1 İy beni ‘ayıblayan gel beni ‘ışkdan kurtar
Ger elünden gelmezse söyleme fâsid haber
2 ‘Âşıklarun ahvâli ma'şûk katında biter
Sözün var ana söyle benüm elümde ne var
3 Dost yüzinden nikâbı her kim giderdiyise
Hicâb kalmadı ana ayruk ne hayr u ne şer
4 Hîç kimesne kendüden hâlden hâle gelmedi
‘Âşıklarun cânına ma'şûka urur minkâr
5 Kim ki ‘ışk kadehinden bir zerre içdiyise
Ana ne ‘akl u ne us ne esrük ü ne humâr
6 Tek ben degilem ‘âşık ol ma'şûk nazarında
‘Işk yolına cân fidî benüm gibi sâd-hezâr
7 ‘Âşıklarun hâlini ‘âşık olanlar bilür
‘Işk bir gizlü haznedür gizlü gerekdür esrâr
8 Korkaram söylemege şerî'at edebinden
Yohsa eydeydüm sana dahı ayruksı haber
9 Kim vire bu dilile ol ma'şûkadan haber
Meger ol kimseler kim cân içinde cânı var
10 Yûnus ölürse ne gam ‘ışk içinde kardaşlar
‘Işk yolına uyagan ma'şûk burcında togar
Yunus EMRE
Türk ve Dünya Şiirleri Antolojim "Çiçeğin açması da bir tür şiir belki - Bilmiyorum"
06 Aralık 2012
Dîn ü millet sorarısan ‘âşıklara dîn ne hâcet
1 Dîn ü millet sorarısan ‘âşıklara dîn ne hâcet
‘Âşık kişi harâb olur âşık bilmez dîn diyânet
2 ‘Âşıklarun gönli gözi ma'şûkın isteyü gider
Ayruk sûretde ne kalur kim kılısar zühd ü tâ'at
3 Tâ‘at kılan uçmagıçün dîn tutmayan Tamu içün
Ol ikiden fârig olur neye benzer bu işâret
4 Her kim dostı severise dostdan yana gitmek gerek
İşi güci dost olıcak cümle işden olur âzât
5 Anun gibi ma'şûkanun haberini kim getürür
Cebrâîl-i mürsel sıgmaz anda olıcak münâcât
6 Sorı hisâb olmayısar dünyâ âhiret koyana
Münker ü Nekir ne sorar terk olıcak cümle murâd
7 Havf ü recâ nice gelür varlık yokluk bıragana
İlm ü ‘amel sıgmaz anda ne terâzû ne hod sırat
8 Ol kıyâmet bâzârında her bir kula baş kayısı
Yûnus sen ‘âşıklarıla hîç görmeyesin kıyâmet
Yunus EMRE
‘Âşık kişi harâb olur âşık bilmez dîn diyânet
2 ‘Âşıklarun gönli gözi ma'şûkın isteyü gider
Ayruk sûretde ne kalur kim kılısar zühd ü tâ'at
3 Tâ‘at kılan uçmagıçün dîn tutmayan Tamu içün
Ol ikiden fârig olur neye benzer bu işâret
4 Her kim dostı severise dostdan yana gitmek gerek
İşi güci dost olıcak cümle işden olur âzât
5 Anun gibi ma'şûkanun haberini kim getürür
Cebrâîl-i mürsel sıgmaz anda olıcak münâcât
6 Sorı hisâb olmayısar dünyâ âhiret koyana
Münker ü Nekir ne sorar terk olıcak cümle murâd
7 Havf ü recâ nice gelür varlık yokluk bıragana
İlm ü ‘amel sıgmaz anda ne terâzû ne hod sırat
8 Ol kıyâmet bâzârında her bir kula baş kayısı
Yûnus sen ‘âşıklarıla hîç görmeyesin kıyâmet
Yunus EMRE
Gönül Mezarlığı
Siz mezarlıklara sadece şehirlerde mi rastlarsınız,
beton duvarlarla örülü ve servi ağaçlarıyla örtülü
bir alan mıdır bildiğiniz sonsuz uykuların döşeği...
Yada bir yol üzeri arabanızla seyrederken,
yol kenarında bir araya didişmiş köy mezarlıkları mıdır
her yolun sonunun oraya varacağını hatırlatan size... Nedir ki ölüm?
Dönüşü mümkün olmayan bir yolculuk mu,
kaybolacağın karanlıklar içine suskun dillerle…
Nedir ki ölü?
Daha çok girimleştirsin diye toprağın karasını,
beyazlara sarılı rengi solmuş bir ten mi çukurlar içinde… Peki ya kaç aşk ölüdür gönüllerinizde
Kaç kalp mezarlık matemindedir gizlice
Rastladınız mı hiç kalbinizde ki gömülü sevdalara
Zamanla örülü ve artık imkansızlıkla örtülü o aşklara
İlk kimi gömdünüz ki oraya lise aşkınızı mı? yoksa çocukluk mu?
Hangisi daha derine gömülüdür ki hatıranızda
Şu Azrail’e kızmamalı valla emir kuludur nasılsa
Bunca aşkın çıkarıp canını, gömebiliyorsak gönül mezarlığımıza
Hiç aramamalı hatırlamak için ölümü mezarlıklarda
Sen farklı mı düşünüyorsun bu konuda, unutma ki;
Her kalp bir mezarlıktır sevip de bitiyorsa bir aşk orada…
Sertaç ÖNER
beton duvarlarla örülü ve servi ağaçlarıyla örtülü
bir alan mıdır bildiğiniz sonsuz uykuların döşeği...
Yada bir yol üzeri arabanızla seyrederken,
yol kenarında bir araya didişmiş köy mezarlıkları mıdır
her yolun sonunun oraya varacağını hatırlatan size... Nedir ki ölüm?
Dönüşü mümkün olmayan bir yolculuk mu,
kaybolacağın karanlıklar içine suskun dillerle…
Nedir ki ölü?
Daha çok girimleştirsin diye toprağın karasını,
beyazlara sarılı rengi solmuş bir ten mi çukurlar içinde… Peki ya kaç aşk ölüdür gönüllerinizde
Kaç kalp mezarlık matemindedir gizlice
Rastladınız mı hiç kalbinizde ki gömülü sevdalara
Zamanla örülü ve artık imkansızlıkla örtülü o aşklara
İlk kimi gömdünüz ki oraya lise aşkınızı mı? yoksa çocukluk mu?
Hangisi daha derine gömülüdür ki hatıranızda
Şu Azrail’e kızmamalı valla emir kuludur nasılsa
Bunca aşkın çıkarıp canını, gömebiliyorsak gönül mezarlığımıza
Hiç aramamalı hatırlamak için ölümü mezarlıklarda
Sen farklı mı düşünüyorsun bu konuda, unutma ki;
Her kalp bir mezarlıktır sevip de bitiyorsa bir aşk orada…
Sertaç ÖNER
Mektup Neresi
Bir zarf açılınca
içi açılıyorsa kelimelerin
mektup odur
Bir zarf kapanınca
dışarıda kalıyorsa bazı kelimeler
mektup odur
Bir zarf daha uzağa
gitmeye hazırlanıyorsa
geride kalan mektuptur
kimseye göndermeyin onu
biraz önce yazdığınız mektubu
size gelmiş gibi okuyun:
Mektup yerini bulmuştur.
Haydar Ergülen
içi açılıyorsa kelimelerin
mektup odur
Bir zarf kapanınca
dışarıda kalıyorsa bazı kelimeler
mektup odur
Bir zarf daha uzağa
gitmeye hazırlanıyorsa
geride kalan mektuptur
kimseye göndermeyin onu
biraz önce yazdığınız mektubu
size gelmiş gibi okuyun:
Mektup yerini bulmuştur.
Haydar Ergülen
05 Aralık 2012
Sonsuz Turne
İnsan kapalı bir mektup gibi sonsuza gider
üstünde nice kasabaların, akşamların pulu
bu postacı başka, mektubuyla birlikte alır insanı
aynı adrese götürür, aynı soğuk mührün vurulduğu
zarflar üst üste, ruhlar sessizlik gömleğinde
ne gecikir, ne postada kaybolur insan
bir mektuptur dönüşsüz ve yalnız ve sonsuz turnede
Haydar Ergülen
Zarf/Kırmızı Kedi Yayınları
üstünde nice kasabaların, akşamların pulu
bu postacı başka, mektubuyla birlikte alır insanı
aynı adrese götürür, aynı soğuk mührün vurulduğu
zarflar üst üste, ruhlar sessizlik gömleğinde
ne gecikir, ne postada kaybolur insan
bir mektuptur dönüşsüz ve yalnız ve sonsuz turnede
Haydar Ergülen
Zarf/Kırmızı Kedi Yayınları
04 Aralık 2012
Umutsuzca üzgündü
O zaman yanıma gelip, kolunu omzuma doladı ve beni yavaşça kapıya yöneltti. “Çok hoşsun, kimi zaman da güzelsin. Duyarlısın, coşkulusun, dürüst olmaya çalışıyorsun, hem kendi yaşında, hem doğal olmaya çabalıyorsun ve aynı zamanda biraz burnu büyük, biraz da eski kafalısın. Hatta satrancı bile iyi oynuyor sayılırsın. Kızım olsaydı, sana benzesin isterdim. Belki de bu nedenle son aylarda seninle birlikte olmayı bu kadar çok arzu ettim.”
Yüzünü görmeyeyim diye beni önünde iterek kapıdan çıkardı.
“Böylesi şeyleri yüzüne bakarak söyleyemem. Ama yüzünü dönmemelisin, ne olursa olsun. Hadi, şimdi git artık.”
Bir an omuzlarımı sıktığını hissettim. Ve başımın arkasını öptü. Beni gitmem için itti. Durup geri bakmadan önce iki üç basamak indim. Gülümsüyordu, ama hüzünlü bir gülümsemeydi.
“Lütfen uzun sürmesin,” dedim.
Yalnızca başını salladı. “Hayır, çok uzun değil” mi, yoksa “Umutlanma, uzun sürmemesi olanaksız” mı demek anlamına geldiğini bilmiyorum. Belki kendi de bilmiyordu. Ama üzgün bakıyordu. Umutsuzca üzgündü.
Yüzünü görmeyeyim diye beni önünde iterek kapıdan çıkardı.
“Böylesi şeyleri yüzüne bakarak söyleyemem. Ama yüzünü dönmemelisin, ne olursa olsun. Hadi, şimdi git artık.”
Bir an omuzlarımı sıktığını hissettim. Ve başımın arkasını öptü. Beni gitmem için itti. Durup geri bakmadan önce iki üç basamak indim. Gülümsüyordu, ama hüzünlü bir gülümsemeydi.
“Lütfen uzun sürmesin,” dedim.
Yalnızca başını salladı. “Hayır, çok uzun değil” mi, yoksa “Umutlanma, uzun sürmemesi olanaksız” mı demek anlamına geldiğini bilmiyorum. Belki kendi de bilmiyordu. Ama üzgün bakıyordu. Umutsuzca üzgündü.
John Fowles
Güdümlü Papatya
Tekliyor kalbi tetiğe basınca
Gözleri dolmuş bir silah...
Sense kuş uçuran şairlerden ürkerek
Kalp masajı yaparken kelimelere,
Üstü açık bir zırhlı gibi
Hızla sürüyorum kendimi dünyaya
Bilirim; uçuşa yasak bölgedir kalbin,
Bir sınırı cetvelle çizer gibi gözlerin...
Oysa benden sana atılan papatya
Ne kadar güdümlüdür acaba...
Yine de şehir düşmüyorsa
Düşleniyordur, unutma!
İbrahim Sarışın
Gözleri dolmuş bir silah...
Sense kuş uçuran şairlerden ürkerek
Kalp masajı yaparken kelimelere,
Üstü açık bir zırhlı gibi
Hızla sürüyorum kendimi dünyaya
Bilirim; uçuşa yasak bölgedir kalbin,
Bir sınırı cetvelle çizer gibi gözlerin...
Oysa benden sana atılan papatya
Ne kadar güdümlüdür acaba...
Yine de şehir düşmüyorsa
Düşleniyordur, unutma!
İbrahim Sarışın
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Ümit iplerimi kopardım senden. İndirdim yükümü bineğimin üstünden. Ey dünya! Senden elde ettiğim bir şey için kalmaktan ve onu...
-
Dikiş Makinesi Müslüman cenazesinin bütün gideri, ölenin kendi el emeğinden kazandığı parayla yapılacak. Kefen bezini önceden hazırlayacak M...
-
Ah, kiraz çiçekleri Keşke sizin gibi Düşebilseydim. Masaoka Shiki Kiraz devşirmeye gitmiştin hani Çilek kokuyorsun vakte yab...
-
Sandık ki, her şeyi kaldırabilir sözcükler. Söylene söylete tüketemeyiz aşkı da, şiiri de eviçimizde. bir koşu! Konuşa konuştura gitme...
-
Rüzgâr, beyaz denizin geniş düzlüğü üzerinde kara bulutları topluyor Deniz ve bulutlar arasında, gururla açılmış bir kanat uçuyor Fırtına ha...
-
Yok senin kendi hayatın. Benim ölümümdür sadece senin hayatın. Ne yaşarsın ne de ölürsün bu yüzden… Hiçbir kadın tutmaz seni göğsüne. Hiçbir...
-
Haberin olsun ruhum, Hatırı sayılır bir yangın olacak. * Ah, ne güzel günlerdi. Ama ardından hüzün dolu bir günbatımı geldi... * Söyle kalbi...
-
işte kayıp giden bir gezegen tuhaf bir soğuma orman diplerinde vaşakların irkilmesi ailenin saadet saatinde tık diye durması yelkovanın ...
-
Değerli Okurlar Yaklaşık 14 yıl önce bu blogu açarken amacım, sevdiğim şiirleri, mısraları, alıntıları ve edebiyat dünyasından dikkatimi çek...




