Aralarından yaşlı bir amca yanımıza doğru yaklaşıyor, bir süre bakıyor, sonra soruyor; "Çocuklar kolay gelsin, nasıl gidiyor?" diye..
Güneşin altında, tozun toprağın içinde çalışmaktan yorulmuş ben cevap veriyorum; "İyi gidiyor amca, da çok yoruluyoruz", aklımca 'çok vahim durumdayız' mesajı vermeye çalışıyorum..
Ama o anda hayatım boyunca asla unutmayacağım hayat dersini alıyorum bilge amcadan; "Olsun" diyor "insanın yüreği yorulacağına bileği yorulsun, bilek yorgunluğu geçiyor da gönül yorgunluğu çöreklenip kalıyor insanın içinde."
O gün, bileği yorgun ama yüreği yorulmamış bir insan olarak hayatımın dersini almıştım evet ama sonraları yüreğim de yorulup, halden düşmeye başlayınca, ne büyük bir kelam ettiğini daha iyi anladım o amcanın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder