22 Ağustos 2014

Durulma

taşırma son damlasını hayatımın
artık durul yüreğim
gençlik delilikleriyle çoktan geçti yaşın
başında kavak yelleri esen
sarı sıcak delikanlı değilsin.

iki nokta arasında
küçük bir çizgi saltanatın
bir ünlemle gelecek
durulmayı bekleyen
keskin bir sınavdasın
durul artık yüreğim
korkusu yok varlığından kimsenin
bir kehanet zincirini tutmanın
titrek ellerine bir faydası yok
yok bir dirhem balın tadı
yalandan dudaklarına sürülüşün.

durulmak,
bir anda yokoluşsa sözlüğünde
inanma
kanyondan geçen ırmak
daha duru, daha derin
vadilere salınan koyun
daha mübarek canavar gözünde.

sen bilirsin
taşmanın yanardağ lavları olduğunu
içinden alevlendiğini önce
durul artık yüreğim
kendini sına
bir emir gelmeden, bir azar
kinini azık yap yedir deliliğine
bir afet kilidi taksın dilin
hergün birini sakla koynunda
sana atılan taşın.

sen, sen ol bekle
sıtmanın kol gezdiği virânelerde
'kinin' dağıtan
bir lokman hekim bulunur elbette.



müştehir karakaya
nisan'2000 -van
-derdimin dermanı bir emrin çıkmasını bekliyorum...

Müştehir Karakaya

Benzer Yazılar