak, tükenmek, bitmek… Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek? İstemem! Eksik olsun! İstemem! Eksik olsun! Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek… ...

ÜMİT KÖTÜLÜKLERİN EN KÖTÜSÜDÜR, ÇÜNKÜ İŞKENCEYİ UZATIR

“Bu, insana göre bir seçim değildir. Bu insanca bir çözüm değil, kendi dışındaki bir yanılsamaya tutunmaktır. Böyle bir seçim, başka bir şeyi, doğaüstü bir şeyi seçmek, insanı daima güçsüz kılar. Daima onu olduğundan daha fazla küçültür. Ben bizi olduğumuzdan daha yüce yapacak şeyleri severim!” “Artık soyut insan hakkında değil de,” diye ısrar etti Breuer, “Etiyle kanıyla capcanlı bir insan hakkında konuşalım, yani hastam hakkında. Onun durumunu düşünün. Birkaç haftası, hatta birkaç günü kaldı! Onunla seçimler hakkında konuşmanın ne anlamı olabilir?” Nietzsche yılmadan, anında cevabı yapıştırdı. “Ölmek üzere olduğunu bilmezse, nasıl öleceği konusunda bu adam nasıl karar verecek?” “Nasıl öleceği konusunda mı dediniz Profesör Nietzsche?” “Evet, ölümü nasıl karşılayacağına karar vermek zorundadır: Belki birileriyle konuşacak, öğütler verecek, o güne kadar sakladığı sözleri söyleyecek, çevresindekilerle vedalaşacak ya da bir köşeye çekilecek, ağlayacak, ölüme meydan okuyacak, lanetleyecek,...

NOTLAR DÜŞTÜK YETİM GÖVDELERİMİZE

1. hele bir söz eyle sevdadan  yıkılan yerlerimi sonra gösteririm  çağıl çağıl akan ırmakların vardı ya  sessizliğin/albenili düşüveren gözpınarlarına.  salt hüzün iklimiydi yeşil'de yaşanan  alsın götürsündü kırkikindiler dökülen saçlarımızı. bir vakitler yüreğimize türkülenen yemen'di bilirsin  şimdi dağlar oldu gurbetlik, delik delik delinen dağlar. bilmek yetmiyor ayrılığı  bir gurbeti bilmek yetmiyor. 2.  gecenin koyu ayazında bozbulanık seni götürür nilüfer  seni ve umutlarımı. 3. hüznün yapraklarını döktüğü o sonyazda  emirsultan'da gök ağladı, biz ağladık  ağladık incelikle bir tesbihe dizerken yüreklerimizi.  sonra sığındık anılarımızın yazılmamış bölümlerine  yetim gövdelerimize notlar düştük acının haritasından. bakışlarımızda koyu ümitsizlik ummanı dolanırdı  ay dolanırdı gökyüzünde karanlığı bölerek. 4. üzünçlerimizin ıssız yerlerinde martılar ölsündü  deniz kabarsındı hep sussundu rodrigo üsküdar ka...

HERKES, OLABİLDİĞİNCE KENDİ SESİNİ BULMALI VE HAYATA CEVAP VERMELİ

Depresyon durduk yere gökten düşmez. Bazen de kişinin kendi ihtiyaçlarını, düşüncelerini, hele de öfkesini bastırmasının bedelidir. Niçin? Bir ilişkiyi ayakta tutmak için. İnsan, bağını korumak için sesini kısar. Kısılan ses zamanla koca bir benlik kaybına dönüşür. Dışarıya uyumlu, kibar, fedakâr bir yüz gösterirken içeride bambaşka biri birikir. Kırgın, görünmez, hiç konuşamamış bir gerçek benlik. Hiç itiraz edememiş. Kendi hikayesini anlatamamış. Yani dışarıdan gördüğümüz o sakinlik çoğu zaman sağlığın değil, sorunun ta kendisidir. Üstelik bu hep kişisel bir tercih de değildir. Çoğu zaman “iyi insan, özverili insan, herkesi memnun eden insan” olmamız beklenir ve sessizlik bize bu rolün sessizce ödettiği faturadır. Bu sessizlik bir kader değil. Çoğu zaman bir kişilik özelliği bile değil, sadece hayatta kalmak için bulunmuş bir yol. Küçükken sevgiyi kaybetmemek, incinmemek için gerçek duygularımızı bastırmayı öğreniriz; uysal bir cephe kurarız. Sorun şu ki o cephe bir süre sonra bizim ...

Fırtına Habercisinin Türküsü

Rüzgâr, beyaz denizin geniş düzlüğü üzerinde kara bulutları topluyor Deniz ve bulutlar arasında, gururla açılmış bir kanat uçuyor Fırtına habercisi sanki siyah bir şimşek gibi Bazen bir kanadı dalgalara değmiş, bazen de bulutlara doğru atılmış bir ok gibi Fırtına habercisi haykırıyor Bulut ise mutlulukla kuşun korkusuz çığlığını dinliyor Bu sesin içerisinde, fırtınanın sesi, gazabın gücü ve hevesin kıvılcımı vardır Bulutlar bu çığlığın içindeki galibiyete olan tam inancın sesini dinliyorlardır Dalgıç kuşları da fırtınanın önünde inliyorlar Denizin üzerinde sakinlik için kanat çırpıyorlar Kendi korkularını ise suyun derinliklerine gizlemeye hazırdırlar Yaşamın tadından habersiz inliyor [bu] dalgıç kuşları Gök gürültüsünün gümbürtüsü korkutuyor onları Aptal penguense semirmiş vücudunu korkarak gizliyor kayalıklarda Sadece gururlu fırtına habercisidir Özgürce ve cesaretle uçar kabarmış denizin yukarısında Daha da kararmış ve ağırlaşmış bulutlar alçalıyor denize doğru Dalgalarsa şarkı söyl...

KANLI MASAL

kanlı masal                       aklım, haklıyım, et firarım!   ovdun ve okşadın beni çıktı içimdeki cin; ondan ölümümü diledin.   mayıstı.   seni o yüzden bağışladım! ben en çok mayısta su içerim derinim balık kaynar derinim kanımı kaynar ben en çok mayısta öne eğerim başımı içimden felçli bir göçebe gökyüzüne bakar   avuçlarımda yaralı kelebek taşımayı mayısta öğrenmiştim; ve teraslarda bach dinlemek en çok mayısa yakışırdı ve kim bilir mayıs artık en çok senin tanrılarına yakışır tiril tiril bembeyaz bir giysiyle       rüzgârda ayakların çıplak öyle başın öne eğik yıllarca o boş terasta durmak kartpostallardan tanıdığın bir şehri düşünmek gibi bir yaraya kabuk olmayı kabullenmek gibi eksik, yarım, farkına varmaktan kaçınılan tam tam yaza girecekken yazın omzuna yüzünü dayayacakken çekip giden ayaklarının altından o son sığmak terası da acılarının veliahtı bach'ı da çekip g...

Bir gün yalnızlıktır bekleyen sizi

Bense bir yalnızlık tarihini örüyorum ustaca. Ve gelecekteki Bir önseziyi kuruyorum şimdiden. Edip Cansever Yalnızlığa alıştım ama sonsuza dek yabancı kalmak nasıl da yabancı bir acı Ursula K. Le Guin Harap olmuş evimize içiyorum. Hayatımın kederine, O bizim beraber yalnızlığımıza. Sana kaldırıyorum kadehimi: O yalan söyleyen dudaklara, Bize ihanet eden, acımasız gözlere. Ve can yakan gerçeğe: Dünyanın zalim ve kalpsiz oluşuna Tanrı’nın bizi kurtarmayışına. Anna Ahmatova Kalbimde sana yer yok! Çek yalnızlık, elini Kederdir yüreğimin değişmez postnişini Hüsrev Hatemi Sonra insan bir gün Yalnızlığını gösterecek kimseyi bulamıyor. Ah ey zaman ölüleri Var mıydınız, yaşadık mı Şimdi herkes nerede… İnsan bir gün yalnızlığın da dışına düşüyor. Şükrü Erbaş Namusum üzerine yemin ederim Bu şehri bu evleri bu sokakları sevmiyorum Tiksiniyorum bu iğrenç kalabalıktan Yalnızlığı özlüyorum Ümit Yaşar Yalnızlığın da ucuna geldim, sırtımda kederin han...

İTHAF

-1- Bilirsin ben hoyrat severim -Kendi fikrime göre, erkekçe.- Bir ağaç, bur bulut, bir kuş ve biz Ellerin ellerimde, ürkekçe… Veya sen pencerende akşamüzeri, Cigaramı köşebaşında bitiririm. Damalı, büyük mendilimde sana Unutulmaz geceler getiririm. Gür, ferah karanlıklar içinden Bana doğru uzar saçların. Bir büyük rahatlık alır götürür bizi Pırıl pırıl öpüşlerle başlar yarın… Selam, en güzel hasretlerden Selam sana, korkak ve iyi kadın… Ömrüne başlıyan tomurcuk gibi, baharda Aşka, sadık ve neş’eli başladın… Gün söner yıldızlar yanar gecelerden Bir ölümsüz alem başlar senden yana. Selam, ürkek ve sevgili kadın, Selam, sabahsız gecelerden sana… -2- Şimdi ağlayamıyorum da kötüsü Gözlerim dolduğu halde bazı bazı. İçim götürmiyerek seyrediyorum, Sağ tarafı boş kalan yatağımızı. Bir şeyler akıyor ömrüm içinden, Ufak tefek, süt beyaz, kan kırmızı… Ben seni arıyorum rüyalarımda Geceler içinde bir yıldız, bir yıldızı. Bir perişan haldeyim sen gideli, Sorma, Bekir Efendinin kızı… -3- Zaman sevd...