2017 Şiir Yıllığı

712
744
2012 Şiir Yıllığı
2013 Şiir Yıllığı
2014 Şiir Yıllığı
2015 Şiir Yıllığı
2016 Şiir Yıllığı
Abdülbâki Gölpınarlı
Abdülbaki Gölpınarlı'nın Tarihi İstanbul Konuşması...
Acı
Acile Tek Giden
Adejda Mandelstam'ın Ossip Mandelstam'a Son Mektub...
Adına Hazırım
Adını andım, rahatladım Allah’ım!
Ağaç Dili
Âh!
AHMED PAŞA DÎVÂN’INDA SEVGİLİNİN MEKÂNIYLA İLGİLİ ...
Akla Karşı Tezler
Allah Bes, Bâkî Beves
Ancak şimdilik, ey kibar okuyucu!
Anlatamıyorum
Anne, Neden Beni Bıraktın?
Anneciğim
Annem B. Heine’ye
Arthur Koestler
Artık bize sadece ağlamak düşüyor yaşadığımız süre...
Aşkı müşkül gizlemek, halka ayan etmek de güç
Aşkım ebedidir erecek sanma zevale
Aşkın Başlangıcı
Aşkın Kitabı 2
Aşkın Kitabı 3
Aşklar İçinde Bir Kentin Herhangi Bir Kentin
Aşkta Başarı Yolu
Ateş Yakana Kılavuz
Ateşli Hastalıklar
Avşar Sokak
Ay Kasidesi
Ayran
Babanın Yokluğuna Gitmek
Bağrım doludur gamzen oku yârelerinden
Bahar geldi, gördün mü? Ben gördüm.
Bahçe Görmüş Çocukların Şiiri
Bakışı Çağırır Beni Uzaktan
Belki Sana İnanırlar
Ben cennete gitmek istiyorum / Orada güzelcene yat...
Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için
Benim Şiirlerim
Benimle mezara gelir dediğim ilk fotoğraf. Kimi k...
Bikalem
Bil ki sen gitsen yanımdan tende cân elden gider
Biliniyor her şey ve yeni bir şey getirmiyor yaşam...
Bilmiyorum
Binlerce
Bir Bahar Akşamı
Bir bildiği yok konuşanların, bilenler sessizlik i...
Bir Genelev Kadını Ve
Bir iddianamenin hukuk pornosu olarak portresi
Bir Kış Gecesi
Bir kitap kadar elverişli değildir hiçbir gemi
Bir kuş ölmeye varırsa, ötüşü yaslı ve dokunaklı o...
Bir Mayıs
Bir sevgilisi var denirdi
Bir Şehit Mezadı
bir tanım
Bir Yağmur Sonrası
Bir Yusuf Masalı
Birakujî nedir?
Birine mutlu demek için sonunu görmek gerekir
Biz dertleri yalnızca unutkanca izliyor ve duyuyor...
Br aşktan geriye suskunluk kalır
Bruegel
Bu adamlar zamanında kadınlarla iyi ilişkiler kurs...
Bu İşin Sonu
Bu kadar!
Bu sabah bütün cömertliği üstündeydi
Bu yıl ölümün kıyılarına yaptığım üçüncü yolculuk....
Burası Türkiye Sultanım
Büyük Hayat
Büyük, çok büyük acısı aşkın
Büyütülmüş Kar Tanesi
Büyüyen Eller
Canım Ben Andan Buna
Cehennem, acı çektiğimiz yer değildir; acı çektiği...
Cennet Çağrışımı
Cesedi Nereye Gömelim
Christian S.’ye Fresk Soneler
Çağla
Çalar Saat
Çapa
Çehov’un bir öyküsünden Erdal Öz’ün bir öyküsüne
Çehov'un Öykücülüğü Üzerine
Çırpınma
Çocuğun Ölümü
Çürüme de umut da hep olacak
Daha
Daha yaşayıp da ne yapacaksınız?
Değişen Dünya
DER SITAYIŞ-I HACE EFENDI
Derdim Çoktur Hangisine Yanayım
Dergi, Hür Tefekkürün Kalesi
Deyrulzafaran Manastırı’nda
Diz çökmüş bir yargı varken, dokunulmazlıkları nas...
Don Juan
Dost Günlerin Sonu
Dostlarıma
Dönüş
Dörtlükler
Duino Ağıtları - Rainer Maria Rilke
Duruşun bir ayrılık resmi çiziyor
Dünyaya fatih olmaz zulüm ile rezalet
Ebabil
EBUZER'İN ÖFKESİ
Edebiyatta kış kokusu
Edirne
Egemen Söyleme Karşı Eleştirel tanıklığın Şairi: N...
Ekmek Şarap Sen ve Ben
Eksilen
El Yazısı
Elhân-ı Hazân
Ellerin İçin Noktürn
Emin Değilim
Endülüs'e Ağıt (Feryadnâme)
Erguvanlar da yanar
Erik Zamanı
Eriyik
Erkeğin yaşamı bir yandadır, aşkı bir yanda
Eski Ahit) Davud’un Oğlu, Kudüs Kralı Vaiz’in Söz...
Eski Çocuk
Eski Nisan
Eski Sahneler Eski Oyuncular
Evlerle İlgili Üç Şiir
Ey Allah’ın Elçisi, helak oldum”
Ey güzel okur! Bir kez burnunu uzattığın bu sayfal...
Ezgili Yürek
Ezilmiş Sinek Misali Ölü Aşk
Fekku't-tâlasim "Bilmecelerin Çözümü"
Feryâd ki feryadıma imdâd edecek yok
Fotoğraflardaki yaşlıların elleri niçin dizlerinde...
Galeyan-ı Aşk
Garîb
Geceler ve Hayalin
Geçmiş Zaman Açıları
Geçti benden, geçti ah!
Gelmedin
Gene Ben
Gerçi enzar-ı ehibbadan dahi dûr olmuşuz,
Gılgamış Destanı
Gidelim Bâri Şehrinden
Giderayak
Gidişini Anlatıyorum
Giysû-yı Yâr
Gökdelenler ve Melekler
Gönlüm
Gönüllere Güz Çökse Bile
Gözlerin Gökyüzünde Bir Dolunay
Gül Tutan El
Güler'in Ardından
Gündüz Ağacı
Güzellik Geride Kaldı
Hadi, Beraber Gidelim
Hafifletmek ister gibi
Hafta sonunu kiminle geçirmek istersiniz?
Hani
Hasret Burcu'ndan Hikmet Burcu'na Kırk Uzun Yol
Hasta Kız
Hatıra
Havaya Çizilen Dünya
Hayalimden Uyandırmasınlar Beni
Hayatla ölüm arası kaç adım?
Heinrich Von Kleist
Her bir merâm yâra tamâm söylenilmiyor
Her ölüm bize kendi ölümümüzü hatırlatır
her şey dökülürken
Her şeye, herkese sadece katlanıyordum
Hergele Şiirler
Herkes Dışarı
Heves
Hezarfen (bin sanat sahibi) Hattat Üsküdarlı Necme...
Hicret
Hiç Nazma Çalışmamak Gerekmiş
Hurûfî Melâl
Huzursuz Ruhlar
Huzursuzluk
Hülasa
Hüzünler Nehri (Nehru'l Ahzân)
İçinden tren geçen şiirler
İki Buçuk
iki yasemin tarlası
İktidara muhalefet eden gelenek de en az onlar kad...
İncitme
İnsanın Gurbetleri içinde
İnsanlar niçin o kadar uzun yaşamak ister ki; anla...
İslâm Düşüncesinde Hüzün Kavramı
İsmet Özel - Şiir Okuma Kılavuzu
İstanbul Halkının Ölüm Karşısındaki Duyguları
İstanbul Sabahı
İstanbul Şiirleri Bercestem
İsviçre Kuşları
Jübile
Kadın
Kâfir ağlar bizim ahvâl-i perîşânımıza
kağıt (hamur) anneyse kalem de babadır
Kal
Kalp Kalesinde Kilitli Bir Aşk
Karımın İstanbul'dan Yazdığı Mektup
karşılaşalım derim yeni baştan: kimseyi almadan ar...
Kasabalarda uluslararası ilişkiler olur mu?
Kav
Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek
Keşke sarı bir kuğu olsam da yurduma geri uçabilse...
Kırlaştı Saçlarım
Kısa Anlar İçin Uzak Şarkılar
Kıyısızım
Kızarır bozarır hanımlar, inanırız onlara biz de,
Kızıma Mektup
Kim Bu Çocuk?
'Kitabevinin Camlarını 10 TL'ye Silebilir miyim?'
Kitap okumamak hiç kimseyi câhil bırakmaz
Kitapçılık bir nevi şövalyelik
Korku Çiçekleri
Korolar
Koşma
Köpeğini insanlardan daha çok seven Filozof: Schop...
Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz?
Köz Taşırız Cehenneme
Kuğunun Ölümü
Kum ve Köpük
Kuşlar
Kuşun Ölümü
Külfet
Lahinde Narkı
Latika
Lavinia
Lavinia İçin Sonnet
Leşker
Lethe
Lirik İntermezzo
Makdem-i Yâr
Mavi Kelebekler
Mecanin-i Kütüb
Mecnun isen ey dil sana leyla mı bulunmaz
Mekke'de benim için ev bırakmadılar!
Menekşe Alanı
Mersiye
Mezar
Mısır'da
Mukaddime
Mustafa Gezgör
Mutlu Olma Şansı
Mühürlü Alyans
Mü'min kul (ölünce) dünyanın yorgunluk ve ağrılar...
Münacat (Koro)
Müslüman Halkların Geri Kalmışlığı
Müslüman Müslümanları ‘Allah Rızası’ için katlediy...
Müslümanların Karl Marks'ı çıksa da "Bu din afyon"...
N'apacaksın Tanrı?
Ne Diyebilirsin!
Nehir Üzerinde
Neşredilmek üzere değildir
Nizar Kabbani
Non Dolet 2
Nuri Bilge Ceylan: Bu ödülü birisine adamak istiyo...
O
O gün, bütün çabalarına rağmen bir tek kişiyi bile...
O Ve Ben
Olağanüstü Hal'de Avukatlık ve Bir Silivri Anısı
Olayların oyuncağıdır insanoğlu gerçekte
Olmadı gönül terk-i diyâr eylemeyince
Omurga Flütü
On Birinci Sonnet
Onun İçin
Orpheus'a Soneler XI
Orpheus'a Soneler XX
Öldürdüğümüz Aşklar İçin
Ölü Diller Arşivi
Ölülerin dönüp dolaşıp bizde yaşamasıdır yalnızlık...
Ölüm Fotoğrafları
Ölümcül Şiirler
Ölümümden Söz Ettim
Ömr-i Muhayyel (Hayal Edilmiş Ömür)
Öyle ki artık Müslümanlar İslam’dan nefret eder hâ...
Özenle
Panayır
Paraşütler Sevgilim Taşıyabilir Bizi Yukarılara
Pişmanlık Türküsü
Prenses R
Reddedilen Kitap: “Fusus ül-Hikem”
Remaurian'da
Reşit Galip
Rıhtımda Uyuyan Gemi
Rondo
Ruh halimin güvercin tedirginliği
Rüya Görüntüleri
Rüyası Merak Edilen Çocuk
Rüzgârla Yoldaş
S
Saçlar
Sadece Dekorlar Kaldı Geride
Sahster Kıyılarında
Sanat
San'at
Savaş Alanında
Sayfalar
Seç
Sedan Sal e
Senden Ayrılırım
Seni Yaşamak
Sensiz
Sergüzeşt
Sessizlik
Sevgilim
Sevgilimi gördüm düşümde
Sevginin Temelleri
Sığınmacılar
Sıradan Pencereler
Soluk Soluğa 1
Son Bir Günün Şiiri
Sone CL
Sone CXL
Sone CXLIR
Sone V
Sonnet
Sonuna Geliyoruz
Sorsam Usulca
sorular
Sultan Abdülhamid Han'ın Ruhaniyetinden İstimdat
Sükûnet
Şadi
Şairin Ölümü
Şarkılar
Şarkılarda süren bir aşktı onların ki..
Şehirden Ayrılış
Şehirden Kaçıp Köy Hayatı Yaşamaya Karar Verenleri...
Şemsi Ahmed Paşa Külliyesi
Şeyh Said ve Arkadaşlarının İdam Edilmelerinin Cum...
Şeyhe duyulan ihtiyaç
Şiir insanları sevmeye yarar…
Şiir Yazarı Şair Manisa Kırkağaçlı Muharrem Coşkun...
Şurası kesin ki yaşama isteği uzatır yaşamı
Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçek...
Tapu Sicil Muhafızı
Taş
Tatar Çölü
Tecde’de bir sonbahar günü
Temâşâ-yı Hazân
Temâşâ-yı Leyâl
Terennüm
Tesellim Olan
Toprak Ana
Torino Atı
Tren İnsanın Çocukluğudur
Uçma Özlemi
uçurtma olsam gökyüzünde
Unutmalıyım
Usandım
Uzun Sürdü Hazırlığım
Üçüncü Şahsın Şiiri
Üstüne titrediklerimizin ölümü
Ve Adam Ve Çocuk Ve Kırlangıçlar
Ve gözlerinde binlerce resim
Veda Yazısı
Via Dolorosa
Yağmur Yağmasaydı
Yakazât-ı Leyliyye
Yalnızca Sabahleyin Duyulan Güç
Yandım
Yangı
Yaşlı Bir Adam
Yaşlı kişinin kalbi iki şey üzere gençtir. Uzun y...
Yayın Arası
Yazarın parayla imtihanı / Şaheserler yazdılar ama...
Yedicanlı Olmak
Yeniden güçlü -yapabilir- olmak
Yetim İstanbul
Yıkılma Sakın
Yirmi Sekiz
Yolculuk
Yoldan Geçen Biri
Yorgunluk
Yorumsuz
Yukuta
Yurt
Yürekten düşkünsen karına
Yürü Bire Yalan Dünya
Zaaf
پس سخن كوتاه بايد و السلام

Kitapçılık bir nevi şövalyelik

30 yıldır kitapçılık yapan Ahmet Koyutürk, dükkanına gelip camları silen ve karşılığında kitap alan biri sayesindesosya medyanın ilgi odağı oldu. 15 dakikalık ünlü olma hakkını kullandığını belirten Şirinevler Kitabevi’nin sahibi Koyutürk, “İnsan sosyal medyaya kendini kaptırmamalı ve her zaman amatör kalabilmeli. Sanal dünyanın insanı hasta eden bir tarafı var” diyor.



Günümüzde kitaba ulaşmak çok kolay. Ancak insana ulaşmanın zor olduğu günlerden geçiyoruz. Hem kitabı hem de hoş sohbeti bulabileceğimiz bağımsız kitapçıların sayısı giderek azalıyor. İnternet ve AVM kitapçılarına karşı “365 gün fuar tadında” insanları kitapla buluşturan Şirinevler Kitabevi, ilginç bir tivitle gündeme geldi. Yüz yüze konuşmaların yanı sıra sosyal medyadan da muhabbet edebileceğiniz kitabevinin sahibi Ahmet Koyutürk, dükkâna gelip cam silme karşılığında kitap rica eden adam hakkında bir tivit atmıştı. Tivitleriyle farklı konulara değinen, yayınevleri ve okurla diyaloga giren, güncel olaylara yorum yapan Koyutürk, haberleri takip etmek için sosyal medya kullanmaya başlamış. Profesyonel kullanıcı olmaktan sakındığını söyleyen Koyutürk, ekliyor: “İnsan bu mecraya kendini kaptırmamalı ve her zaman amatör kalabilmeli. Sanal dünyanın insanı hasta eden bir tarafı var. Benim tek amacım gündemi takip etmek ve küçük bir hatırayı kaydetmekti. Bir nevi günlük olarak kullanıyorum.”

15 DAKİKALIK HAKKIMIZI DOLDURDUK

Yüz binlerce kişiye ulaşan şu anı sayesinde tanıdık Koyutürk’ü: “Yoğun akşamlardan birinde bir ses duydum: ‘10 lira karşılığında camınızı silmemi ister misiniz?’ Tebessüm edip tabi dedim ve diğer müşterilerle ilgilenmeye devam ettim. Sonra bitti dedi ve baktığımda camlar pırıl pırıldı. Camları hiç böyle temiz görmemiştim. Yaklaşık 10 yıldır İstanbul’un muhtelif yerlerinde cam silerek geçimini sağlayan bir arkadaş olduğunu öğrendim. Çıkışa doğru yöneldi, ‘Tesla’ isimli biyografi kitabını aldı. Bence cam silme ve emeğinin karşılığında kitap alması kadar, talep ettiği kitap da insanların ilgisini çok çekti. Rüya Tabirleri ya da macera türü kitabı değil, bir bilim adamının hayat öyküsünü aldı.”

Twitter’daki artan ilgi sonrası değişim hakkında şunları söylüyor: “O tivitimden sonra gördüm ki, evet reklam diye bir şey varmış. İnsanlar bu vesileyle burada bir kitabevi olduğunu farketmiş oldu. Yani Andy Warhol’un “Herkes bir gün 15 dakikalığına ünlü olacaktır” sözü var ya, biz de böyle bir meşhurluk yaşadık ve hamdolsun kötü bir şekilde doldurmadık hakkımızı.” Sosyal medyanın mantıksız bir yer olduğuna değinen Koyutürk, “İki kere iki dört dendiği zaman altında bunun dört olmadığına dair ciddi kavgalar dönüyor. Herkesin kendini oradan koruması lazım. Çok kalın bir deriniz olması lazım orada konuşabilmek için o yüzden konuşmaktan imtina ediyorum. Burada çok rahatlıkla konuşabilirim her türden her ideolojiden insanla. Görüşümün arkasında dururum doğru ya da yanlış. Oradaysa tedirgin oluyorum” ifadelerini kullanıyor.


ŞİRİNEVLER’DE KADIKÖY’DEN ÇOK KİTAP SATILIYOR

13 yıldır İstanbul’da olan 49 yaşındaki Ahmet Koyutürk, Cağaloğlu ve Kadıköy’ün ardından Şirinevler’de kitapçılık yapıyor. Kadıköy ve Şirinevler İstanbul’un iki farklı uç noktasıdır. İki semti de iyi bilen Koyutürk, şöyle bir karşılaştırma yapıyor: “İkisi çok farklı coğrafya. Orada satılan kitaplarla bura da satılan kitaplar birbiriyle örtüşmüyor. İnsanların yapısı da sosyo ekonomik, kültürel anlamda çok farklı. Kadıköy Anadolu Yakası’nda olmasına rağmen Avrupa’dır. Şirinevler ise Asya... Ancak beklenti tam tersi olsa da, adet olarak Kadıköy’den daha fazla Şirinevler’de kitap sattığımı düşünüyorum.”


KLASİKLERİN SATMASI BENİ MUTLU EDİYOR

Çoğu kitabevinde şiir kitapları köşelerde, alt raflarda olur. Şirinevler Kitabevi’nde ise dükkânın ortasında iki kitaplık şiire ayrılmış. Koyutürk, “Kitabevimizde şaire ve şiir kitaplarına pozitif ayrımcılık yapılır. Yani popüler değil, kemikleşmiş Fuzuli, Baki’den Ah Muhsin Ünlü’ye geniş bir skalada şairler her zaman benim baştacım burada. Bir Sohrab Sepehri sorduklarında var dediğimde şaşırıyorlar” diyor. Nihal Atsız ile Mehmet Uzun kitaplarının sırt sırta satılması da dikkat çekiyor. Klasik eserlere her zaman ilgi olduğuna değinen Ahmet Koyutürk, “Bizim burada özellikle biraz daha yoğun. Bunun da nedeni ince kalın farketmeksizin tüm klasikleri 5 TL’den satıyoruz. Klasiklerin satması beni mutlu ediyor. Bundan her zaman keyif duydum” şeklinde konuşuyor. Yakın dönem klasiklerine de dikkat çeken Koyutürk, “1984, Hayvan Çifliği çok satıyor ama bunların ne kadarını direkt okuyucu alıyor tartışılır. Öğretmenlerin, Bakanlığın belirlediği 100 temel eserden olması nedeniyle alan öğrenci sayısı çoğunlukta. Zorunlu olarak alınan kitaplar diyebiliriz. Onun haricinde farklı yaştaki okuyucular da rağbet gösteriyor” diyor.


Tesla’dan sonra tıp kitabı aldı

Olayın asıl kahramanı Metin Ulusoy, 15 yıllık seyyar cam silici. 50 liralık sermayesiyle her gün ofis ve dükkanların camını silmek için evden çıkıyor. “İstanbul’a 2 yaşında, anamın kucağında gelmişim. İnsan her zaman gelişmeye açıktır. Ortaokuldan beri dünyayı merak edip okumaya başladım. Psikoloji, din ve bilim kitaplarını seviyorum” sözleriyle kendini anlatan Ulusoy, kitabevinden en son alternatif tıp üzerine bir çalışma olan Aidin Salih’in “Gerçek Tıp” adlı kitabını almış. İşi gereği kirli cam gördüğünde dayanamadığını belirten Ulusoy, “Muhasebe ve avukatlık bürolarına gidip cam siliyorum. Bazıları düzenli olarak tekrar çağırıyor. O gün de kitapçıya girdiğimde işimi yapmak için bir soru sordum ve kabul edilince kitabı almaya karar verdim. Olayın duyulması beni hiç etkilemedi, aynı hayatıma devam ediyorum. Emekliliğim yok. İlk fırsatta emekliliğimi devam ettirmek istiyorum” diyor.


Kitapçılık bir nevi şövalyelik

* Kitapçılıktan emekli olmuş nadir insanlardan biri olan Ahmet Koyutürk, “Yıllar önce bir yazı okumuştum ‘Kitabevleri biner biner kapanıyor’ demişlerdi. Evet kitabevleri biner biner kapandı gitti. Şu küçük kitabevine 10 bin lira kira veriyorum. Yani bir nevi şövalyelik bunu yapmak. Kırtasiye koymuyorum, fotokopi koymuyorum, başka hiçbir şeye yer vermeden ısrarla sadece kitap satmaya çalışıyorum. Kitaba bir mekan olsun. Ne kadar götürürüz, gidebildiği kadar. Okuyucu teveccüh gösterdiği sürece, geldiği sürece, alışveriş olduğu sürece götüreceğiz. Zaten başka da bildiğim bir iş yok” diyor.

Dükkânda kapı yok

* Dükkânlarında kapı bulundurmadığını belirten Ahmet Koyutürk, kitabevlerinin rahatça girip kitap bakılabilen bir yer olması gerektiğini söylüyor. Anadolu’daki kitabevlerinin birer kültür ocağı olduğuna değinen Koyutürk, “İstanbul’daysa böyle bir kültür yok. Öğrencilerin buluştuğu ortak mekanlardır. Gençliğimde ben daha bu mesleğe başlamadan, lisedeyken şehirde ne kadar kitapçı varsa hafta sonumu buraya ayırıp tüm kitabevlerini gezerdim. İstanbul’a geldiğimde yine kitapçıları gezer dolaşırdım, kitap alayım almayayım. Yani bir kitabevini gezmek benim için bir sosyal aktivite gibiydi. O aidiyet buralarda yok” ifadelerini kullanıyor.


İlker Nuri Öztürk

Bercestelerim